"Yeryüzünün güzelliğini seyre dalanlar,yaşam sürdükçe tükenmeyecek güç pınarları bulurlar."
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Alıntı
Serin olur Paris’te haziranın ondördü. Sabah onbuçuk gibi uyandık. Kahvaltı söyledik. İstanbul’a telefon edip, çocuklarımızla konuştuk. Anneler günü satışlarının tadı damağında kalan kimi amerikalı tüccarların icadettiği ve son yıllarda, ister istemez kanıksanmış olan babalar günüymüş meğer, o gün. Kızlarım telefonda: - Bayramın kutlu olsun!
Reklam
İçimden haykırmak geliyor: "Bu çok çocukça bir şey; bir çocuğun inancından farksız." Tannm, çok yaşlıyım, yeryü­zündeki son kadınım.
yaşlılık sahiden çok kötü değil mi?
Feminist hareket başından beri kutuplaşmıştı. Reformist düşünür­ler toplumsal cinsiyet eşitliğini vurgulamayı tercih etmişlerdi. Fakat devrimci düşünürlerin istediği, kadınları mevcut sistem içerisinde daha fazla hakka kavuşturacak birtakım değişimler yaratmaktan ibaret değildi. Bizler o sistemi dönüştürmek, ataerki ve cinsiyetçiliğe bir son vermek istiyorduk.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
“Tüm mutlu sonlar beyaz atlı şövalyeler için değildir, sevgilim. Bazen kötü adam kızı kazanır. Bu da hikayeye çok daha ilginç bir son vermiyor mu? Karanlık kalbimin her zerresiyle, Senin canavarın.”
Reklam
Reklam