Çoğunluk oturmadan önce sofrada önlerine neyin konulacağını bilmek ister; ziyafeti hazırlamak için uğraşanlarsa bunu bir sır gibi saklamak dileğindedirler; çünkü merak, yapılacak övgülerin daha yüksek sesle yapılmasını sağlar.
Sayfa 924
Şimdi kalmadı böyle nezaket.
Meyhaneler yılda bir ay, ramazanlarda Müslüman müşterilerinden mahrum kalırlardı. Meyhaneciler, sofra başı olan hatırlı müşterilerinin evlerine ramazan bayramının ilk günü birer büyük tabak midye yahut uskumru dolması yollarlardı. Bunun manası da "bizi unutmayın" demekti.
Sayfa 68
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
3. Buharlaşma Sonrası Kalanlar: Ter, deriden buharlaştığında, geride kristalleşmiş maddeler bırakır. Mikroskopla bakıldığında bunlar; sofra tuzu (adi tuz) ve nişadır (amonyum klorür) kristalleridir. Terin bileşimi sabit değildir; terleme süresine göre değişir. Çıkan ilk ter, içindeki yağ asitleri nedeniyle daha asidiktir. Sonradan akan ter, daha fazla mineral ve tuz içerdiği için daha tuzlu bir hal alır. Terleme ve böbrek
Bir Şair Bir Kitap
Dilek Kartal – Çifte Açmaz çok mu güzel diye orda çocuklar değmesin diye mi nazar kem gözlerden yıllardır kurşun döküp duruyorlar tepelerinden ** herkes o ilk acıyla ölmediğinde çok gücenir hayata sonra unutur ben o son dakika dediğinde otuzbeş can, ilk canlı bağlantı, olay yeri, ilk resmi sayıklama ohlar ahlara bir kez daha galip geldiğinde allahım ne çok acı vardı ** kucağımda iki avuç çaresizlik kusursuz bir sessizlik fotoğrafı gibiydim oysa sen susmak demiştin bir defasında öldürmeye tam teşebbüstür kendini dişlerine vura vura ** o saçlarıma değen dönüşlü gök kör eden ışık, o korkunç sayha inip çıkan adamlar günahkar perçemlerine asılarak birbirlerinin bir köy dolusu kadın taşları yoklaya yoklaya taşları koklaya koklaya bir köy dolusu... oğul öksüzü eller... çemberler... karanfiller... bir köy dolusu kadın :rüya
İz
Büyük dediğimiz şey küçük, küçük dediğimiz şey büyük olabilir değil mi? -Bunlar iki anlamlı sofra sözlerine benziyor, yahut da çocukların, yarasa vuran hadım oyununa. Hani sorarlar: Kim vurdu, neyle vurdu, neyi vurdu diye. Vurduğu kuş, kuş değildir, attığı taş da değildir kendi de adam değildir! Onun gibi, bunlar da iki yana çekilir. Tam olarak her biri ne vardır, ne yoktur; ne kendisidir, ne öteki ne de hiçbiri.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Akşam olması ne güzel. Lambaları yanan evler, poşetlerinde ekmek olan adamlar, birbirine karışan çatal kaşık sesleri; görmediğim sofraları düşlemek ve sarı ışıklar ne kadar güzel. İşte bu benim sığınağım oluyor: Kendime dünyalar kurmak...
Sayfa 17
Alıntı