"Doğamızın herhangi bir yetisinin diğerlerinden daha üstün olduğunu söylebilirsek bence bu, bellektir. Belleğimizin gücünde, zayıflıklarında, ayarsızlıklarında, zekâ yetilerimizin hepsinden daha daha anlaşılmaz bir yan var. Bellek denen şey bazen öyle tutucu, öyle işe yarar, öylesine uysaldır. Bazen de o derece şaşkın ve zayıf! Başka zamanlarda da öylesine dik başlı ve yola gelmez! Gerçi biz insanlar her bakımdan bir mucize sayılırız ama anımsanmak ve unutmak yeteneğimiz özellikle anlaşılmaz bir sır!"
Sayfa 221 - Can Yayınları & 6. Baskı & 22·Kitabı okuyor
Bellek
Sarhoş Gemi
Ölü sularından iniyordum nehirlerin Baktım yedekçilerim iplerimi bırakmış; Cırlak kızılderililer, nişan atmak için Hepsini soyup alaca direklere çakmış. Bana ne tayfalardan; umurumda değildi Pamuklar, buğdaylar, Felemenk ve İngiltere; Bordamda gürültüler, patırtılar kesildi; Sular aldı gitti beni can attığım yere. Med zamanları, çılgın çalkantılar üstünde, Koştum, bir çocuk beyni gibi sağır, geçen kış Adaların karalardan çözüldüğü günde. Yeryüzü böylesine allak bullak olmamış. Denize bir kasırgayla açıldı gözlerim; Ölüm kervanı dalgaları kattım önüme; Bir mantardan hafif, tam on gece, hora teptim: Bakmadım fenerlerin budala gözlerine. Çocukların bayıldığı mayhoş elmalardan Tatlıydı çam tekneme işleyen yeşil sular; Ne şarap lekesi kaldı, ne kusmuk, yıkanan Güvertemde; demir, dümen ne varsa tarumar. O zaman gömüldüm artık denizin şi'rine, İçim dışım süt beyaz köpükten, yıldızlardan; Yardığım yeşil maviliğin derinlerine Bazen bir ölü süzülürdü, dalgın ve hayran.
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dünyanın geçici renkleri ile kör olanlar ne sır perdesine, ne de arkasındaki mutlak hakikati görebilirler.
Sayfa 287·Kitabı okuyor
"Mü'minin şerefi geceleri kılmış olduğu namaz ile, izzet ve onuru ise insanların ellerinden (mallarından) müstağni kalmasıyla (uzak durmasıyla, istememesiyle) hasıl olur." (Fethu'l- Kebir)
Sayfa 169·Kitabı okuyor
Bedenimize bir ruh verildi zannederiz oysa ne gafiliz. Bedenimize ruh verilmemiştir de ruhumuza bir beden verilmiştir. Yani ki ‘ben’ dediğimiz vakit biz hep bedenden bahsederiz oysa ‘asıl ben’ ruhumuzdur evladım. Ve o bedenimizden çok daha önceden vardır. Hatta dünya yaratılmadan önce… Beden ise bu dünyada giymek için ruhumuza verilmiş bir elbise. Yani şimdi elbise yansa kül olsa, yok olsa der misin ki onu giyen de yok olmuştur?
Sayfa 121·Kitabı okuyor
Alıntı
Bekleyen büyükbaba Amcalar dayılar Bir sır söyleyen yaşlı bir adam da var Gece yanan anne Aydınlık bir bardak uzandı Beyaz bir yastık kıyısından Hızır eliyle içilen sudan Meryem'in duyduğu kelime gibi Kabartmalaşıyordu İçinde yavaş yavaş Sağ çocuğun çizgileri Altın getiren bir deniz gibi Aşılıyordu buram buram güz engebeleri Arafat'taki çiçeklerden Gelen bir akşamdı odaya Yumuşak tenli rahibin bildiği Hazırlık olsun diye olaya Hurmadan bir kentin sesini duyan Meryem çarşafları açıyordu Suya bırakılmış çocuğu Kurtaran kadın Asiye Savıyordu al kadınlarını dışarı Çok melek vardı ki Doğan günün yüzünü fırçalıyordu Ayın yüzünü cilalıyordu Ateşini tazeliyordu Cinlerin bakireleri
Şiir