Farklı bir bakış açısı...
“Bulaşık yıkarken dua et. Yıkanacak tabaklar olduğuna şükret; çünkü bu, yiyecek bir şeyler olduğunu, birilerini doyurduğunu, birileriyle ilgilendiğini, yemek yapıp sofra kurduğunu gösterir. O anda yıkayacak tek bir tabağı olmayan, sofra kuracağı hiç kimsesi olmayan milyonlarca insanı düşün.”
Sayfa 154 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
ŞİMDİ SÖYLEYİN BAKALIM, BAŞBAKAN KİM OLACAK
Yer: Çankaya Köşkü İsmet İnönü: - Haberim olmadan sürekli bakanlar istifaya mecbur ediliyor. Verdiğim bilgilere güvenilmeyerek sözlerim başkalarından soruşturuluyor. Devlet işlerine ait bütün kararlar sofrada alınıyor. Sorumsuzlar işe karışıyor. Bu gibilerden korkuyorum. Atatürk: - Yaa... Demek öyle! Demek devlet işleri hakkında sofrada, yani sarhoşlukla karar veriliyor, demek istiyorsunuz, öyle mi? Bu nasıl söz? Bu nasıl düşünce? Bu ne cüret? Amacını anlıyorum. Pekâlâ... ... Ali Çetinkaya'ya, Atatürk sofrayı dağıtınca İsmet Paşa’nın ne yaptığını, ne durumda olduğunu sordum. Ali Çetinkaya kendine özgü kıs kıs gülüşüyle, sofra hikayesini olduğu gibi anlattı: "Hâlini görmeliydin. Süklüm püklüm olmuştu. Öyle şaşırmıştı ki vedalaşmadan kaybolup gitti. Herhalde gece uyuyamamıştır." ... Yer: İstanbul'a Hareket Eden Tren Kılıç Ali Paşa: - Paşam! Olan bitenden haberimiz yok. Fakat muhakkak ki bir olağanüstülük var. Bundan dolayı da meraktayız. Lütfediniz, bizi meraktan kurtarınız. Atatürk gayet doğal bir sesle cevap verdi: - Önemli bir şey yok. İsmet Paşa biraz yorulmuş da kendisine bir süre için izin verdim. Atatürk’ün asabiyeti geçmişti. Aksine neşeliydi. Yine ikimize sordu (Cevat Abbas ve Kılıç Ali):
Sayfa 313 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
COK MÜHİM KONULAR KONUSULACAKSA SOFRA DA İCKİ OLMAZDİ
Ayni saatlerde Mustafa Kemal Pasa da bazi arkadaslarini Cankaya Köskü'ne yemege cagirdi. İsmet Pasa, Fethi Bey, Fuat Bulca, Rusen Esref, Kâzim Özalp, Kemalettin Sami ve Halit Pasa sofrada yerlerini aldilar. Herkes sofrada icki olnamasindan , cok ciddi bir sey konusulacagini anladi.
Sevişilmemiş geceler, yalnız uyumuş uykular, susulmuş şeyler. Hepsi orada, adına huzur diyeceğimiz O büyük örtünün altında saklanıp durmuştu. Bu kadar mıydı? O kadar da aşık değildik ama huzurluyduk. Böyle bir izah yeterli miydi benim için?
Sayfa 40·Kitabı okudu
Ne huzurluymuş aldatılmak!…
Tuhaf bir teslimiyet ile kuş gibi oturdum. Aldatılmanın, kandırılmanın kadınsı içe kapanıklığı üzerime geldi. Hiç yapmadığım şekilde çay demleyip köşeye çekilmek, rahmetli Hüseyin Rahmi gibi dantel örmek istedi canım. Ne huzurluymuş aldatılmak, aldatmanın kasırgalarından hiçbiri yok, müthiş bir sükûnet, temizlik duygusu, adeta şükredecek bir halde olma, munislik ve saffet ile odamı doldurdu. Koltukta oturuşum efendilik timsali, bardağı elimde tutuşum bir bardak çay bulması nice güçlüklerden sonra gerçekleşmiş de on parmağın tüm lütfunu cama geçirmek istiyormuş gibi, sımsıkı, çepçevre, odada duyduğum sessizlik iyilik ve huzur dolu idi. Anladım ve hissettim ki aldatıldığım an tanrıya yakın ve müteselli olduğum andı. Çay da, cam da, çorba da, kaşık da, her şey, koltuk ve halı da tüm yumuşaklığı ile bu hali sarıyor, en üstün ve yırtıcı halle elde edilmiş üstünlük gecelerinin bir zerresini bulamadığı zehirli akşamlara tuhaf bir hatıra bırakıyordu. Her şey dile geldi ve konuştu. Her şeyi anladım ve kabul ettim. İçimi sönmekte olan bir çini soba sıcaklığı, kederden uzak bir gecenin, fısıltısız, hiddetsiz, şeytansız bir odacıkta olmanın sonsuz tülü sardı. Uykum gelmesin diye dua ettim, ama bir müddet sonra geldi. En uyanık halimle uyudum. Aldatılmada insandan umudu kesmenin eşsiz huzuru vardı.
Sayfa 18 - İletişim Yayınları 10. Basım·Kitabı okudu
Adelaida bütünü ile tıpkı sofra gibi, eşyalar ve yemek odasında soluduğumuz hava gibi, büyük bir temizlik ve dinginlik duygusu veri­yordu...
Can yayınları / pdf·Kitabı okudu
Alıntı