İnsanın doğru düşünceleri nereden gelir? Gökten düşmez, doğuştan da gelmez. Doğru düşünceler ancak toplumsal pratikten doğar. Bu pratik üç temel alanda gerçekleşir: Üretim mücadelesi, sınıf mücadelesi ve bilimsel deneyler.
Sayfa 151 - Umut Yayımcılık | Düşünme ve Çalışma Yöntemleri·Kitabı okuyor
1-tanıdığınız en pozitif insan olun
2-samimi ve dürüst olun
3-dakik olun
4-lütfen ve teşekkürler deyin
5-az vaatte bulunun ve vaat ettiğinizden fazlasını sunun
6-insanları onları bulduğunuzda daha iyi bir halde bırakın
7-canayakın ve ilgili olun
8-birinci sınıf bir dinleyici olun
9-başka insanlarla tutkulu bir biçimde ilgilenen biri olun
10-mümkün olduğunca çok gülümseyin
Not: Ben bir çoğunu beceremiyorum
Ama ilk gün annem bizi Cenevre'deki devlet ilkokuluna bırak tıktan sonra büyük bir korkuya kapıldım. Korku burada belki de doğru kelime değil. Birisinin bana kötülük edeceğini ya da canı mı yakacağını beklemiyordum, hayır. Hatta ne olup bittiğini de anlıyordum. Ama sırf "yabancı" olduğum ve konuşulan şeylerin çoğunu anlamadığım için huzursuz oluyordum. Okulun avlusunda beni ağabeyimden ayırmışlar, ikinci sınıfta okuyacak olanlar ile bir sıraya koymuşlar ve hep birlikte sınıfımıza girip oturmuştuk bile.
Sınıf temiz ve aydınlıktı ve herkese gülümseyen öğretmen şimdiden bir şeyler anlatmaya başlamıştı. Anlattıklarını tam anlayamı yordum, ama ileride anlayacaktım. Bazan güleç öğretmen tahtaya bir şeyler yazıyordu ama kelimenin nasıl bir sesi olduğunu
anlayamıyordum. Öteki öğrenciler de defterlerine geçirmediği için ben de defterime geçirmiyordum. Yanımda oturan çocuğun ne yaptığını arada ona doğru dönmeden, gözümün kenarıyla izliyordum. Herkes sınıfta bir şeyler konuşuyor, arada öğretmen bir şey soruyor, öğrenciler cevap veriyorlardı.
Sınıf meselesi doğma büyüme solcu da olsa, kapitalist, antikapitalist, padişah torunu, sıradan bir öğretmen, avukat, gişe memuru, imam, bakkal, hamal, terzi, işsiz de olsa herkes için vardı ve herkes kendi çapında bunu yaşıyordu. Sınıf yalnız ekonomiyi değil, sosyal hayatı da döndüren bir çarktı.
İşte bu eşitsizlik ortamında farklı sınıf ya da tabakalarda bulunan insanlar, bulundukları sınıf ya da tabakaları kötüye kullanarak birbirlerini ezme ve hak-hukuk çiğneme aracı yaparlarsa toplumdaki eşitsizlik, yani farklılıklar dengesizliğe, adaletsizliğe dönüşür ve toplum çatışma ve savaş alanına döner. Bu ise toplumun çökmesi için yeterli bir ortamdır.