Bütün o kinizmin, yaşamla başa çıkamamayı, kısaca bir güçsüzlüğü maskelediğini ve bütün çabaları küçümsemenin de hepsinden daha büyük bir çaba demek olduğunu bilemeyecek kadar toydum.
Bence, eğer dünyayı düzeltmek ve yaşanacak daha iyi bir yer haline getirmek istiyorsak yapılacak şey, kaçınılmaz olarak ikici olan, öznelerle ve nesnelerle ve bunların birbiriyle ilişkileriyle dolu olan poliik ilişkiler üzerinde ya da başkalarının yapacağı şeylerle dolu olan programlar üzerinde konuşmak değildir. Bence bu tür bir yaklaşım sondan başlar ve bu sonu baş sanır. Politik programlar, ancak temeldeki toplumsal değerler sisteminin doğru olması durumunda etkili olabilecek, toplumsal niteliğin sonuç ürünleridir. Toplumsal değerlerin doğru olması için bireysel değerlerin doğru olması gerekir. Dünyayı düzeltmenin yeri ilk olarak kendi yüreğimiz, kafamız ve ellerimiz ve sonra onlardan çıkan iştir. Başkaları insanoğlunun yazgısını düzeltmekten söz edebilir. Ama ben salt motosikletin nasıl onarılacağından söz etmek istiyorum. Söyleyeceklerimin kalıcı değerinin de daha fazla olduğuna inanıyorum.
Her durumda, yapmanın bir güzel yolu, bir de çirkin yolu vardır ve yüksek niteliğe ulaşmada, yani güzel yoldan yapmada, hem neyin “iyi göründüğünü“ görme yeteneği hem de o “iyi”ye ulaşmanın temeldeki yöntemlerini anlama yeteneği gereklidir. Yani klasik ve romantik Nitelik anlayışlar birleşmelidir.
Karanlık bir evde uyur insan, fakat karanlık bir memlekette uyuyamaz. Sizinkini bilmem ama benim memleketimin karanlığı zift gibidir; insanın genzini yakar, soluğunu keser. Memleketi kurtarmadan uyusanız boğulacağınızı sanırsınız. Aydınlık yaratmak arzusuyla bir resim çizer, bir hikâye yazar, bir sevgi büyütür, bir umut takınırsınız. İşe yaramazsa bir mum yahut lamba yakarsınız. Bir şeyler yapar ya da yapamazsınız. Karanlıktan korkan çocuklar gibi ışık ister, ışık ararsınız.
Işıklı odada uyumaya alışan çocuğun büyüyemeyeceğinden en çok benim ülkemde korkulur. Çocuklar hayata kapkaranlık evlerde uyutularak hazırlanır. Benim memleketimde yaşamak, el yordamıyla yapılır. Önünüzü görmeniz imkânsızdır. Mehtap geşt ü güzarına rağbet bu yüzden böyle çoktur. Tabiattan başka sığınabileceğiniz hiçbir aydın kimseniz yoktur. Tabiatı reddedip, evden çıkmamaksa karanlığa karanlıkla karşı gelmenin beyhude gayretidir.