Göm kendini yoksa aşk açmaz
Ruhum bir kalıbın esiri olmadan evvel, elimi bir el tuttu... Ve bana, güneşleri, seyyâreleri, semâvatın acâyibini gezdirip, seyrettirdi... Nihayet bir âleme getirerek; -"İşte misafir olacağını yer... Burası dünyadır!" dedi. Şaşkın şaşkın etrafıma bakınırken de devam etti: -"Burada herkes kendi istidâdına göre bir tohum eker ve mahsul devşirir... Para, kadın, evlat, makam, mevki, rütbe, şan ve şeref insanların en çok ekip biçtikleri tohumlardır... Sen de keyfine göre bu dünyaya bir çekirdek ekip mahsul topla!..." Böylece kimsenin kimseyi görmeden çalışıp didindiği bu patırtılı aleme ben de katıldım... Ben de onlar gibi ekip biçmeye başladım. Ama bütün tarlalar benim olsa, tohumların, sapanların tek sahibi sade ben olsam, gene de geldiğim âlemlerin zevkine takılı kalan gönlüm, bir türlü kendi ektiği tohumun çeşnisiyle nafakalanmaya razı olmayacaktı... Ezel günün saltânatını görmüş göz, sâfasını tatmış dudak, burada kendi düzdüğü puta nasıl tapabilirdi? İsyan ettim... Belimden tohum torba mı, elimden sabanımı attım ve hemen gidip kendi varlığım tohumunu bu tarlanın bir köşesine gömdüm... Arkamdan bağırıyorlardı: -"Vah zavallı, kendini ziyan etti!" Halbuki zamânın sadık dudağı onları yalanladı. Şimdi dallarından aşk meyveleri topladıkları şu fidan, bir zamanlar vecd ve tevazu ile gömdüğüm o tohumun ta kendisidir...
İlahi Aşk, Sufi, İslam
Tasavvuf
Aşkın Şahidi
Hata etmemek, hiç hatası olmamak değildir mesele; çünkü insan hata demektir. "İnsan beşer, durmaz şaşar / Eyler hata, üçer beşer / Düz ovada yürür iken / Ayağını sürter, düşer." İnsan hata demektir. Mesele, hatadan sonraki duruşta. Hatadan sonra ne yapıyor; dikleniyor mu, batılı mı savunuyor, yoksa boynunu büküp aman mı diliyor? İşte o özür dileme hâli tövbedir malum. Pişman olduğunu göstermek çok yüce bir hâl, barış ve dostluğun tesisi... Bir hadis-i şerifte bildirilmiş, günahkâr bir kulun tövbe etmesi hâlinde Allah Teâlânın nasıl sevindiği izah ediliyor. Bu muazzam bir şey! Allah'ın sevinmesi hâli ne demek... Hiçbir şeye muhtaç olmayan, gani olan Allahü azîmüş-şan sen tövbe edince seviniyor; işte bu, aşkın şahididir. Seni seviyor yani, seviyor... Hem de nasıl seviliyorsun ki günahından kurtuldun, tövbe ettin diye Rabbin seviniyor.
Sayfa 150 - Profil Kitap, 13. Baskı: Ekim 2024·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Oğulcağızım! Yol ikidir. Biri aşağıdan yukarıya çıkmak, di- ğeri de yukarıdan aşağıya düşmektir. "Sana bu konuda bir örnek vereyim: "Kapımızda bulunanlardan birisi adaletle, hakla hareket et- mezse, yanımızda bir mevkiye sahip olabiliyor mu? Ama ada- letle, hakla hareket ederse, her gün bize biraz daha yaklaşmış olmaz mı? İnsan da böyledir. İnsan adaletle hareket ederek bü- tün ışıklara baskın olan ışıklar evrenine yaklaşmak için, yar- dımcıları olan bedensel güçlerini akıl yolunda yürütürse, bir süre sonra, o evrene ulaşma konusunda bir yol almış olur. Bu ilk yolu almış olmanın belirtisi, herhangi bir kimsenin gözün- de, aşağı evrendeki işleri eleştirecek ölçüde ışık ortaya çıkması- dır. "Bundan sonra, yolun ortasına gelmiş ya da orta yola ulaş- mış olan kimse aşağı evrene durmadan gelen ışıkları görebile- cek dereceye yükselmiş olur. "En son ve en yüksek basamağa yükselmiş olan kimse, var- lıkların gerçekliklerini görmüş, öğrenmiş, bunların gerçeklikle- rine ermiş, adalet ve hak doğrultusunda bunlar üzerinde tasar- ruf yapma hakkını kazanmış olur. Sana şunu söylerim ki: "Eğer sen, senin her sevdiğini kabul eden ve her istediğini yapan bir kadına sahip olmak istiyorsan, buna olanak yoktur. Eğer iman yoluna girmek ve güvenlik içinde bulunmak istiyor- san, bu Absal faciresinden kendini kurtar, koru... "Senin ona gereksinimin yoktur. Onunla düşüp kalkmaktan sana yarar gelmez. Sen, bu evrenin giysilerinden soyun; ben sa- na yüce evrenden bir kız alayım. O, seni sonsuz birlikteliğine ulaştırır; aynı zamanda, Allah da senden hoşnut olur..."
Sana"şeyh bizim gönüllerimizi etkileyemiyor"! Dedirten, sendeki baş olma, şan şöhret sahibi olma hırsıdır. Oysa sen"engeller benim yüzümden"! Diye düşünmelisin!
-Zaten bu Türk kızları gülmek nedir bilmiyorlar ki... -Hatta erkekleri de... Fakat Van-zin-şan sözünü bitiremedi. Çünkü Ötüken'e geldiklerinin ertesi gününde ok atılırken Türklerin Şen-king'e nasıl güldükleri aklına gelmişti.
Sayfa 61·Kitabı okuyor