Puan vermedi·238 syf.··
2026 8. kitabı
İlber Ortaylı’nın kitabındaki tavsiyesiyle radarıma giren Puslu Kıtalar Atlası, son zamanlarda okuduğum en etkileyici yapıtlardan biri oldu. Hikaye, hiç bilmediğim kadim bir İstanbul’un dehlizlerinde, düşlerle gerçekler arasında hayat buluyor. İhsan Oktay Anar'ın o hayal gücü yüksek, felsefi ve buram buram zekâ kokan üslubuna hayran kalmamak elde değil.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:32
Alex Schulman Bence fazla travmatik bir kitaptı. Akışı ve hikayesi güzel. Okurken sıkılmadım. Merak ve sorular silsilesi son sayfaya kadar devam ediyor. Hüzünlüydü. Normalde daha çabuk biterdi ama küçük bebeğim olduğundan dolayı boş vakit bulabilme şansım kısıtlıydı. Normalde max 2 günde sindirerek rahatça okunur. Anne olgusu benim için çok yüksek bir yerde. Annesine aşırı bağlı biri olarak, bu satırları okurken zorlandım. Sanki ben yaşıyormuşum gibi çok zor, çok korkunç bence. Otokontrolünü sağlayamayan insanların çocuk yetiştirme konusunda destek alabilmeleri şart!! Yoksa sorunlu bireyler yetişip bu bozuk psikolojik durumu nesillerce devam ediyor. Ne gerek var ki? Öz eleştiri yap ve kendini bil! Ona göre davran ve ona göre yetiştir. Son olarak; kitabı beğendim,tavsiye ederim.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,108 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan bu Dünyada kendine bir yer bulabilir mi?
9/10
·224 syf.··
2026 41. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf romanı, bana göre yalnızca bir aşk hikâyesi değil; kendini ait hissedemeyen bir insanın yaşam mücadelesidir. Yusuf’u okurken onun asıl savaşının çevresindeki insanlarla değil, içine doğduğu ve bir türlü uyum sağlayamadığı düzenle olduğunu düşündüm. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Yusuf, daha çocukken hayatın sert yüzüyle tanışır. Bu yüzden çevresindeki insanların çoğundan farklıdır. Haksızlıklara boyun eğmemesi, çıkar ilişkilerine uzak durması ve duygularını kolay kolay göstermemesi onu güçlü gösterse de aslında derin bir yalnızlığın içine sürükler. Romanda beni en çok etkileyen nokta, iyi bir insan olmanın her zaman mutlu olmaya yetmemesiydi. Yusuf dürüst kalmaya çalıştıkça çevresindeki yozlaşmış düzenle daha fazla çatışır. Bu durum, insanın bazen yanlış bir dünyada doğru kalmaya çalışmasının ne kadar ağır bir bedeli olabileceğini düşündürüyor. Muazzez ile yaşanan aşk ise yalnızca iki insanın sevgisi değildir. Aynı zamanda Yusuf’un tutunmaya çalıştığı son umut gibidir. Ancak roman ilerledikçe insan, bazı kayıpların yalnızca insanların değil, şartların ve düzenin de eseri olduğunu görüyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: İnsan gerçekten ait olmadığı bir dünyada mutlu olabilir mi? Sabahattin Ali bu soruya kesin bir cevap vermiyor; fakat Yusuf’un hikâyesi üzerinden okuyucuyu uzun süre düşündürmeyi başarıyor. Bu yönüyle Kuyucaklı Yusuf, insanın yalnızlığını, adalet arayışını ve hayata tutunma çabasını derin bir şekilde anlatan unutulmaz bir roman.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,7bin okunma
9/10
·448 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:50
!!SPOİLER!! Baştan sona çok akıcı ve güzeldi. Normalde dram severim, beni o kadar fazla etkilemez Ama Niyx ın ölümü beni paramparça etti Sonradan gelen bir karaktere bu kadar bağlanacağım hiç aklıma gelmezdi. Sadece bağlanmak da değil, kesinlikle enn çok özgürlüğü hak eden oydu. Sırf bunun için o kadar çok fedakarlık yaptı ki. En kötüsü de bundan kimsenin haberinin olmaması. Herkes onu kötü biri sanırken aslında en büyük kahraman oydu. Onun dışında Alex'in ailesinin kızlarını hiç arayıp sormamaları ve hiçbir şeyden haberlerinin olmaması biraz garip. Alex ölüm kalım savaşı verirken bunlar toprak keşfetme peşinde Sonunda kaiden ile olan ilişkileri biraz daha önplana çıktı. Diğer kitaplarda sadece kısa konuşmalar falandı ama bu kitapta baya baya sevgili oldular sonundaa Alex'in karakter gelişimi de çok güzel. İnanılmaz bir gelişim gösterdi. Sürekli onun bir yerlere gidip onları uyarmasına ama kimsenin dikkate almamasına çok sinirim bozuldu. Kız o kadar sizin için geliyo ikna etmeye çalışıyo ama dalga geçiyorlar. Halbuki sizin iyiliğiniz için.Hele ki sonda o kadar dövüşü kazanıp hiç bir şey yapmamalarııı... çok kötüydü. Bir de her şeyin bir ilaçla saniyeler içinde iyileşmesini çok sevmedim. O kadar yaralanmayla gerçekte olsa yaşayamaz ama küçük bir ilaçla hemen geçiveriyor. Küçük yaralar tamam ama büyükler için biraz daha süre geçse bence daha iyi olurdu,böyle sanki oyun oynuyorlar gibii. Umarım Roka'da diğer kitapta hemen uyanır. Onu da çokk sevdim artık uyansın. Çok güzel bir seriydi son kitabı okumak hem çok istiyorum hem istemiyorum çünkü seriye veda etmek istemiyorum Sanırım güzel bir seri okumanın en kötü yanı bu
GraevaleLynette Noni · Artemis Yayınları · 2023203 okunma
O nasıl bir son !!
