Hayatta en büyük vazife ve saadet olarak şunu almak lazımdır: bize yakın ve uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Akıl, nefse hâkim olunca insanın yaptığı bütün işler Allâhın fermanına ve Resulünün şerîatına uygun düşer. Bu da saadet ve bahtın devamına sebeptir.
Sayfa 28
Alıntı
Reklam
Hangi vicdandır ki türlü türlü eksiklerle kusurlu hâle gelen bu fânî güzelliğin ötesinde her türlü ayıp ve kusurdan uzak ebedî bir varlık (vech-i bâkî) olduğunu düşünmesin? Hangi kalptir ki bulanıklık ve kaygı ile dolu olan bu gelip geçici saadetten sonra mümkün olan emellerin tecelli yeri olan saadet sahasını tasvirle meşgul olmasın?
Sayfa 18 - Dergâh Yayınları
Din
"Hâcegân yolunda halvet der-encümen (halk içinde Hak ile olmak) esastır. Bu yüce tâife, yollarını bu esas üzerine binâ etmişlerdir. Bu kâide; "Öyle erler vardır ki onları ne ticaret ne de alışveriş Allah'ın zikrinden alıkoyabilir..." (en-Nûr, 37) âyetinin saâdet dolu mânâsından çıkarılmıştır."
Sayfa 358 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Her şeye şahit bir kuyruklu yalan ay pardon yıldız;)
Hünkarım; zuzenep ilk görüldüğünde Kabil, Habil'i katletmişti derler. Keza Nuh Tufanı'nda çalkanan gemiyi günlerce gökten bir kuyruklu­nun izlediği rivayettir. Belki de Nemrut lainin İbrahim Hali­lullah'ı ateşe attığı gece bu kuyruklu onları seyrediyordu. Ad ve Semud kavimlerini helak eden ateş topu da belki bir kuy­rukluydu, bilemiyoruz. Ezcümle bu kulunuz derim ki gördüğümüz kuyruklu bize zinhar saadet getirmeyecektir. Kaldı ki halkınızın çoğu benim gibi bilir. Onların teskinine bakılması gerekir."
Reklam
Reklam