Gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya.
Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın,
Hâlâ dağları karlı Erzincan'da mısın?
Bırak, geçmiş günleri gönlüm hatırlasın;
Hâtırada kalan şey değişmez zamanla.
Ne vefalı komşumdun sen, Fahriye abla!
Çocukken ağlayarak "Bu çok zor, ben bunu yapamıyorum," dediğimde birileri gelip bana yardım etmişti. Şimdi de mutlu olduğumu itiraf etmeyi istemiyordum çünkü bu şekilde bir ayrıcalıktan mahrum kalabileceğimi hissediyordum belli belirsiz, sefil durumda olanların imtiyazı gibi görünen o özel ilgiden vazgeçmem gerekeceğini hissediyordum.
Heyhat! Yarın için düşlediğim dünya ellerimden kayıp gitti. Tanıdığım insanları, yeni dünyalar yarattıklarına tanıklık ettiğim insanları hayal meyal anımsıyorum şimdi. Ve öylesine büyük bir inanç, umut, kan ve gözyaşı ile beraber ektiğimiz tohumlar, şimdi neredeler? Kendime soruyorum: Tohumların yeşerip çiçek açmasını sağlayacak o yeni güç nedir ve nerede şimdi?