• "Mihrimah." "Hürrem ile Süleyman'ın büyük aşkı."

    "Sinan, Mihrimah ismini duyduğunda bir kere daha kendinden geçti. 'Ay ve güneş."
    "...ismi kadar güzel bir kız, diye geçirdi içinden..."
  • III.Murat hayatını zevk-i sefa içerisinde geçirirken devlet işlerini yürütme işini de ulema ile vezirlere bırakıyordu. Fakat bu vezirler ve ulema arasında da tam bir mutabakat yoktu. Sarayın nüfuzlu kadınları gibi devlet ricali de arzu ve ihtiraslarına kapılarak mevki ve hâkimiyet yarışına girişmişti. III.Murat‘ı nüfuz altına alan hocası Hoca Sadeddin Efendi, Şemsi Paşa ve Üveys Paşalar, Sokullu Mehmet Paşa ve Reisülküttap Feridun Bey’e karşı hasımane bir tutum sergiliyorlardı. Hoca Sadedin, III. Murat ‘ın hocasıydı ve bilgili, alim bir adamdı. Ancak Sokullu’ya muhalif bir kişi idi. Sokullu’nun sevmediği simaları kazaskerliğe seçerdi. Şemsi Paşa; Kızılahmetlilerden (isfendiyaroğulları) olup Osmanlılara karşı düşmanca düşünce içerisinde olan bir ailedendi. Avcılıkta gösterdiği başarıdan dolayı Kanuni ve II.Selim zamanında yüksek yerlere getirilmiş ve Osmanlı Devleti’ne ilk rüşvet aldıran kişi olarak anılmıştı. Hatta bunu: Bu gün Kızılahmetlilerin intikamını Osmanlılardan aldım. Onların ocağını söndürecek rüşvet mikrobunu, III.Murat’a kırk bin altınlık bir rüşvet aldırarak aşıladım. Artık Osmanlı Devleti iflah olmaz ve sebat bulmaz diyerek övünerek anlatmıştı. Üveys Paşa ise, III.Murat‘a şehzadeliği sırasında bağlanmış III.Murat tahta geçer geçmezde Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa aleyhine padişahı kışkırtmaya başlamıştı. Tam bir Sokullu aleyhtarıydı. Sokullu, Üveys Paşa hakkında yolsuzluk tahkikatı başlatmak istemiş ancak Üveys Paşa etkin nüfuzu ile bunu engellemişti.
    Danişmend, s. 4 144
    Altınay, Kadınlar… s. 57 145

    Gerçekte bu kişiler III.Murat’ın daha şehzadeliği sırasında Sokullu’nun etki ve nüfuzundan korkuyorlardı. Zira Kanuni’nin oldukça kudretli Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa, devlet yönetiminin selameti ve kendi kariyerinin istikbali için Sultan II.Selim’in maiyetini padişahın yanından uzaklaştırmıştı. Bu durumdan haberi olan Şehzade Murat’ın bendeleri, maiyeti dillerine “Sokullu Paşa sadrazamken şehzademizin cülusunu istemeyiz, zira Selim Hanlılara yaptığı gibi her birimizi bir tarafa sürer…” derlerdi. Şehzade Murat’ın Hocası Sadeddin Efendi, Şeyhi Şüca Efendi, Akhadımı Gazanfer Ağa, silahtarı, çuhadarından oluşan maiyeti bu endişelerini Şehzade Murat ile de paylaşmışlardı. Şehzade de onlara müsterih olmalarını, Sokullu’ya onları hırpalatmayacağını ve ezdirmeyeceğini söylemiş ve bu konuda söz vermişti. Ancak oda Sokullu’nun otoriter simasından çekiniyor, ona karşı bir nefret duygusu oluşuyor ve Sokullu zamanında muhakkak ki padişah olmak istemiyordu.
    Koçu, s. 203

    Ancak istemediği şey gerçekleşmiş ve Sokullu Mehmet Paşa üçüncü padişaha ulaşmış ve III.Murat döneminde de etkin rol oynamıştı. Ancak III.Murat’ın maiyeti ve güvendiği adamları olan; Padişah Hocası Sadeddin Efendi, İsfendiyaroğlu Şemsi Paşa, Defterdar Kara Üveys Paşa, Rumeli Kazaskeri Kadızade Şemseddin Efendi, Babüssaade Ağası Gazanfer Ağa ve Padişah şeyhi Şeyh Şüca Efendi ve bunların etkisinde kalan Padişah III.Murat, Sokullu’ya karşı yoğun bir muhalefet duygusu beslemekteydi.
    Danişmend, s. 3

