«"Bilincimizi bir sınıf gibi düşünün. Öğrencilerden bazıları durmaksızın bağırıp çağırıyorsa derse huzurla devam edebilmek için onları sınıftan çıkarmak gerekir. Dışarı çıktıktan sonra da seslerini duyurmaya devam etmek ve sınıfa geri dönmek isterlerse birkaç öğrenci kapının önüne oturup içeri girmesinler diye sandalyeleriyle girişi kapatabilirler.
"İşte, bastırmaya dair basit bir örneklendirme. Bilincimizi rahatsız eden şey dışarı atılır, bilinçdışı kalır ve yüzeye çıkmak isteyen 'bastırılan' ile kendini korumak için onu bilinç dışında tutan direnç arasında bir güç dengesi oluşur."»
İnsan, kendini tümüyle manevi değerlere , Tanrıya yaklaşma çabasına, ermişlik idealine adama olanağına sahiptir. Bunun tersine, kendini tümüyle içgüdüsel yaşama, duygularını isteklerine teslim edip çabasını anlık hazların kazanımına yöneltme olanağıyla da donatılmıştır. Birinci yol ermişliğe, manevi şehitliğe, Tanrı uğruna kendini feda etmeye ; ikinci yok ise zevkperestliğe, içgüdüler uğruna canını vermeye, çürüyüp konuşmalar uğruna kendini gözden çıkarmaya götürür kişiyi. İşte orta sınıf insanı bu ikisi arasındaki ılıman iklimde yaşamaya çalışır.
küçük insanların küçük zaferleri bunlar, ama karşımızdaki güçsüzse ve zayıfsa kazandığımız zafer zafer midir, ortada bir savaş yokken üstelik, bu savaşsız, bu kandırmaya dayalı düzenin adamı olmak adamın zaferi midir, düzenin zaferi midir, yenilmişler yenilmişleri kandırıyor ismail amca, buna orta sınıf çatışması diyorlar
Ve belki de en önemlisi aşkın ve ilişkilerin metalaştırılmasına ayak direyin. Aşık olmak zorunda değilsiniz, ilişki de olmak zorunda değilsiniz, zaten bir ilişkiniz varsa romantik filmlerdekine benzemek zorunda değil, ilişkiniz yoksa alt sınıf insan olmuyorsunuz,
“Bir diğer klâsik sınıf yaklaşımı sosyalizmde karşımıza çıkar. Sosyalistlere göre toplumlar ilerici ve gerici sınıflara ayrılır. Bu sınıflar, Marksist sosyalistlere göre, diyalektik bir çatışma içindedir. Sonunda ilerici sınıf çatışmayı kazanır ve mutlak hâkimiyetini tesis eder. Zaman içinde bu sınıfın kendisi gerici sınıf hâline gelir. Ona karşı yeni bir ilerici sınıf doğar ve çatışma tekrarlanır. Yeni bir durum oluşur. Tarih böylece akar gider. Marksistler bu çatışma ve doğum sürecine diyalektik materyalizm, tarihin böylece akmasına tarihî materyalizm adını verir.”
Sayfa 18 - İnsan Toplumları ve Siyasal Yönetim·Kitabı okuyor