O, İsmet Özel. Şair. 81 yaşında. Ve hâlen bir şeyler anlatıyor. Peki anlaşılıyor mu? Ya da şu şekilde soralım: Okumayan, dinlemeyenleri beri tarafa alalım da, okuyanlar gerçekten anlıyorlar mı? Bu da daha büyük bir soru olarak kalsın. O zaman benim cevaplayacağım son soru ile devam edeyim: Peki yıllardır anlattığı "Türklük" mefhumu anlaşılabildi mi?
Tabii ki anlaşılmadı. Anlaşılmamakta insanlar ikiye ayrıldı gözlemlediğim kadarıyla. Birincisi okumaya, anlamaya tenezzül etmeyenler. İkincisi ise "ırkçı" diyerek mevzuyu kapatmaya çalışanlar. Aslında iki grubunda ortak noktası "anlamaya çalışmamaktı" zannımca. Yoksa, ben bir şeyler anladımsa pekala herkeste anlayabilirdi diye düşünüyorum. Peki nedir mevzu?
Tarihte bilinir ki gavurun karşısına daima kuvvet olarak Türkler çıkmıştır. Selçuklu devletinden buraya bu da yaklaşık bin senelik hatırı sayılır bir zamandır. Gavur Müslüman olarak Türk'ü bulur ve bilir karşısında. Hatta az çok bu işlerle ilgisi olan kimseler bilir ki ihtida eden kimselere gavur "Türk oldu" demeye başlar. İşte bu kavramı alıyor Şair. Irktan öte Müslümandan kavi olarak niteliyor bu "Türk" kavramını. Haklı mıdır bu kavramı kullanmakta? Ben aciz kelimelerimle hak veriyorum kendisine. Burada bu kavrama "Ama ben de şu kavimdenim" deyip beri durmanın bir manası da olmadığını düşünüyorum. Üzerine bunun gereksiz bir kompleks olduğunu da bir kez daha düşünüyorum. Türk olmaktan başka da çıkarımızın olmayacağını şiddetle müşahede ediyorum dünyanın gidişine bakarak üstelik. Eğer ki Türk değilsek ise bu bir felakettir ki artık Türk'ün karşısına geçmişsiniz manasına gelir bu durum.
Şair'e Allah sıhhat, afiyet ve selametler diliyorum. Mevlam razı olsun Kalın Türk'ten...