7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Yeni bir temel inanç inşa edip, güçlendirmek bir gecede olmaz. Tama­ men tatmin olduğunuzu düşündüğünüz alternatifi bulmak için siste­ matik gözlem ve deneyimleme haftalar, hatta aylar alabilir. Eski temel inancınızı destekleyen kanıt toplamanız bir ömür sürdü. Topladınız ve sakladınız, düşünüp taşındınız ve kendiniz için sonuçlarının etkisini gördünüz.
Düşünce
Özgüveni KeşfedinMelanie Fennell · Psikonet Yayınları · 2015548 okunma
7/10
·170 syf.··
2026 15. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 12:47
Sanırım asıl cevher kitaplarını bulamıyorum Agatha'nın :) en azından Örümcek Ağı kadar vasat bulmadım hikayeyi :) finali hoşuma gitti :) Siste yolunu kaybeden bir adam yardım için bir eve gider ve içeri girdiğinde tekerlekli sandalyede ölmüş bir adamla karşılaşır. Kapalı alan içinde geçen mini bir hikaye. Sanırım bu da tiyatro uyarlaması, finali tatmin ediciydi.
Beklenmeyen MisafirAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20245,6bin okunma
Reklam
9/10
·264 syf.·
2026 4. kitabı
Yazarın bendeki üçüncü kitabı, kalemini kesinlikle bir kelimeyle sarsıcı bulduğum doğrudur.Olay ağının tam içinde, kendimi ‘ben olsam ne düşünürdüm?’ diyerek sorgularken buluyorum kendimi.Kadına şiddetinin gündelik hayata ne kadar yerleştiğini, basitleştiğini, normalleştirmek yerine ironiyle eleştirdiğini düşünerek ele almak istedim Kara Sis’i.Çok yakın zamanda bir cezaevi müzesini çok detaylı gezdiğim için gözümde canlandırarak ilerlediğim Kara Sis’te beni çok etkileyen cümleler vardı.Mahkumların birbirine bağının, hayatlarının bir anda beraber akmaya başladığı C-6 koğuşundan sonra asla eskisi gibi olmadığını, umudun her zaman yanında olmasını gerektiğini okudukça bunun bir ihtiyaç olduğunu çarpıcı bir şekilde görüyorsun.Ve son olarak Barana’yla Mesut hocanın arasındaki ince düşüncelerin aslında beni de hayata bağlayan kırmızı bayraklar olduğunu belirtmek isterim.’Aldığı tohumları havalandırmadaki yarığa ekmişti Mesut Bey, tohumlar ilkbaharda yeşerip çiçek açsın diye…’
Kara SisKemal Varol · Everest Yayınları · 20211,421 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 20:42
Sis’te aile, aşk, hayaller ve onların bir anda yıkılması, aldanma, yaşlanmayla birlikte artan yalnızlık hissi, bu hissin dönüştüğü çaresizlik, varolmaya çalışmak için harcanan çaba gibi pek çok izleği ele alan Unamuno, bunların her birini ustalıkla işlemiştir. Augusto’nun düşüncelerinde yaşam adeta bir sis imgesiyle var olmaktadır. Augusto’yu bu düşünceye iten şey sıkıntılı ruh halidir. Augusto, sıkıntılı ruh halinin sadece kendine özgü olmadığını şu satırlarla ifade eder. “Hemen hemen hepimiz bilinçsizce sıkılıyoruz. Sıkıntı yaşamın temeli; oyunları, eğlenceleri, romanları ve aşkı bulan sıkıntıdır. Yaşamın sisi, tatlı bir sıkıntı, ekşimtrak bir likör damlatıyor. Bütün bu günlük ve anlamsız olaylar; vakit geçirdiğimiz, yaşamı uzattığımız bütün bu tatlı söyleşiler dünya tatlısı sıkıntıdan başka nedir ki? (Sf:21)” Köpeği Orpheus’a sık sık içini döken Augusto aslında kalabalıklar içinde bir yalnız adamdır. Köpeği ile olan diyalogları bunu açıkça ortaya koymaktadır. Augusto’nun çevresinde üç kadın vardır. Bütün gün aklını ve kalbini meşgul eden Eugenia, yaşadığı karmaşık duygular içinde bazen hislerinin kaydığı çamaşırcı Rosaria, düşücelerine değer verdiği evin emektar kahyası Liduvina… Bu üç kadın da günün farklı zamanlarında Augusto’nun farklı alanlarda yaşadığı eksiklikleri karşılamaktadır. Romanın yan ama etkili karakterlerinden biri de Eugenia’nın eniştesi Don Fermin’dir. Anarşist düşüncelere sahip olan Don Fermin, bu düşüncesini her fırsatta bulunduğu ortamda dile getirmektedir. Özel mülkiyete, sınırlara ve duvarlara karşı olan Don Fermin çitsiz duvarsız olan herkesin erişebileceği mülkiyetten daha güvenli mülkiyet yoktur, der. Kaçış edebiyatı olarak adlandırılan, okuyucuyu gündelik sorunlardan uzaklaştıran bir kitap okuyacağınızı sanıyorsanız maalesef Sis bunun
