Korkuyu Beklerken
6/10
·202 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:02
Merhabalar bugün sizlere okuma grubumuzda çekilişle çıkan iki kitabın ilk ile geldim. İkincisi Sinan Akyüz'den Fidan Hanım bundan sonra hemen ona başlıyorum. Neyse size hemen bu kitaptan bahsedip kaçıyorum. Bence Korkuyu Beklerken hakkında en ilginç şey, kitabın "korku"yu anlatmaktan çok, beklemeyi anlatmasıdır. İnternette çoğu yorum, kitabın bireyin yalnızlığına, yabancılaşmasına ve toplumla kuramadığı ilişkiye odaklanır. Bunlar doğru tespitlerdir; fakat bana göre Atay'ın asıl başarısı başka bir yerde gizlidir. Kitaptaki karakterler, büyük felaketler yaşamazlar. Onları tüketen şey, olacak sandıkları şeylerdir. İnsan zihni bazen gerçeklerden değil, ihtimallerden yorulur. "Acaba?" diye başlayan düşünceler, yaşanmamış olayları bile yaşanmış kadar ağır hissettirebilir. Bu yüzden kitabın adı sadece bir öykünün değil, modern insanın ruh hâlinin de özeti gibidir. Bir başka dikkat çekici yönü ise Atay'ın okuruna güvenmesidir. Duyguyu açıklamaz, öğretmez, parmağıyla göstermez. Boşluklar bırakır. O boşlukları kendi korkularımızla, kendi yalnızlığımızla doldururuz. Bu nedenle aynı kitabı yirmi yaşında okuyan biriyle kırk yaşında okuyan biri bambaşka satırların altını çizer. Ayrıca kitapta sıkça hissedilen ironi de sadece güldürmek için değildir. Atay'ın mizahı, acıyı hafifleten bir araç değil; tam tersine, acının ne kadar derin olduğunu daha görünür kılan bir aynadır. Gülümsettiği anda bile insanın içinde ince bir sızı bırakır. Belki de kitabın en çarpıcı cümlesi hiç yazılmamıştır: İnsan bazen korktuğu şey yüzünden değil, korkusuyla baş başa kaldığı için yorulur. İşte Korkuyu Beklerken bana bunu düşündüren bir kitaptır. Okudukça hikâyelerin karakterlerinden çok, kendi iç sesimizi duymaya başlarız. Bu yüzden kitap bitse bile, insanın içinde uzun süre devam eder. Modern insanın
Öykü
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
İncir Kuşları
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Ayşe Kulinin de aynı konu üzerine yazılmış eserlerini okumuştum çok etkilenmiştim ama bu bambaşka olmuş çok etkiledi beni bir kez daha insanlığa şaşırdım. İncir Kuşları Sinan Akyüz
Duygu ve Düşünce
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·440 syf.··
2026 8. kitabı
Sinan Akyüz’ün İncir Kuşları beni çok etkilemişti. Piruze’nin de böyle içime dokunacak , acıklı , beni etkisinde bırakacağını düşünerek okudum ve yanılmadım. Birini sevmenin , insanın ona güvenmesi , inanması, kimsenin lafını dinlememesi ve en kötüsü de herkesin haklı çıkması Piruze’nin ise aşk uğruna bir şeyler yaşaması beni üzdü. İlk başlarda Piruze’ye kızmıştım Sevim teyzesinin ona gerçekleri anlatması sakince belki dinler diye düşündüm ama sevgi insanın gözünü kör ediyor maalesef. Bir annenin çocuklarından ayrı kalması, dayak yemesi, iftira atılması, aldatılması ve en kötüsü de babasının eskisi gibi olmaması arkasında durmaması çok kötü. Kimsesiz kalıp bi şekilde kendi ayaklarının üzerinde durması beni çok etkiledi. Çocuklarını görmek için Şam’a gidip de dayak yemesi, hapise atılması ve en acısıda bunlara rağmen çocuklarını görememesi beni çok üzdü. Her şeye rağmen ayakta durabilmesi ve yıllar yıllar sonra 20 yıl sonra oğlunu görmesi beni çok etkiledi. Diğer kitabını hemen okuyup puzzle tamamlamak istiyorum. Keyifli okumalar .
