Gitme aklım sende kalır uyuyamam geceleri..♪♫♪
İçtikçe içesim geliyor gayrı ne bilgi ara ne hüner Beni bu rakıyla baş başa bırakma.. Beni uslandır beni yüreklendir Beni deli edip bırakma Bilsen nereleri var kalk gidelim Beni hep buralarda bırakma Beni aç bırak evsiz urbasız bırak Beni sensiz bırakma.
Sayfa 139 - Metin Eloğlu·Kitabı okudu
Şiir
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın ** kırışır seni beklemekle geçen zaman belki hiç gelmezsin! ** yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı: bir renksiz kanatlı kelebek olmak! neyin temrinisin ey hayat? kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı? ** kıyam et! bağrımdan alıp da yürü sesimin şeriki olmuş bu çocuk bir çocuk bezmi elestten beri yürürlüğe konulmuş temsili bir pak. ** al işte bedenimden söküp de çıkar bulamadım nerede saklıdır o dert? ** güneş gözlerine bandı mı ışığı vakit aydınlıktır renginle o sıra ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki... ** tozu dumana katmanın becerisinde: “yine hangi rüzgârın emrine amadesin?” ** bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz dertler giderek silahlanıyor
DERGAH
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı susamıyorum sevgilim çünkü havada sesimi doğuran bir esir var bütün çilingirleri sofralara çekerek kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum kapısında kaldıkları sahiden evleri mi? bir kilidi açmak kolay değil o kadar hırsızın belki de yoktur kabahati! ** selam ile insan insana iliklenir başında ortasında ve sonunda yine selam çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim ** bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov! kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül ** ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar ** çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor ** bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan vardım ki seni sevdim seni sevdim evler arasından bir evdin
DERGAH
"Gitme. Seni bakan yaparım." "Ne bakanı?" "Şey... Adalet bakanı!" "Ama burada yargılanacak kimse yok ki?" "Ne biliyoruz? Daha bütün krallığımı dolaşmış değilim. Burada saltanat arabasına yer yok. Yaşlıyım, yürümek yoruyor beni." "Ben her yeri gördüm, kimsecikler yok." "O zaman sende kendini yargılarsın. En gücü de budur zaten. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür. Kendini yargılamayı basarabilirsin gerçek bir bilgesin demektir?"
Alıntı
Şehirler de insanlara benzer. Gövdeleri, ayakları, dudakları, gözleri vardır, yürekleri vardır, kocaman kocaman elleri vardır. Bu şehrin yüreği sende çarpıyor. İnsan, sana kan taşıyan bir damar olmayacaksa; bu şehirde yaşamamalı. Çekip gitme!
“Bana yapış, bana sarıl, ben ol, beni koru, seni korumamı iste. Bana zarar ver, sana zarar vermem için bana yalvar. Sana gelmem için ısrar et. Bizim için savaş, benden bizim için mücadele etmemi iste. Ah edene yazıklar olsun, Alp. Hepsini yapacağım. Sen de benden gitme.” “Ben senden gider miyim? Sence ben senden gidebilir miyim? Düşmekten korkuyorsun, korkma. Asla seni düşürmem. Sen benim Kaza’msın. Sana çarptım, sende parçalandım ve zeden oldum. Beni, senin yaptın. Bir yere ait olmak bir yaralıyı iyileştirirmiş. Aldığım yaralara rağmen bu çarpışmadan hiç de şikâyetçi olmadığımda anladım.”
Sayfa 205·Kitabı okuyor
Alıntı