Hayata Dair
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236bin okunma
Bir Çığlığın Otopsisi
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 23:00
Ariel – Kısa Okuma Rehberi 1. Sabah Şarkısı Yeni doğan bir çocuğa bakarken annenin sevinçle birlikte gelen yabancılığı ve korkusu. 2. Haberciler Doğadan gelen işaretler aracılığıyla yaklaşan felaketin sezilmesi. 3. Siste Koyunlar Ölümün yumuşak, sakin ama kaçınılmaz yüzü. 4. Aday İnsanlardan kopma, yalnızlık ve kendini dünyadan sürgün etme isteği. 5. Lady Lazarus İntihardan geri dönen bir kadının öfkeyle ayağa kalkışı ve seyirciye meydan okuması. 6. Laleler Hastane sessizliğinde yaşamın fazlalık gibi hissedilmesi. 7. Kesik Küçük bir yaranın zihni ele geçirmesi; beden ve ölüm takıntısı. 8. Karaağaç Depresyonun içten içe kemiren, kaçışı olmayan hali. 9. Gece Dansları Anne–kız–ölüm arasında kurulan karanlık, döngüsel bağ. 10. Ekim Gelincikleri İlaçlarla bastırılmış duygular ve yapay iyileşme. 11. Berck-Plage Sakat bedenler üzerinden ölümün soğuk, sıradan yüzü. 12. Ariel Kontrolsüz hız, arınma ve benliğin çözülüşü. 13. Ölüm A.Ş. Ölümün kurumsallaştırılması, insan hayatının değersizleşmesi. 14. Nick ve Şamdan Yahudi kimliği, tarihsel travma ve kişisel acının iç içe geçişi.
Ariel ve Seçme ŞiirlerSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınları · 20222,476 okunma
Yaşamın tek öğretmeni yalnızca yaşamdır
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 23:58
Evet bu okuma 3. okumam oldu. En sonunda bir şeyler yazabildim :) 10 yıl önce okumuşum bu romanı, sonrasında 5 yıl önce kitap kulübü etkinliği için okumuşum ve şimdi tekrardan Kaan Öztekin (Kaan Ö.) çevirisi ile okudum. Öncelikle çeviri oldukça başarılı. Kaan’ı bu yönden tebrik etmek gerekiyor. Böyle bir romanı çevirmek oldukça zor olsa gerek. Romana gelecek olursak, bu roman, klasik roman anlayışını bilinçli olarak reddeden bir eserdir. Unamuno bu eserinde yalnızca bir hikaye anlatmakla kalmaz; insanın varoluşunu, özgürlüğünü, yazgısını ve Tanrı karşısındaki konumunu sorgular. Sis, yazarın “nivola” adını verdiği türün en önemli örneklerinden biridir ve bu yönüyle Unamuno’nun edebiyat anlayışını anlamak açısından merkezi bir yere sahiptir. Unamuno’nun bu romanı edebiyat dünyasına, klasik anlayışa aslında bir başkaldırıdır. Unamuno, Sis için özellikle “roman” demek istemez ve eseri bir nivola olarak adlandırır. Bu kavram, geleneksel romanın olay örgüsü, zaman-mekan düzeni ve psikolojik derinlik iddiasına karşı bir duruşu temsil eder. Nivolada önemli olan olaylar değil, düşünceler, varoluşsal çatışmalar ve karakterlerin bilinç hâlleridir. Bana göre Unamuno’nun nivola anlayışı, onun felsefi yönüyle doğrudan bağlantılıdır. Yazarın bu felsefi yönünü Yaşamın Trajik Duygusu’nda (Yaşamın Trajik Duygusu) daha net görebilirsiniz. Yazar, insanın mantıklı ve düzenli bir dünyada yaşamadığını, aksine belirsizlik içinde var olmaya çalıştığını savunur. Bu nedenle Sis’te olaylar çoğu zaman dağınık, rastlantısal ve sisli bir atmosfer içinde ilerler. Okur da bu sisin içine çekilir ve kesin cevaplar yerine sorularla baş başa bırakılır. Kitap önsözüyle sizi şaşırtmaya başlıyor. Kitaba önsöz yazan Victor Goti karakterini, bundan
Edebiyat & Roman
SisMiguel de Unamuno · Ketebe Yayınları · 20266bin okunma
Reklam
Reklam