Sena

Sena
@senaunlu
Hekim
6 Kasım 1995
91 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·384 syf.·
2019 225. kitabı
Bir dönem çok popüler olan bu kitabı annemin merakı yüzünden almıştık. Eve ziyarete gelen arkadaşlarımızın kütüphanemizde bu kitabı görmesiyle gelen giden her misafirin el çizgilerine bakar olduk. Korkunç bir furyaydı neyse ki geçti gitti. Peki sonucunda ne kazandık? Bir çoğumuzun morali bozuldu. Hayat çizgisi kısa olan insan ne yapsın? Belki doğru olmayacak ama bunu duyan bir insanın psikolojisinin normal kalmasını kim bekleyebilir. Ya da çok sevdiği bir insanın mesela anne babasının hayat çizgisinin kısa olduğunu öğrenmek ne kadar güzel olabilir. Evli birinin el çizgisinde ayrılık görüyor olması ilişkinin devamı için çok zararlı olacak çünkü en ufak tartışmada zaten ayrılacağız diyip rest çekip gidebilir. Demem o ki insanlar için geleceği bilmek faydalı olsaydı Rabbim zaten saklamazdı. Rabbim bilmemizi istemiyorsa ona göre davranmak gerekiyor. Her merak sağlıklı değildir. Kaç ilişkinin olacağını, kaç çocuğunun olacağını, ne kadar sağlıklı olacağını yaşayarak gör :)) Kitapla ilgili beni eğlendiren tek anı ; 75 yaşlarındaki anneannemin teyzeme ısrarla elini uzatıp "ben de başka evlilik çizgisi var mıymış bi bakıver kızım" demesiydi. Hadi çizgi çıktı diyelim kendisini seven dedemi boşayıp ikinci baharını mı beklicekti acaba :D tabiki bakmadık :)) Onun dışında kitapta el, parmak, yüz, çene vs yapılarınızdan kişilik analizi yapılıyor. Bunlara da inanmayı doğru bulmuyorum. Hiç tanımadığınız birine sırf parmak boğumları şöyle yok yüzü üçgense şöyle biri diye çerçeve çizmek hiç doğru değil. Nitekim bir çok ikiz farklı karakterlere sahip olmaktadır. Ve yaşadığımız her an hayat bize yeni bir şeyler katar ve insanın kişiliği inanın ki değişir. Değişen sadece kişinin tavırları karakteri değildir, kişilik de değişir.
1000Kitap
ElfabeMehmet Ali Bulut · Hayat Yayınları · 2016794 okunma
10/10
·224 syf.·
2019 170. kitabı
Bu kitabı çok kıymetli Serkan Hocam ilk çıkarttığında koşarak almıştım ama ne yazık ki yıllardır hocama imzalatamadım. Üstelik kendisinin 2 yıl öğrencisi olup bir çok laboratuvar çalışmasını birlikte yapmış olmamıza, ders aralarında kendisiyle sohbet etmeme rağmen her sefer kitabı yanımda götürmeyi unuttum. Hemen her gün aynı çatı altında olduğum sevgili Serkan Hocamın bu konuda verdiği seminerleri nasıl keyifle dinlediysem kitabını da öyle okumuştum. Hocam diye demiyorum ama cidden çok farklı biri, etkisi altına ister istemez giriyorsunuz ve söylediklerine hak veriyorsunuz. Ve çok tatlı bir eşi var. Hala seminer veriyor mu bilmiyorum ama üniversitelerin kongrelerinden birinde Kadın Beyni Erkek Beyni seminerine denk gelirseniz eğer mutlaka katılmanızı öneririm. Özellikle gereksiz konularda sizi darlayan kız arkadaşınız varsa ya da bir türlü neden bu kadar takıntılı olduğunuzu kabullenemiş erkek arkadaşınız varsa alın kitabı hediye edin ya da tutun kolundan seminere götürün. Spoi olarak, her erkek erkek beynine sahip değildir ; her kadın kadın beynine sahip değildir. Aslında ülkemizde kadınlar aşırı duygusal takıntılı, erkekler mantıklı akıllı kararlar verir şeklinde bir algı oluşmuş. Bence bu kitapta yer alan erkeklerin kadın beynine sahip olması dediğimiz olay bu algının ne kadar yanlış olduğunu gösteren bir olay. Mesela ben kadınım evet ama her olaya duygusal bakmıyorum. Ya da gereksiz trip atmıyorum, küsmüyorum kimseye. Ne şimdi ben kadın değil miyim? Tam aksine olgun biri olmakla her insanın kendine ait bir hayatı ve bir yoğunluğu olduğunu farkediyorsunuz ve insanları neden beni aramadın neden bana yazmadın vs diye darlamanın ne kadar gereksiz olduğunu farkediyorsunuz. Bunu ilişki için söylemiyorum ( belki araya aşk girince kendinize hakim olamıyor olabilirsiniz
Kadın Beyni Erkek BeyniSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201912,4bin okunma