7/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 08:43
Kitabı nasıl bu kadar yavaş okudum açıkçası ben de çok şaşkınım. Çünkü gerçekten aşırı merakla beklediğim bir kitaptı. Fakat araya sınavlar girince erteledikçe erteledim. Neyse açık konuşayım ilk kitap kadar sevmedim. Ama ilk kitabın diyalogları gerçekten çok güzeldi. Sadece seri olarak değil son zamanlarda okuduğum kitaplar arasında da en beğendiklerimden biriydi. Bu kitapta zaten çok yakın arkadaşların ilişkisini okuduğumuz için belki d kendilerini çok fazla birbirlerine anlatmadılar. Bir de kızın babasının verdiği tepkiler biraz aşırıydı. Ne gerek var yani?? Yok kızımdan bir gün ayrılman şartı ile birlikte olabilirsin.. pardon??? Amcacığım sen kızının duygularına hiç önem vermiyorsun tabi kusura bakma. Yok benim gibi olmasın palavraları atma. Sen kafayı sadece statü ile bozmuşsun. Sinir etti beni. İlişkileri güzeldi. Yalandan yeri yıllarını geçiren çiftlerin arasına girdiler. Üçüncü kitapta bekar ebeveyn var merakla bekliyorum
WyattJessica Peterson · Artemis Yayınları · 20264 okunma
8/10
·224 syf.··
2025 25. kitabı
ispanyol yazar laura esquivel'in kaleminden çıkan okuması oldukça güzel bir kitap. uzun zamandır başladığım kitapları bitiremem, yada çok zor bitirme hastalığına yakalanan biri olarak, kitap kulübünün ayın kitabı seçmesi sayesinde bu kitaba başladım. 1 günde bitti kitap. şaşkınım. neyse kitaba ve konusuna gelelim. önce sadece yemek tarifi okuyacak gibi gelse de kitap, hayatı mutfakta geçen bir kızın annesi.işe, kardeşleri ile, mevcut siyasi durumlar ve en çokta kendi benliği ile çabalayıp durmasını okuyoruz. annesi oldukça despot bir lider olan tita, ailenin en küçük kızı. aile geleneğine göre, hiç evlenemeyecek ve annesine bakacak ömrü boyunca. ne yazık ki, evdeki gelenek çarşının kurallarına pek uymuyor. ee tita da biraz asi bir kız. öyle kalıplara uymaya pek hevesli değil. ( yanlış olmasın, ergenlikten falan değil anladığım doğumundan beri asi çocuk. ) erken doğan tita, mutfakta nacha tarafından büyütülüyor. (hemen parantez, kitapta en sevdiğim karakter. naif, bilge, öğretici. yok yok kadında.) asi kızımız tabii ki bir beyefendiye aşık oluyor ve evlenmek istiyor. herşey biraz da burdan sonra başlıyor zaten, titayı istemeye gelen aileye annesi büyük ablasını teklif ediyor. onlarda tamam diyor! (ne saçma iş, okurken gidip dövesim geldi pedro yu net.) sonrası biraz sarkastik bir hal alıyor bence, değer yargıları, hak adalet, yaşam, kim neyi neden yaşıyordu, hayat bu muydu falan diye düşünmeden edemedim. tita birçok haksızlığa uğrasa da, aşk gerçekten bu kadar güçlü bir duygu muydu? bunu hep sorguladım. sanırım bi noktadan sonra asla hak veremedim tita'ya. ama olsun, en azından o seçimi ile mutlu oldu. aşk romanı olduğuna kanaat getirdim bitirdikten sonra, herkese uymayabilir ama en azından bir şans verilebilirbelki.
Acı ÇikolataLaura Esquivel · Can Yayınları · 20194,290 okunma
Reklam
SESSİZ BİR YARA
9/10
·424 syf.·
2026 81. kitabı
Nermin Yıldırım Unutma Beni Apartmanı benim yazardan okuduğum üçüncü kitap. Bu kitabı daha önce de okumuştum ama bir kez daha okumak istedim. Bazı kitaplar var, insan onları “bir kez daha okumak istiyorum” diye değil de, sanki yeniden çağırılıyormuş gibi tekrar okuyor. Bu kitap benim için öyle oldu. İlk okuyuşumda hissettiklerimle ikinci okuyuşum arasında ciddi bir fark vardı; sanki aynı kitabı değil de kendimi yeniden okumuş gibi hissettim. Romanın merkezinde Süreyya var. Dışarıdan bakıldığında hayatını belli bir düzen içinde yaşayan, duygularını kontrol etmeye alışmış, hatta bunu bir tür yaşam becerisine dönüştürmüş bir kadın. Ama iç dünyasında durum hiç de öyle değil. Bastırılmış kırgınlıklar, yarım kalmış duygular, konuşulmamış hesaplar ve özellikle annesiyle olan derin bir yarım kalmışlık hissi onun hayatını sessizce kuşatıyor. Annesinden gelen beklenmedik bir haberle birlikte Süreyya’nın uzun zamandır kilitli tuttuğu bütün duygular yavaş yavaş çözülmeye başlıyor. Aslında kitap yüzeyde bir anne-kız hikâyesi gibi görünse de, derinlerde çok daha büyük bir mesele anlatıyor: insanın kendi geçmişiyle hesaplaşması. Süreyya’nın hikâyesi sadece annesiyle değil, kendi çocukluğuyla, eksiklikleriyle ve yıllar boyunca taşıdığı duygusal yüklerle de yüzleşme hikâyesi. Kitapta altını çizdiğim yerlerden biri şöyleydi: “Yaşantımın belli dönemlerinde kontrolü kaybetmişliğim, sağa sola savrulmuşluğum vakiydi ama genellikle kendimi, tepkilerimi ve hatta hislerimi denetlemek konusunda marifetliydim.” Bu cümle Süreyya’nın karakterini çok iyi anlatıyor. Çünkü o, duygularını kontrol etmeyi bir güç gibi görüyor. Ama aslında bu kontrol, bir korunma biçimi. İnsan bazen güçlü görünmek için değil, dağılmamak için susar,
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20176,1bin okunma
inceciksin ama derinden etkilersin!