    Sokullu Mehmet Paşa ise, daha Kanuni ilebaşlayan kariyerini, II.Selim’in saltanat yıllarında arttırmış ve oldukça yüksek bir nüfuz kazanmıştı. II.Selim büyük ölçüde hükümet işlerini ona bırakmıştı. Şimdi III.Murat’ın padişahlığı sırasında da bu kariyerini muhafaza etmek de ve devlet işlerini elinden kaçırmamaya gayret göstermekteydi. III.Murat’ da Sokullu’nun bu başına buyruk yönetiminden rahatsız oluyordu. Bu sebeple Sokullu’yu ortadan kaldırmanın çarelerini aramaya başladı. Sokullu Mehmet Paşa oldukça zengin bir vezirdi. “Sokullu’nun yıllık şahsi geliri 1983 değerleriyle 135 milyar TL., ölümünde bıraktığı servet yaklaşık 2 trilyon TL. idi.” Bu derece zengin olan ve zenginliğini nüfuz elde etmede kullanmış bir sadrazamı görevinden azletmek oldukça riskli bir hareket olacaktı.
    Öztuna, Üç Haseki Sultan, s. 41, 42

    Sokullu Mehmet Paşa, II. Selim ile kardeşi Beyazıd arasında ki taht mücadelesinde II. Selim yanlısı bir politika izleyip, Sultan II. Selim’in tahta geçmesini sağladığı için Sultan II.Selim’de mükâfat olarak kızı İsmihan Sultan ile evlendirdi.
    Uluçay, Padişahların Kadınları… s. 40

    Böylece Sokullu, III. Murat’ın eniştesi Valide Nurbanu Sultan’ın damadı olmuştu. Ayrıca daha öncede belirtildiği gibi, Safiye Sultan’a karşı kurulmuş olan bir ittifak vardı. Bu ittifakın en önemli isimleri ve kurucusu olan Nurbanu Valide Sultan’ın damadı, İsmihan (Esma Han) Sultan’ın da kocası olan Sokullu’da pek tabi onların en önemli müttefiki olmuştu. Zira onların Safiye Sultan ile olan mücadelelerini kaybetmeleri, Sadrazam Sokullu’nun harem içinde ki en büyük müttefiklerini kaybetmesine, kendisine muhalif olanların elinin güçlenmesine ve sonuçta da kariyerinin sona ermesine neden olabilirdi. Bu
    nedenle bu ittifakın en güçlü savunucusu, koruyucusu ve destekçisi Sokullu Mehmet Paşa olmuştu. Nitekim Nurbanu Valide ile İsmihan Sultanlar’da Sokullu’nun o muazzam nüfuzuna ve otoritesine güveniyordu. Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa, kaynanasına, eşine ve kendi nüfuzuna güvenmekte ve dayanmakta iken ona muhalefet eden, otoritesinden sıkılan ve bundan kurtulmak isteyen Hoca Sadeddin Efendi, Şemsi Paşa, Bâbüssaâde Ağası Gazanfer ağa, Kadızâde Şemseddin Efendi, Şeyh Şüca, ve Kara Üveys Paşa’nın oluşturduğu muhalefet gurubu ise, Nurbanu Valide Sultan’ın gelini ve düşmanı Safiye Haseki Sultan’ın etrafında toplanmakta ve onun III. Murat üzerinde ki etkisinden yararlanmaktaydı. Sokullu, ancak haremin desteği ile çökertilebilirdi ve bunu bilen Sokullu muhalifleri, Safiye Sultan’a destek vermekte onunda kendilerine destek vermesini istemekteydiler.
    Öztuna, Üç Haseki Sultan, s. 35, 36

    Böylelikle padişah üzerinde iki etki ve nüfuz gurubu oluşmuştu. Bunların ilkini Narbanu Valide Sultan’ın temsil ettiği ittifak ve ikincisini de Safiye Sultan’ın temsil ettiği gurup oluşturuyordu. Nihayet bu ittifaklardan Safiye Sultan’ın temsil ve başkanlığını ettiği gurubun, Nurbanu Valide ve damadı Sokullu ittifakına üstün geldiğini gösteren bir takım gelişmeler yaşanmaya başlamıştı. Budin Valisi Mustafa Paşa, Sokullu Mehmet Paşa’nın amcasının oğlu idi ve bu sebeple Sokullu düşmanlarının hedefi haline gelmişti. Sokullu aleyhtarları Mustafa Paşa’yı saf dışı etmenin yolunu bulmuş ve Budin Sarayı ve baruthanesine yıldırım düştüğü gerekçesi ile İstanbul’dan mirahur Ferhat Ağa gönderilerek katlettirilmişti. Bununla da yetinmeyen Sokullu düşmanları, sadrazamın adamlarından olan Nişancı Feridun Bey’in en yakın yardımcısı olan kethüdasını astırdılar ve kendisini kentten dışarı sürdüler. Ayrıca Hüsrev Paşa’nın kethüdası ile Sinan Ağa’nın ikişer yüz akçelik zeametlerini ellerinden alarak padişah hasları arasına kattılar ve kendilerini görevden uzaklaştırdılar. Bu girişimler neticesinde Defterdar Üveys Paşa, “görsün bakalım, padişah yakınlarına yapılan ihanet kendi adamlarına olunca hoş bir şey midir“ diyerek Sokullu Mehmet Paşa’ya ağır bir gönderme yapmıştı.
    Peçevi, s. 6

