Eğer sitâreye hükm olsa vaslın ey mehrü
Yâşımla rûz u şeb âfâkı pür-sitâre kılam
Ey ay yüzlü, eğer sana kavuşmak yıldızların tesiriyle olursa, gece gündüz ağlayarak ufukları gözyaşımın yıldızlarıyla doldurayım.
Gelin hanımın ismi ne?
- Sitare Hanım.
- Güzel mi!
— Neresi güzel ben de bilmem. Renk desen yok, kaş desen düşük, boy desen meydan süpürgesi...
— Böyledir de niçin bu kadar ayıla bayıla aldı?
- (Başparmağıyla para sayar gibi işaret ederek) Bu var
bu! Şimdi güzelliği kim arıyor?
— (Kapıya kadar gidip etrafı merakla dinledikten sonra)
Öteki nasıl?
- (Sesini yavaşlatarak) Fena. Pek fena... (Tavrını değiştirerek) Âlem düğünle meşgul! Nene lazım oraları sorarsın.
Herkesin tasası sana mı düşmüş!
— Yook! Bir erkek için hastalanan, bir herife varmak için para verenlere acırım da onun için, yoksa...
Bir yıldız kaydı. Gözümle gördüğüm âlemi ile kafamın içindeki âlemin birbiriyle örtüştüğünü derinden hissederek Temmuz göğüne bütün dikkatimle yoğunlaştım. Sanki onları okursam, yıldızların düzeni bana hayatımın bütün sırlarını verecekti.