Hasan-ı Basrî'den rivayet edilmektedir ki, Farslar-dan bir adam, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 'e geldi ve şöyle dedi: "-Farsların, kızlarıyla ve kız kardeşleriyle evlendikle-rini gördüm. Onlara: "-Niçin böyle yapıyorsunuz?" dendiğinde, onlar: "-Bu, Allâh'ın kaza ve kaderidir." diyorlardı. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.), şöyle buyurdu: "Her ümmetin «mecûsî» olanları vardır. Benim ümmetimin mecûsîleri de «kader yoktur» diyenlerdir. Eğer hasta olurlarsa, onları ziyaret etmeyin. Ölürlerse, onlara şehadette bulunmayın."
Sayfa 567·Kitabı okuyor
Din
Hz. Âdem (a.s)'ın bu büyük emanet ve mes'ûliyeti yüklenmesiyle beraber islâm'ı tebliğ tarihi başlamıştır ki, bu aynı zamanda insanlık tarihinin de başlangıcıdır.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Arap ülkelerini, özellikle Hicaz'ı ülkesine katmış olan Yavuz Sultan Selim, Memlûk sultanlarının hâmî'l-haramayni'ş-şarîfayn unvanını hâdimü'l-haramayni'ş-şerîfeyn (Mekke ve Medine'nin hâdimi) biçiminde benimsemiş, fakat Abbasî halifelerine özgü olan hilâfet-i kübrâ, yani dünyadaki bütün Müslümanların meşrû dinî ve siyasî hâkimi olma iddiasında bulunmamıştır. Bagdad halifelerinin unvanına saygı gösteren Anadolu Selçuklu sultanları, saltanat tahtına oturduklarında, Bagdad Abbasî halifelerinden bir tayin menşûru istemişler ve kitâbelerde kendilerini halifenin zahiri, mu'âvini, yardımcısı olarak anmışlardır. Böylece, I. Selim'in cihanşümul hilâfet yetki ve sembollerini, Mısır'da oturan Abbasî halifesi III. Al-Mutavekkil'den bir merâsimle devraldığına dair rivâyet, XVIII. yüzyılda ortaya atılmış ve Osmanlı sultanlarınca benimsenmiş asılsız bir rivâyettir. Selim ile çağdaş Osmanlı ve Arap kaynaklarında buna dair bir kayıt yoktur. Mısır'da oturan Abbasî halifesi Al-Mutavekkil, Selim tarafından İstanbul'a gönderilmiş, yolsuzlukları yüzünden Yedikule'de haps olunmuş, Kanunî tahta çıktığında Kahire'ye dönmesine izin verilmiştir. Osmanlı Mısır valisi Hâin Ahmed Paşa, kendisini sultan, Al-Mutavekkil'i halife ilân etmişse de, paşa yakalanıp idam edilmiştir. Al-Mutavekkil, Kahire'de belirsiz biçimde ömrünü tamamlamıştır.
Sayfa 66 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
"Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır. " Risale-i Nur - Sözler / s.168
yine atıldı uzaklığın düğümüne bir ilmek daha a ş k l a r : s ı k ı y ö n e t i m !
Sayfa 36·Kitabı okudu
y ü r e ğ i m h e r a k ş a m; s ı k ı y ö n e t i m !
Sayfa 34·Kitabı okudu