Sabahattin Ali’nin kullandığı sade dil kitap boyunca devam ediyor. Betimleme yerine karakterlerin aldığı kararlarda çevresinin ve psikolojik durumlarının etkisini derinlemesine anlatır.
Her gün yanımızdan geçen, kendi halinde, yüzlerinde en ufak bir belirti olmamasına rağmen içlerinde ne fırtınalar koptuğunu; dünyada kendi yerlerini bulmak için nasıl savaşlar verdiklerini anlatır. Kitapta geçen; "Muhakkak ki dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamında bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruh vardır!" cümlesinde buna değinir. Kitapta; kendi halinde, yaşını almış, dışarıya en ufak bir merak uyandırmayan ve toplum tarafından görünmeyen Raif Efendi'nin gençliğinde yaşadığı yarım kalmışlıkları anlatıyor.
Maria ve Raif, birbirleri için birer kurtarıcı gibidirler. Raif, Maria sayesinde hayatta bir "anlam" bulur; Maria ise Raif sayesinde "gerçekten sevilebileceğine" inanır.
"Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamında bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruh vardır! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insanı, meçhul tarafları hiç yokmuş gibi, sadece dış görünüşü ile tanıyıp hakkında hüküm vermeye yelken açıyoruz?"
Aleksey İvanoviç, soylu bir aileden gelmesine karşın meteliksiz kalmış bir gençtir. General’in çocuklarına özel ders veren bir öğretmendir. Sadece öğretmenlik yapmaz, ailenin bütün işlerinde bir uşak gibi kullanılır.
Eğitimli ve entelektüel bir kişi olmasına rağmen, parası olmadığı için zengin insanlar tarafından aşağılandığını ve adam yerine konmadığını düşünür. Bu durum, kumar masasında kendini kanıtlama ve güç kazanma hırsını besleyen en büyük motivasyonudur. Aslında kazandığı büyük paradan sonra Polina ile birlikte olup hayatının geri kalanını mutlu geçirebilirdi; ancak kazandığı binlerce frank, İvanoviç'i özgürleştirmek yerine daha büyük bir prangaya dönüştü.
Oynadığı her oyunda kaybettiği her kuruşu bilirken, kazandıklarını hiçbir zaman gözü görmüyordu. Bay Astley ile karşılaştıkları bölümde, Astley ona üzülür; hayatını kurtarması ve yeni bir başlangıç yapması için para teklif eder. İvanoviç eskiden olsa bu parayı asla kabul etmezdi ama o artık bir bağımlıdır ve bitmek bilmeyen kumar tutkusunun esiri olmuştur.
Bu parayı cebine koyduğunda aklından geçen ilk şey "yeni bir hayat" değil, "Bu parayla gidip rulette şansımı tekrar deneyebilirim. Yarın, yarın her şey bitecek!" düşüncesidir.