10/10
·224 syf.··
2026 96. kitabı
#artemisaşkına Ben nerelere gidem ühü ühü seri bitti :( ay neler olacak diyerek her seferinde bir sonraki kitaba geçerken, bitti:( ühü ühü İddia ediyorum verdiğin paranın, harcadığın zamanının hakkını veren o seri, bu seri! Mindfuck! Bu seri sadece bir polisiye serisi olarak görülmez. Ama haberiniz olsun travma tetikleyici unsurlar bulunmakta. Bu seride Lana tüm şiddet mağduru kadınların iç sesi, acılarını duşa vuruşu oldu. Çarpık, yozlaşmış göz yuman her makama her düşünceye karşı savaş açtı. Valla içimin yağları eridi desem yeridir. Bu seriyi unutursam kalbim kurusun! Hepimiz bir yerden sonra onun delirtmesin bekledik. Ama onun insanlık kırıntısını tutan yakışıklı FBI ajanı vardı. Tüm düğümler, tüm intikamlar çözüldü. Ve vaat ettiği katliamı o iğrenç kasabaya yaşattı Lana. Spoiler vermeyeceğim. Ama sonu nasıl bağlanacak derken, çok güzel ve mantıklı bağlandığını görmek beni memnun etti. Epope dehşet ve ibretle tavsiye eder! Bu seriye BAYILACAKSINIZ! Not: sen harika bir çevirmesin Büşra
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026150 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 95. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:14
Kitabın adı:Küçük Şirin Evin Gizleri Yazarın adı: Nadir Gezer Sayfa sayısı 128 Ali usta çok çalışan ve çok çalıştığı için de çok yiyen tatlıya düşkün bir insandır. Hulusi Ali Usta'nın oğludur herhangi bir işi yoktur çünkü iş bulamamıştır Ali Usta'nın canına tak eder oğlum artık çalış sen de bir aile kurdun ayrıca kardeşlerin büyüdü askere gidecekler onların paraya ihtiyacı var diye söylenir iş nerededir ekmek aslanın ağzındadır ama o ekmeği aslanın ağzından da çıkarmak çok zordur çok bir sürü işsiz güçsüz insan vardır çünkü günümüzde de öyle değil mi aslanım midesinden bağırsaklarına gitti ekmek ama işte çıkarılamıyor neden? Hatta bağırsaklar düğümlendi çöz çözebilirsen.. Ali usta bir gün komaya girer hastaneye kaldırırlar ve şeker hastası olduğu ortaya çıkar. Doktor yemesi ve yememesi gereken yiyecekleri söyler Ali usta bu duramaz bir sepet üzümü yer veeee... Sonuç mu kitapta bence okuyun yazarımızın kitapları çok güzel Yalın bir dille yazılmış gerçekten çok güzel okunuyor.
Küçük Şirin Evin GizleriNadir Gezer · Kum Yayınları · 20051 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:47
Fikirler İçin Ölmek kitabının bir süredir baskısı yok. Ben de Nadirkitap'tan almıştım. "Fikirler Uğruna Ölmek" insanoğlunun düşünmeye başladığı ilk andan itibaren var sanırım. Kitaba çok vurucu bir cümleyle başlıyor Costıca Bradatan "İnsanlığa şimdiye kadar verilmiş en paha biçilmez şey ölümdür. Bu nedenle en büyük günah onu kötüye kullanıp yanlış ölmektir." -Simone Weil- Ve kitap boyunca ismini saymış olduğum bu felsefefilerin ve düşünce kahramanlarının hayatlarının kilometre taşlarından bahsediyor. Burada özellikle Sokrates, Vico, Montaigne, Boethius ve Hadot okumayı seviyorum. (Sokrates, Hypatia, Thomas More, Giordano Bruno, Jan Patocka Giovanni Pico della Mirandola, Giambatista Vico, Nietzsche, Pierre Hadot, Montaigne, Paul Louis Landsberg, Thich Quang Duc, Boethius) Bu tarz kitapların okurlara rehberlik yapmasına hayranım. Sizi başka kitaplara yönlendiriyor. Kafanızı kaldırıp düşünmek zorunda kalıyorsunuz. Rahatsız edici olan ölüm fikri üzerine yazılmış bir kitap olsa da ben okurken hayatımı nasıl anlamlandırabilirim ve iyi bir ölümü hak ederim diye düşündüm. Ricky Gervais'ın "After Life" dizisi geliyor akla. Gerçekten ölüm üzerine konuşabilmek ve kabullenebilmek iyi bir mizah anlayışı da gerektiriyor. Ölüm konusu çok uzun zamandır kafamı kurcalıyor. İlk zamanlardaki o huzursuzluktan eser kalmadı. Çok sevdiğim dostlarımı erken yaşta kaybettim. Her ölümden payıma düşen dersi çıkarmaya çalıştım. Ne acı bir şey değil mi? Sevdiğiniz insanların ölümünden, kendinize daha iyi bir yaşam için ders çıkarmak... Nietzsche'nin Şen Bilim'deki şu feryadı boşuna değilmiş: "Elzem olan bir şey vardır. Birinin kendi karakterine -biçim vermesi- nasıl da büyük ve nadide bir sanat. İşte sahip olduğumuz o hammaddeye; yani bedenimize ve zihnimize hak ettiği üzere bir sanatçı gibi davranmıyoruz.
