Ölmeden Önce Okunması Gereken Bir Kitap
Puan vermedi·248 syf.·
2026 17. kitabı
Dil Belâsı, insanın diliyle işlediği günahları ve sözün hayat üzerindeki etkisini anlatır. Gazâlî’ye göre insanın en çok hata yaptığı organ dildir. Çünkü söylenen söz kısa sürse de etkisi uzun süre devam eder. Bu nedenle konuşmadan önce düşünmek, gereksiz ve kırıcı sözlerden kaçınmak gerekir. Konu başlıkları: Gıybet ve dedikodu Yalan ve iftira Alay etmek ve küçümsemek Boş ve faydasız konuşmak Kalp kırmak Sır saklamamak Öfkeyle konuşmak Eser, ayet ve hadislerle desteklenerek susmanın, ölçülü konuşmanın ve dili korumanın önemini anlatır. Sonuç olarak dilini koruyan kişinin dinini, ahlakını ve insanlarla ilişkilerini de koruyacağı vurgulanır.
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
6/10
·592 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:10
Yazar Azra Kohen’in ‘Gör Beni’ kitabını yeni bitirdim sayılır ve kapağını kapadığımdan beri ne kitabın türünü ne de hangi mesajı vermek istediğini tam olarak algılayabildim. Kitabın başındaki “Öykü akışı kronolojik değildir. Şekilde kusur aramak yerine, içerikteki anlamı fark etmeye odaklanmanız dileğiyle..” ifadesinden öyküde zaten oturmayan bir şeyler var olduğunu çıtlatmış yazar. Benim hikayedeki derinliği bulamamanın asıl nedeni olayların kronolojik olup olmadığıyla ilgili değil bu arada. Bundan daha fazla göze çarpan şey; noktalama işaretlerinin kullanımıyla ilgili bazı bariz hatalar, karakterlerin davranışı, üslubu ve inandırıcılığıyla ilgili eksiklikler, olaylar arası kopukluk ve de arka plandaki olay örgüsünün eksik aktarımı. Yazarın, hem bazı tarihsel gerçekler vererek didaktik bir amaç sergilemek hem de bunları bir aşk hikayesiyle harmanlayarak okuma zevkini diri tutmak istediği çıkarımında bulunabiliyorum. Sunduğu bilgilerin bazısını ufuk açıcı da buldum; fakat, bu bilgi aktarımının belli bir noktadan sonra aniden kesilip yerini aşk hikayesine bırakması bende ucuz aşk romanı okuyorum hissi yarattı ne yazık ki. İki aşığın aşk kokan cümleleri, bir türlü birbirine kavuşamaması, sergiledikleri tripsel tavırlar vs. bir süre sonra can sıkıcı hale geldi. Tarihsel romanları severim, Cumhuriyet dönemini işleyen tarihsel ve kurgusal metinleri ayrı bir severim, içerisinde bir tutam aşkı barındırıyor olmasına da ses etmem. Aşk ve sevda öyküleri barındırmayan bir tarih anlatımı istiyor olsam, geçmişi bütün keskinlikleriyle ve gerçeklikleriyle anlatan tarih kitaplarına yönlenirim zaten. Lafım, bu kitaptaki aşk hikayesinin yapay kalmışlığına ve tarihsel olay örgüsüne tam olarak yedirilememesine. Bunların dışında beni rahatsız eden diğer detayları şöyle
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çünkü nihayetinde önemli olan tek şey kaderdir..
