“Derin birkaç nefes aldıktan sonra.. sakinleştiğimi söyleyeceğim. Hazır mısın? Evet hazırım, sakinleştim diyebilirim çünkü epeyce sakinleştim, korkuyu azalt. Bunun için ne yapman gerektiğini biliyor musun, biliyor gibiyim, biliyor gibisin evet, sanki daha önce yaptığın bir şeymiş, derin nefes al sonra ellerini uzat ileriye doğru orada bir duvar var gibi, varmış gibi, ona dokun, sonra onu yavaşça it. Duvar değil o. Dünya. Dünya da değil, hayat, yaşam, onu it, böylelikle kendini geriye çekmiş olursun, o gerçeklerin dışına, ötesine değil, gerisine, şimdi bak, orada değilsin artık, oradaki acı sana yabancı, yalnızlık yabancı, sakinsin artık, huzur dolu.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
‘Gürültüden rahatsız olmadım; sadece varlığıyla, tekrar tekrar aynı şeyleri yapışıyla ve yaşamak isteyen biriyle aynı odada olmanın verdiği duyguyla sakinleştim.’
uzun süren yolculuklar yaptım. Ancak gönlüm her gittiğim yerden bir başka yere gitmek istedi. Güneş bir yerde üzerime doğduysa bir başka yerde battı. Sonunda, göz yuvasında adeta asılı duran, ne artan ne de eksilen bir damla gibi sakinleştim.
Sonraki yıllarda ne zaman biri beni anlamaya başlasa kaçma yolunu seçiyordum. Sonra sakinleştim. Ama geriye şu kaldı: Beni tam olarak anlamalarını istemiyorum. Hayatımı tanınmadan yaşamak istiyorum. Başkalarının körlüğü benim güvenliğim ve özgürlüğüm.