9/10
·128 syf.·
2026 39. kitabı
Tarık Tufan dan okuduğum üçüncü kitap. Diğer kitapları da çok etkili başlayarak şok etkisi yapan sonlarla bitiyor. Sanırım yazarın özellikle dikkat ettiğim özelliği bu. Bir yere kadar okuyup gelince bir anda şok etkisi yaratacak bir olayın içinde buluyorsunuz kendinizi ve gidişatı hiç de öyle tahmin etmiyorsunuz. Bunu yaparken de son derece yavaş ve emin adimlarla ilerliyor. Okuduğum kitapta yine kahramanımızin adı verilmemiş ilk bölümde 34 yaşında kanser hastası olduğunu doktorla yaptığı konusmadan anliyoruz. Hastalık ilerledikçe ailesinin evine gitmesi gerektiğini düşünüyor ve ailesine geliyor. Bu arada yavaş yavaş geçmişine doğru giriş yaparak İlknur ile tanisiyoruz. İlknur ile evlilik hayaller kuruyorlar ancak zamanla ilknurun yaşadığı gerçekler ile yüzleşen kahramanımız onunla yollarını ayırmayı seçiyor. Ve bir sabah İlknur mahalleden gidiyor. Tüm mahalleli kahramanımızı suçluyor. Hasta olunca mahalleye dönen kahramanımiz kitap boyunca iç monolog halinde yaşadıklarıni ,hissettiklerini aktarıyor. Yazar bunu yaparken kısa ve etkili şekilde yapıyor. Ki okudukça kahramanın yerinde kendinizi buluyorsunuz. Ve derken son iki sayfada etkili vuruşu yapıyor ve bitiriyor. Ben böyle bir son hayal etmemiştim. İnsanın zamanında yapmadıklarından ne kadar pişman olabileceğini acı bir gerçekle önümüze seriyor yazar. 120 sayfada bu kadar duyguyu biraraya getirmek ve barındırmak gerçekten büyük başarı. Tarık Tufan bundan sonra her zaman okuyacağım bir yazar.
Hayal MeyalTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20207,2bin okunma
Türkiye gezmesi çok ucuz bir ülke ve insanı da yardımsever!
9/10
·288 syf.··
2026 43. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:02
İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Arkasında dürüstlük, doğal dostluk ve sıcaklık bırakırsa her zaman yaşar ve de anılır. Bazen böyle oluyor; en sevdikleri, insanın hayatından tak diye çıkıyor, diyor Johann Wolfgang Von Goethe bir kitabında. Oysa, "Hayat bizi yavaş yavaş ölüme alıştırır," diyordu Orhan Kemal El Kızı'nda... #305423857 Ölümler mi hızlanmaya başladı biz mi giderek yavaşlıyoruz? Necip Fazıl Kısakürek misali, "Kefenimizden evvel çürüyoruz." Y - A - V - A - Ş - L - A - Y - I - N . . . Koştukça geç kalıyorsunuz çünkü. Acele ettikçe yetişemiyorsunuz. Oysa bir şehri tanımanın en iyi yolu yürümekten geçer: "Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz." Hızla akıp gidiyor çağ ve o çağın akıntıya kapılıp giden insanlarıyız. Ufacık tatillere kocaman geziler sığdırmaya çalışıyor, gittiğimiz yere en hızlı ulaşım araçlarıyla gidiyor, nereler popülerse orayı gezmeye çalışıyoruz. Ne gezdiğimiz yerleri kendimiz seçiyor ne de oraya dair bilgileri araştırıyoruz. Oysa, "... şehri gezerken bile okuyacaksınız. Yirmi saat geziyorsanız mesela, iki saat okuyacaksınız," diyor İlber Hoca, keşif ancak böyle mümkün, o ruhu koklamak... youtube.com/shorts/2_pLX7mX... "Öğrenmek kolay; fakat hiçbir şey yapmadan sızlanmak daha da kolay." Gel Dünyayı Keşfedelim, Dünyadan Türkiye'ye uzanan bir yolculuk, Asya'nın bozkırlarından yola çıkıyor, Avrupa'yı aşıyor, Balkanları geçiyor, Ortadoğu'dan Türkiye'ye uzanıyorsunuz. Bütün yolculuklar gibi bu yolculuk da kahramanın evine dönmesi ile son buluyor: İzmir'den Ayvalık'a uzanıyor, Eskişehir'i tadıyor, Ani Harabelerinden Kars'a sesleniyorsunuz. Her yol gibi bu yol da muhakkak Aksaray'dan geçiyor, Türkiye'nin İtalya'sı Safranbolu'nun atmosferini soluyor, Kapadokya'yı
Gel Dünyayı Keşfedelimİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2024821 okunma