6/10
·464 syf.··
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:49
Stephen King'in Hayatı Emen Karanlık adlı romanı, gerçek ile kurgu arasındaki sınırların bulanıklaştığı, kimlik ve yaratım üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Romanın merkezinde, edebî eserler kaleme alan başarılı yazar Thad Beaumont yer alıyor. Ancak asıl ününü, George Stark takma adıyla yazdığı sert polisiye romanlarla elde etmiştir. Bir gün bu kimliği geride bırakmaya karar verir ve George Stark'ı sembolik bir törenle öldürür. Fakat çok geçmeden Stark'ın ölümüne bağlı gibi görünen kanlı olaylar yaşanmaya başlar. Yazar ile yarattığı karakter arasındaki çizgi silindikçe, Thad kendisini açıklaması güç bir kâbusun içinde bulur. Romanın ilk bölümlerinde kurulan gerilim ve gizem atmosferi oldukça başarılıydı. İşlenen cinayetler, ortaya çıkan ipuçları ve Thad Beaumont ile George Stark arasındaki ilişkinin ardındaki sır, merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bu nedenle kitabın ilk yarısını ilgiyle okudum. Ancak hikâye ilerledikçe olayların daha somut ve mantıklı bir açıklamaya kavuşacağını düşünürken, anlatının belirgin biçimde doğaüstü ve fantastik bir yöne evrilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Romanın başlarında kurulan gerilim ve gizem, bende daha gerçekçi bir çözüm beklentisi oluşturmuştu. Bu nedenle son bölümler, hikâyenin vaat ettiği etkiyi benim açımdan tam olarak karşılayamadı. Roman boyunca canlı tutulan gizem duygusu ve gerilim atmosferi beni hikâyenin içinde tutmayı başardı. Ancak olayların çözülüş biçimi, kitap boyunca kurulan gerilimin karşılığını tam olarak veremedi..
Edebiyat
Hayatı Emen KaranlıkStephen King · Altın Kitaplar · 20191,070 okunma
Bu dünya acımasız ama bir o kadar da güzel. / Spoiler içerebilir.
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:59
Kitabın konusu ve karakterlerle alakalı konuşmadan önce ilk bahsetmek istediklerim, kitabın teknik ilerleyişiyle ilgili olacak. Kitabın başından itibaren size olaylar ve düşünceler aslında karakterlerin gelişimi ve büyüme süreciyle birlikte empoze ediliyor. Yani kitap bi nevi sizi de oradaki olaylara şahit birisi gibi büyütüyor, içinize karakterlerin hissettiği o huzursuzluğu ve korkuyu yerleştiriyor, neler olduğunu anlamaya çalışan o meraklı çocuklardan birisi siz oluyorsunuz. Hikaye geçmişle gitgelli bir şekilde ilerliyor ve geçmişteki ipuçlarını şimdiki zamanla birleştirip aslında bir şeyleri çözmeye çalışıyorsunuz. Benim için en etkileyici gelen kısımlardan birisi de zaten buydu, size bu kitabın bir distopya anlattığını söylüyor ve o distopyanın koşullarını, durumlarını çözmeniz için aslında zaman veriyor. Bazen tahminleriniz tamamen farklı yerlere kayıyor, bazen yorumlarınız doğru çıkıyor lakin size bu o kadar zevk veriyor ki. Bu distopyaya uygun belirli terimlerle bir süre sonra yaşamış kadar siz de haşır neşir oluyorsunuz. Takaslar, modeller, bağışçılar, galeri, bakıcılar... İlk başta neyin bakıcısı bu kız dediğiniz olaylar size bir anda bir sır perdesiyle geliyor ve her geçmişe gitmenizde bu sır perdesinde minik bir bakış çalmanıza izin veriliyor. O perdeyi tamamen aralayana kadar ise siz kitabı full odak ve hızla okumaya başlıyorsunuz. Bana verdiği teknik hazzın yanında karakterlerin griliği ve hayatla iç içe olması da sizi bu ortama daha kolay entegre ediyor. Çocukken yapılan aptalca hareketler, zorbalıklar, heyecanlar ve bunlarla büyüme süreci çok farklı bir dünyada, koşullarda geçiyor olsa da size bir taraftan tanıdık da geliyor. Bu bağlamda sizi aslında kendi dünyanızdan çok da farklı bir dünyaya götürmediğini, tam tersine dünyanızın alabileceği