    Sokullu zekâsı ve dirayeti ile Safiye Sultan ve onun ittifakına karşı direniyor ve hâkimiyetini kaybetmemeye çalışıyordu. III.Murat’ta bu ittifakın tesiri altında bu güçlü veziri devirmenin yolunu öldürülmesinde görüyordu. Zira validesinin damadı ve kız kardeşinin kocası idi ve onu bariz bir şekilde idam etmek kolay değildi. Bu sebeple suikast en iyi plandı. Nitekim 12 Ekim Pazartesi bu planın tatbiki gerçekleştirildi ve Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ikindi divanından çıkarken derviş kıyafetli biri tarafından hançerlenerek öldürüldü. Sokullu’yu öldürenin arazi meselesi yüzünden Sadrazam Sokullu’yla ihtilafı olduğu söylenmişti. Böylece bu cinayetin gerçek planlayıcılarının ismi gizlenmiş oldu. Sokullu’nun ölümü ile Safiye Sultan ve ittifakı rahat bir nefes alırken, Nurbanu Valide Sultan’ın ittifakı ise en güçlü ve en önemli destekçisini kaybetmişti.
    Nazım Tektaş, Sadrazamalar (Osmanlı’da İkinci Adam Saltanatı)

    Bundan bir yıl önce de yani 25 Ocak 1578 yılında da Kanuni’nin kızı Mihrimah Sultan ölmüş ve Nurbanu koalisyonu büyük bir yara almıştı. Zira Mihrimah Sultan oldukça güçlü, nüfuzlu ve zengin bir Osmanlı hanedan kadını idi. Babası Kanuni’nin yegâne kızı idi ve onun Hürrem’den sonraki en önemli kadın danışmanı olmuştu. Hatta babasına sürekli Malta’yı fethedecek olursa Hz.Peygamber’in hayır dualarını alacağını söylüyor ve Malta’nın fethedilmesi gerekliliğini vurguluyordu. Kanuni kızının bu isteğine kayıtsız kalamıyor ve Malta’nın fethini emrediyordu. Ayrıca padişahın adeta siyasi danışmanı gibi davranan Mihrimah Sultan, babasını Kuran-ı Kerim’in en önemli hükümlerinden olan, kâfirlerle dövüşerek kanını savaş meydanında akıtmak koşulunu ihmal etmiş olmakla suçlamış ve bunun üzerine Sultan Süleyman’da yanına sadrazamı ve Anadolu ile Rumeli ordularını alarak Tuna Seferi’ne yürümüştü.Tabi ki bu gelişmelerde ki tek etken Mihrimah değildi ancak, onun etkisi yadsınamayacak kadar büyüktü. Bu denli etki ve güce sahip olan Mihrimah 56 yaşında ölmüştü. Bu ölüm Safiye Sultan’ı rahatlatırken, Nurbanu Sultan ittifakını zor duruma sokmuştu.
    Öztuna, Üç Haseki Sultan, s. 39 153
    Lamartine, s. 461, 464 154
  • 332 syf.
    ·6 günde·7/10
    Bugün sizlere içinde 100 aşkı anlatan güzel bi kitapla geldim. Ama ufak bir şeye değinmek isterim ki bazı aşkları çok kısa anlatmışlar. Daha uzun olsa güzel olurdu. Ama okunmayacak şekilde değil. İçinde hayret edeceğiniz aşklar da var. Aaa bu adam ya da kadın bunu mu sevmişti, ben neden bilmiyordum diyebilirsiniz. Bazı bölümlerin başında düşünürlerden, yazarlardan sözlerde mevcut. Oda ayrı bi tat katmış hikayelere. Hikayeler Adem ile Havva'dan başlayıp Rüştü Onur ve Mediha Sessiz'in aşk hikayesinde bitiyor.
    ..
    Kitapta benim en çok sevdiğim bir kaç hikaye ismi şöyle ki; "Romeo ve Juliet, Tahir ve Zühre, Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan, Atatürk ve Fikriye Hanım, Celile Hikmet ve Yahya Kemal gibi bir sürü güzel hikaye mevcut...