Felsefe-Düşünce
Fikirler İçin ÖlmekCostıca Bradatan · Can Yayınları · 2018103 okunma
Puan vermedi·%80 (402/501 syf.)··
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 08:14
Bence Zweig, "Dünün Dünyası" sancısını çektiği için, güvenli, medeni ve kendine hak gördüğü bir dünyanın yok oluşunu bizzat tecrübe ettiği için, Filistin'de nesillerdir devam eden bu yıkımı modern barbarlığın bir kanıtı sayardı. Biliyorum dan diye girdim ama bu budur. Zweig öldüğünde Filistin halkı zaten acı çekiyordu. Ancak Zweig bu acıyı örgütlü bir Yahudi devletinin zulmü olarak değil, İngiliz sömürgeciliğinin ve Nazi zulmünden kaçan çaresiz mültecilerin yarattığı trajik bir bölgesel çatışma olarak gördü, bence. Ve oraya sışınan yahudiler ile zaten orada olan azınlığın arasındaki farkı da bilirdi. Eğer 1948 sonrasını ve bugünkü iğrenç askeri işgali görebilseydi, Theodor Herzl'in o "saf rüyasının" nasıl bir kanlı pisliğe dönüştüğünü fark edip çok daha büyük bir yıkım yaşayacaktı. 1 2 yıl erken intihar edebilirdi belki. Şu adama temasını okuduğum yerde kitanı bırakabilirdim. Yine Zweig, bir mektubunda Filistin'de bir Yahudi yaşamı kurma çabalarını eleştirerek genel olarak gençlere "Filistin'e gitmek yerine diller öğrenmesini ve küresel bir serbest ruh olarak kalmasını" tavsiye etmiştir. Zweig, Yahudilerin o topraklara gidip yerleşmesini yapay ve zorlama bir milliyetçilik projesi olarak gördüğünü anlıyorum. Zweig, Siyonizm'in Filistin'de bir devlet kurma fikrine karşı çıkarken en büyük savunusu dayanağı argumanı da barış barış barıştı. O dönem Filistin'e yapılan zorunlu göçlerin, ki bana göre bu sığınmadır ve toprak satın alımlarının ki bu konu da fikrim de çoğunluğa uymuyor, yerel Arap nüfusla bir çatışma ve şiddet doğuracağını biliyordu. Doğurdu da. İntihar ettiği için birinci nakba felaketini göremedi. Ama evet felaket yaşandı. Zweig, Yahudiliğin tarih boyunca orduya, silaha ve sınırlara ihtiyaç duymadan hayatta kalmasını bir gurur kaynağı olarak görüyordu zaten
Edebiyat
Dünün DünyasıStefan Zweig · Can Yayınları · 20242,680 okunma
"O kadar çok şey biriktiriyor ki insan!"
8/10
·128 syf.·
2026 44. kitabı
Tarık Tufan'dan okuduğum ikinci kitap ve ne yazık ki beklentilerimi çokta iyi karşılamadı. Çok fazla betimleme vardı ve bu iki sayfadan bir tekrarlanıyor. Daha başlarda sıkılmaya başladım, zira konusu, kitabı bırakmamam için bir teşvik oldu diyebilirim. Sade bir anlatım, günlük aile dramını anlatan bir hikâyesi vardı. Ve en çok beğendiğim detay ise; Yazarın kendini de baş karakter, yani üçüncü şahıs olarak nitelendirmesi, lakin tek fark yalnız isminin çekilmesiydi. Hikayenin ana teması fikrimce buydu; Yalnız bir adamın iç duygularında yaşadığı buhran ve bunun çözümlerini arama yollarını anlatıyor yazar. Sürekli soru soruyor karakter, ve cevabı da kendisi veriyor. Ama duygudan yoksun, ama depresif bir hâl içerisindedir kendisi. Bu kitabı Zülfü Livaneli'nin Kardeşimin Hikayesi kitabının konusuna, ve ya kalem tarzına çok benzettim nedense. ”Onun bakışları için şarkı söylenmesi gerekiyordu. Parmak uçlarına şiirler kondurmak gerekiyordu. onun için kimseler yokken ağlamak gerekiyordu.” s.31 İnsanın iç dünyasını anlatan, bir parça kendini gördüğün bir kitaptır, kısa zaman diliminde okunup bitirilebilir.
Düşünce
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Profil Yayınları · 201811,6bin okunma
9/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Füsun'um güzelim,prensesim seni ilk gördüğümde o aşkımızın sadece bedenden bedene geçtiğini düşünürdüm.Ama senin aşkın beni körükledi ve cidden almamam gereken riskleri almam gerektiğini öğretti.Sana kolay yalan söyledim çoğu zaman ama o kadarda çok sevdim seni o bana sarılışın gözlerini kapattığında hayallere dalışın beni ayrı yerlere götürdü sana çok zalim davrandım seni neredeyse 9 yıl bekledim bana geri dönmen için beni geri sahiplenmen için o 2 ile 4 arasındaki geçirdiğimiz zamanı o güzel dudaklarını çok özlemiştim yanındaydım ama dokunamıyordum görüyordum ama sevemiyordum sen bana dargın ve küskündün verdiğim sözleri tutamamıştım seni kendime aşık edip yataklara düşürdüm ve olmaman gereken biri ile olmanı sağladım.Çok kararlıydın ve hevesin çok hızlı kırılıyordu güzelim ama istediğin yapıldığında hemende ikna oluyordun hırslıydın.Senden eşyaları sakladım senin dokunduğun,senin dudağına deydirdiğin kaşığı,giydiğin ayakkabıyı,içtiğin gazozu,yediğin helvayı,içtiğin ucu kırmızı sigara izmaritini hepsini birbir sakladım. Merhamet apartmanında hepsini dizdim ve orası senin ve senden aldığım,senin dokunduğun bana seni hatırlatan herşey vardı.Anıların artık benle ama anıları kazanayım derken seni kaybettim ben beklediğim aşk’ı ben beklediğim bal dudakları güzel vücudu kaybettim herşey için özür dilerim Füsun’um…
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma