Yol
Birisine en son ne zaman bir yol gösterici olarak yardım ettiğiniz düşünün.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Kedisi sokağa kaçmış Biriyim ben ve içimde Kekeme bir kuş Ötüyor ötüyor ötüyor Ve son günlerde durmadan Yalpalıyor bütün sözler Birisi adımı sorsa meselâ Dilim sürçüyor
Sayfa 128·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yok etme kavramını iyice anla­mamız son derece önemli, çünkü "yok etmek" sadece kötü bir son anlamına gelmiyor. Yok etmek, yeni olanın gelebilmesi için eski olanın gitmesi veya şekil değiştirmesi anlamına ge­liyor.
Alıntı
duygusal aşk hikâyesi kitapları
Bu tür yapıtları dikkatle okumaya başlamamın basit bir nedeni vardı: Dilimizi doğru kullanmak, söz dağarcığını geliştirmek için son derece etkili bir yoldu. güzel bir aksanla dil hakimiyetine sahip olmanın çekici bir özellik olmadığını düşünmedim hiç, bu yetilerimi elimden geldiğince geliştirmeyi hep görevim saydım. Bunun için en basit çözümlerden biri, kendinize ayırabildiğiniz saatlerde güzel bir dille yazılmış bir kitaptan birkaç sayfa okumaktır.
Sayfa 142 - YKY
İnsanı asıl mutlu hissettiren ulaşılacak son durak değil, o hedefe varana dek yürüdüğü yoldur. O yol çok engebeli ve tüketicidir, müthiş bir sabır ister; ancak biz o süreci iç dünyamızda değerli kılmazsak, ulaşılan başarı bunca emeğin yanında küçücük kalır..
Sayfa 239 - DK·Kitabı okuyor
Alıntı
Onca atamızdan birini anımsatmam gerek: 'Görüyoruz ki, insan ömrünün sonuna vardın, yüz yaşındasın ya da yüzü geçtin, haydi gel, ömrünün bir muhasebesini yap. Düşünsene, tefeci, metres, patron, müşteriler ne çok zamanını aldı; karınla yaptığın kavgalarla, kölelerine verdiğin cezalarla ve kentte görevin için koşuştururken ne çok zaman kaybettin. Bunlara bizzat sebep olduğumuz hastalıkları ekle; yine boşa geçen, değerlendiremediğimiz zamanı ekle, sana ait yılların sandığından daha az olduğunu göreceksin. Geçmişini, ne zaman kesin bir plan yaptığını, ne kadar az günün tasarladığın gibi geçtiğini, ne zaman yüzünün doğal haline büründüğünü, ne zaman zihninin huzursuz olmadığını, böylesine uzun bir ömürde ne başardığını, sen kendin ne kaybettiğini anlamazken, birçoklarının senin yaşamından ne kadar çok çaldığını, yersiz kederin, aptalca mutluluğun, açgözlü şehvetin, dalkavukça ilişkinin yaşamından ne kadar çok çaldığını, sende sana ait ne kadar az şey kaldığını yeniden düşün, göreceksin ki vaktinden önce ölüyorsun." O halde bunun nedeni nedir? Sonsuza dek yaşayacak gibi yaşıyorsunuz, zayıflığınız aklınıza hiç gelmiyor, şimdiden ne çok zamanın geçip gittiğini göz önünde bulundurmuyorsunuz; bir şeye veya birine adadığınız bir gün son gününuz olabilecekken yaşamınızı, tükenmez, dolu bir kaynaktan geliyormuş gibi harcıyorsunuz. Ölümlü olan her şeyden korkuyor, ölümsüz olan her şeyi arzuluyorsunuz. Birçok kişinin şöyle dediğini işiteceksin:❝Elli yaşına gelince inzivaya çekileceğim, altmışıncı yaşım beni tüm yükümlülüklerimden azat edecek." Peki, daha da uzun yaşayacağının güvencesini nereden alıyorsun? Bunun planladığın gibi olmasına kim izin verecek? Yaşamının geri kalan kısmını kendine ayırman ve iyi bir zihin yaratmaya sadece hiçbir işin yapılamayacağı bir dönemini adamak seni
Alıntı