Cevap “Körgörü” olacak… Kör değil onlar sadece gördüğünün farkında olmayanlar. Hepimiz aynı dertten müstaribiz Hülya! Salgın bir hastalık sanki. Görüyoruz ama görmediğimize inandırıyoruz kendimizi. Susmanın günahında böyle kurtulabilirmişiz gibi. Gözümüzde maraz yok. Maraz akılda, kalpte. Korkunç bir mikrop dolaşıyor içimizde.
Aç kapıyı bezirganbaşı, bezirganbaşı
Kapı hakkı ne verirsin? Ne verirsin…
Devam etmesi lazım gelen işte bu türküdür. Çocuklarımızın bu türküyü söyleyerek , bu oyunu oynayarak büyümesi; ne Hekimoğlu Ali Paşa’nın kendisi, ne konağı hatta ne de mahallesi. Her şey değişebilir, hatta kendi irademizle değiştiririz. Değişmeyecek olan hayata şekil veren ona bizim damgamızı basan şeylerdir.
Sağlıksız bir orman sağlıksız bir yaprak yetiştirir. Bugünün kültürünün çocukları benzersiz olduklarını düşünüyorlar.”Hepimiz beraber doyalım “ değil “Önce ben doymayalım ki başkaları da doysun” diyorlar. Çünkü ormanı yeşerten bir kültürün içine doğmadılar.