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 174. kitabı
Nazan Bekiroğlu’nun o şiirsel, nakış gibi işlenmiş, adeta Doğu masallarıyla Batı trajedilerini harmanlayan o büyüleyici kalemiyle; Trabzon’dan Tebriz’e, Tiflis’ten Batum’a ve İstanbul’a uzanan, Balkan Harbi’nden I. Dünya Savaşı’nın o yangın yerine dönmüş atmosferine kadar yayılan devasa bir aşk, göç ve kader destanını derinden etkilenerek okudum. Yazar; Trabzonlu asil bir ailenin kızı Zehra ile Tebrizli taht kurnazı bir saray soylusunun oğlu Settarhan’ın yollarının o büyük tarihsel altüst oluşların ortasında kesişmesini anlatırken, iki farklı kültürün, iki farklı coğrafyanın ve iki kalbin o muazzam çekimini harika bir estetikle işlemiş. Sadece bir aşk hikayesi değil; koca bir imparatorluğun çöküşünün, sınırların altüst oluşunun, muhaceretin, yersiz yurtsuzluğun ve asıl önemlisi o büyük insanlık trajedilerinin ortasında savrulan hayatların anatomisidir bu kitap. Savaşın o soğuk, acımasız ve kıyıcı yüzünü, yanan şehirleri ve dökülen yaprakları anlatırken, bir yandan da nar ağacının o bereketli, her bir tanesinde ayrı bir sır barındıran mistik felsefesini hikayenin ruhuna öyle güzel üflemiş ki o coğrafyaların kokusunu, hüznünü ve kederini iliklerime kadar hissettim. Geçmişin o kaybolan estetiğine, sadakate, sabra ve zamana karşı direnen sevgilere yakılmış muazzam bir edebi ağıt niteliğinde olan; bittiğinde zihinde rengârenk ama bir o kadar da hüzünlü bir Tebriz esintisi bırakan, Türk edebiyatının o en zarif, en zengin ve en dokunaklı başyapıtlarından biriydi.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:37
Alice Fenney kitaplarına bayılıyorum. Okurken asla sıkılmıyor kurgunun içinde neler olduğunu çözmeye çalışıyorum. Bir çok teori üretirken zihniniz devamlı çalışıyor. Buna rağmen tahminler tutmuyor ve kitabın sonunda şok oluyorsunuz. İşte Alice okumak her kitabında size bunları yaşatıyor. Kitapta en sevdiğim kısımlardan biride her karakterin ağzından bölümler okumak oldu. Hepsinin neler hissettiğini okumak, onların nedenlerini anlamaya çalışmak çok iyiydi. Ve yazarın her zamanki tarzı asla sonunu tahmin edemeyeceğim bir kurgu ve sonunda şaşırmak. Yazarın tüm kitaplarını gözüm kapalı tavsiye ederim. Size kısaca kitaptan bahsedeyim. Bu kitapta karakterlerin tamamı da güvenilmez. Sanatçı Eden Fox ve kocası Harrison, yakın zamanda Hope Falls'a taşınmışlardır. Sorun şu ki, Eden hayatının başka bir kadın tarafından çalındığını iddia ediyor ki bu başlı başına bu hikaye için güçlü bir başlangıç ​​noktası, ancak bu etkileyici öykünün sadece bir parçası. Öykünün diğer kısmı ise Eden ve Harrison'ın yaşadığı yer olan Spyglass ile ilgili. Köyü tepeden gören etkileyici bir ev. Tarihi olan bir ev… Eden sabah koşusundan sonra eve gelir, ancak anahtarlarının ön kapısına uymadığını fark eder. Kapıyı çaldığında, ona benzeyen bir kadın onun kendisi olduğunu iddia eder ve ardından kocası diğer kadının hikayesini doğrular. İşte bundan sonra sizi soluksuz okutacak, beyninizin yanmasına sebep olan olaylar başlayacak. En sevdiğim karakter, davayı araştıran polis memuru Olivia Birdy oldu. Kendisi de pek çok sır saklayan yerel polis memuru Çavuş Carter'ın yardımıyla Birdy, gerçek Eden'in kim olduğunu ve köyde neden bu kadar şüpheli bir üne sahip olduğunu anlamaya çalışır. Tüm bu süreç boyunca kimin doğru söylediğini sorgulayacaksınız, bu yüzden şaşırtıcı sonuca ulaşmak için sayfaları merakla
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202635 okunma