PiruzeSinan Akyüz · Alfa Yayınevi · 202013,2bin okunma
8/10
·328 syf.··
2026 26. kitabı
Savaş her yerde savaş değildir. Savaş adı altında milyonlarca insana soykırım yapıldı .Bosna'da yaşananlar günümüz Filistini gibi bir savaş değil soykırımdı. Savaş iki tarafın da ordusu, silahı ve savunma gücü olup karşılıklı savaşmasıdır .Ancak Bosna'da yaşananlar bir savaştan çok yaşanmış bir etnik temizlikti Lakin bunu onlara yapan Sırplar. Aynı ırktan geliyorlardı ,aynı dili konuşuyorlardı sadece dinleri farklıydı sırf bu yüzden binlerce insanı müslüman oldukları için vahşice katledildi. Bugün Filistin'de olduğu gibi sivillerin ağır bedeller ödediği, masumların öldürüldüğü dünyanın ise uzun süre sessiz kaldığı trajedilerden biride Bosna soykırımıdır... İncir Kuşları, Bosna'da yaşanan acıları anlamak için okunması gereken bir roman. Her ne kadar kurgu bir eser olsa da, anlatılan olayların büyük bölümü gerçek tarihi olaylardan esinleniyor. Kitap sayesinde Bosnalı Müslümanların maruz kaldığı zulmü, ailelerin parçalanışını, kadınların uğradığı korkunç saldırıları ve uluslararası toplumun yetersiz kalan müdahalesini daha yakından görebiliyor bu kitapta. Bosna Soykırımın karanlık tarihlerinden biri olan ve 1995 yılında gerçekleşen(çokta uzak bir tarih değil), Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük toplu katliam olarak kabul ediliyor .Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'da bile binlerce Boşnak erkek ve çocuk öldürüldü,kadınlara ve kız çocuklarına tecavüz edildi. Ve unutmamak gerekir ki sadece Sırplar değil ,Hırvatların da bu soykırımın da payı var. Kitapta hoşuma gitmeyen nokta ise yazarın zaman zaman kendini tekrar etmesi oldu. Daha önce okuduğum "Meyra" kitabında karakterler ve olay örgüsü arasında belirgin benzerlikler gördüm. Özellikle kadın karakterlerin bazı yönlerden birbirine fazla benzediğini
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 182. kitabı
Sinan Akyüz, Bosna Savaşı'nın o kapkara günlerinde geçen gerçek bir dramı Suada'nın gözünden anlatırken, okuyucunun kalbine adeta kor bir ateş bırakıyor. İnsanlığın en vahşi yüzüyle aşkın ve ayakta kalma mücadelesinin bu denli çarpışması, sayfalar bittikten çok sonra bile insanın boğazında koca bir düğüm olarak kalıyor.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Funda'dan...
Puan vermedi·345 syf.··
2026 19. kitabı
​Eğer bu kitabı okumayı düşünüyorsanız ya da yeni bitirdiyseniz, şunu baştan kabul etmek gerekir: İncir Kuşları, kahvenizi yudumlarken keyifle okuyacağınız bir kitap değil. Sinan Akyüz, olayları ajite etmeden ama tüm çıplaklığıyla, adeta bir tokat gibi yüzümüze vurarak anlatmış. Kitabı okurken insanlığınızdan utanıyorsunuz. Yan komşunuzun, dün birlikte kahve içtiğiniz insanın bir gecede nasıl bir canavara dönüşebileceğini görmek dehşet verici. Suada’nın yaşadığı trajediyi okurken "Bu kadarı da kurgudur" demek istiyorsunuz ama bunun gerçek bir kadının anılarına dayanması kalbinize bir taş gibi oturuyor. ​Yazarın dili oldukça akıcı ve sürükleyici; ağır bir konuyu ajitasyona boğmadan, bir belgesel romancılığı titizliğiyle aktarmayı başarmış. Kitap bittiğinde içinizde derin bir hüzün ama aynı zamanda kadının gücüne, sabrına ve hayatta kalma iradesine karşı muazzam bir saygı kalıyor. Savaşın sadece cephede erkekler arasında geçmediğini, en ağır bedeli geride kalan kadınların ve çocukların ödediğini anlamak için okunması gereken, sarsıcı bir başyapıt olduğunu düşünüyorum.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 201733,4bin okunma
Reklam
Reklam