  • -Yerden göğe haklısınız devletlü! ama bilmek gerekmez midir ki benim tayfam Zikir ile çalışır .Ve içlerinden biri olsun , halkadan çıkmayı düşünemezler Sultanımızın mübarek kızları yoluna hepsi canlarını feda ya hazırdır. Lakin iş başındayken gönülleri aşkla dilleri zikirle meşgulken Üstelik o lahuti ortamda Cihan Devleti'nin bir yücelmesi bekası için çivi çakmaya fırça süzmeye durmuşlarken bunun dışında her ne varsa dünyevidir ve onları hiç ilgilendirmez .Bu açıklamadan önce bir şey anlamamış göründüyse de Sinan a hemen toparladı kendini .
    -zikir öyle mi ?
    karamemi Neyi kime savunma durumunda kaldığına öyle üzülmüştü ki gözyaşlarına mani olamadı af buyursunlar bizi bağışlasın lar Cihan'ın mimarı Ağam Onların her biri nefesleri dualıdır parmakları nefeslerini ayarlı yürekleri parmaklarının ucunda atar.
  • 590 syf.
    ·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Ahmet Ümit'i ilk defa okudum.
    Istanbul hatiralari isimli cinayet romanini çok begendim.
    Roman surükleyici
    Herkesin gönül rahatligi ile okuyabileceği bir eser
    Kitaptaki tarihi bilgiler başka yerden kolay kolay ögrenemeyeceğimiz türden
    Osmanli armasinin Kralice Victoria'nin hediyesi olduğu
    Sarayburnu dururken Kadiköy'e yerlesenlere körler ülkesi sakinleri denildiğini
    Istanbul'un ilk adinin byzas oldugunu
    sehri kuran hükumdarin Megala şehrinden geldiğini
    Ayasofya'yi yaptiran hükumdarin isyan nedeni ile 30.000 insani kilicdan gecirttiği
    Şehri kuranlarin bagan olduğu bir savaş sirasinda kralin gökte hac şeklinde bir işik gördüğünü askerlerinin kalkanlarina haç cizdirdiğini savasi kazanmasi sonucu hristiyanliga gectiklerini
    Mihrimah isminin mihr güneş mah ay anlamina geldigini
    Mimar Sinan'in mihrimah sultan adi ile Istanbul'a günesin battigi yere ve ay in ilk görünmeye başladigi yere birer camii inşa ettigini
    Çemberlitaş Misir'da Misirli bir kral için için insa edildiğini Romalilar Istanbul'u başkent yapinca bir cazibe merkezi de yapmak icin cesitli eserleri Istanbul'a getirtdigini Çemberlitaş'da o dönemde getirildiğini
    Istanbul'un tarihine iliskin daha nice bilgileri rastliyoruz kitabin satirlari arasinda.

    Leyla Barkin karekterinin verdiği tarihi bilgiler
    Nevzat başkomserin sağduyusu
    Nevzat başkomserin kız arkadaşı Evgenia karakterinin Nevzat'in yasadiğı acıları anlamasi ve acilarina rağmen Nevzat'i hayata tutundurmasi
    Adem Yezdan karakterinin papağanlari ve dersaat isimli şirketinin bi katini roma bi katini osmanli tarzinda dösetmesi
    Demir isimli karekterin bahtiyar isimli köpeği tedavi etmesi
    Ömer'in savaşmak için Afganistan'a gitmesi
    Handan isimli karekter üzerinden islenen 3 erkek arkadasin aşk serüveni
    eserde dikkat ceken yanlardi.
  • 765 syf.
    ·9/10
    Kanuni ' nin biricik kızı, Güzeller güzeli ; Mihrimah...
    Mihri ve Mah : Güneş ve ay.
    Tarihi fantastik bir roman.
    Bir o kadar da hüzünlü sevdalar....
    Mimar sinan ' ın eserlerinde içindeki sevdanın vücut bulması...
    Bir taraftan hiç bir şey den haberi olmayan Mihrimah 'ın siyaset uğruna Rüstem paşa ile evlenmesi...
    Bitli rüstem Bahtlı Rüstem olur Sultan kızıyla evlenerek. Ya Mihrimah 'ın Gönlü...?
    Tutkusu Hürrem, Gücü Süleyman, Masumiyeti ise esaretiydi...