9/10
·88 syf.··
2026 67. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 11:15
"Kimin hayatında yanlış yaşanmış bir aşk yoktu ki?" Ayfer Tunç kaleminden Aziz Bey Hadisesi can çağdaş'tan ince olmasına rağmen bir solukta okuyup sindirebileceğiniz bir roman değil. Çünkü Ayfer Tunç anlatımı diye bir gerçeklik var. Satır aralarında kendinize bir yer bulmanızda mümkün, aynaya bakar gibi hissetmeniz de. Aziz beye çok şaşkınım... Boşa gecen bir ömür, kayıplar, pişmanlıklar, hayeller, kırgınlıklar, kızgınlıklar belki de pişmanlıklar... Oysa herkes bir kere geliyor bu dünyaya! "İnsan birini sevmeli hemde çok sevmeliydi..." kabul. Herşeye rağmen herkese rağmen ... Peki hayatında bir daha asla telafisi olamayacak kayıplarına rağmen yine de tercih eder miydi? "Sevildiğini sanmış ve yanılmış olmaktan çok utanıyordu. Ölebilseydi eğer bunu tercih ederdi." Bundan sonra omuzlarına yüklenecek yükleri olacaktı ama o yine de kendi bildiğini yapacak burnunun dikine gidecekti sonuna dek... Duygu selimiz de burada başlayacak kimi zaman kızacak kimi zaman üzülecek. özetle... "Güneşten ağır ağır gölgeye çekilir gibi, pek de anlamadan akşam olur gibi, ışıklı, neşeli bir yüzden kederlere geçti Aziz Bey. Kederli bir mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep. Başka türlü yaşamayı beceremediyse de, o gece, Haliç’in kirli sularına bakarken anladı ki hep öyle, burnu dik yaşadığını sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı tümüyle bir yanılgıymış." PEKİ HATA KİMDEYDİ?
1000Kitap
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma
10/10
·219 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 05:24
Popüler kültüre uyarak aldım ama asla pişman değilim. Polisiye kitaplarını seviyorsanız eğer bence kesinlikle okunmalı. Alışılmış bir tarzda değil. Başından sonuna kadar tansiyonu diri tutuyor ve bu yanı beni yakalayan kısmı oldu. Dili belki çeviriden belki de kendiliğinden biraz yavan gibi geliyor ama çok takılamadım o kısmına. Birbirine bağımlı 4 hikayeyi enfes bağlantılarla kurgulamış. Her bölümde bir tık daha geçmişe giderek. Her zaman tek solukta bir kitabı okuyup bitirebilecek bir odak mekanizmam yok maalesef ama okudum bitti. Bende şaşkınım. Abartıyor muyum bilemem umurumda da değil. Beni kendine bağladı ve keyifle okuttu. Alın okuyun heyecanlanın biraz da gerilin bir de bir ara hasss****ir ekleyin tamamdır.
Polisiye / Gerilim
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,796 okunma
Bu sadece bir roman değil, çok çok fazlası
9/10
·304 syf.··
2026 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 14:57
Onu Sevdiğim Zamanlar bitti. Son sayfaya kadar başka bir sona hazırlamıştım kendimi ama hikâye öyle bir yerden dokundu ki, kitabı gözyaşlarıyla kapattım. Özellikle son cümlesi uzun süre aklımdan çıkmayacak gibi. Kemal Varol yine insanın içine sessizce işleyen bir hikâye kurmuş gerçekten çok şaşkınım ve üzgünüm.. İyi ki yazdım, iyi ki içimde bir yerlere yine sen dokundun. Onu Sevdiğim Zamanlar Kemal Varol
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,913 okunma
Reklam
Reklam