Öleceğini hissetmek...
Z. Osman, isteği dışında Ankara'ya atanır, 1945 yılında memurluk hayatından ayrılır. 1945-1950 yılları arasında, İstanbul'da Milli Eğitim Basımevi Tashih Bürosu şefi olarak çalışır. Kalp krizi geçirir, bu yüzden işini bırakmak zorunda kalır (1950). Evinde, Varlık Yayınevi'nin işleriyle uğraşmaya devam eder. Ziya Osman, son şiirlerini (1947-1957) "Nefes Almak" adı altında toplar, ölümünden sonra yayınlanmak üzere bir zarfa koyar. Ölüm yılı için "195.." yazar, elliden sonra gelecek rakamı açık bırakır. "Hangi yılsa o, hangi ayın hangi günü, Saati çalınca, gelince sıran." ("Ölmek Konusunda", Nefes Almak, s. 43) diyen şair, "Başkaları var başka bir yerde Bırakıp gideceğim hepinizi" ("Başka", Nefes Almak, s. 36). diyerek aramızdan ayrılır. 29 Ocak 1957'de Kadıköy'de ölür, Eyüp Sultan Aile Mezarlığı'na gömülür.
Sayfa 172
İslâm, getirdiği hayat nizâmı ile, müşriklerin nefsâni azgınlıklarına son veriyor, haktan, adâletten, kıyametten, yeniden dirilip hesap vermekten, yapılan kötülük ve haksızlıkların cezasız kalmayacağından bahsediyordu.
Sayfa 288 - Erkam Yayınları, İstanbul 1434 / 2012·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Annesinin kokusunu ölene kadar taşırdı her çocuk, ölürken aldığı son nefeste bunu hatırlardı.
Sayfa 78 - İletişim·Kitabı okudu
Edebiyat
Hayalgücü hakkında o kadar az şey biliyoruz ki onunla ilgili bırakın doğru cevaplar vermeyi, doğru soruları bile soramıyoruz. En bilge akıllar bile yaratımın kaynağı hakkında herhangi bir şey söyleyemiyorlar; bir sanatçı da yaratım sürecine dair anlaşılabilir şeyler söyleyecek son kişidir. Gerçi anlamlı şeyler söyleyen başkaları da olmadı.
Sayfa 8 - Sunuş·Kitabı okuyor
“Allah’ım! Gerçek hayat sadece âhiret hayatıdır.” (Buhârî, Rikàk, 1)
Düşman Eline Havuç Vererek Seni Övüyorsa Puştluk Kimdedir?
Dost Görünümlü Düşmanın Övgüsünün İçinde ki Puştluk Niyetin Ne Olduğunu Sorguluyoruz Son yıllarda ki ikinci açılım sonrası Irak Libya Suriye de İran ile Filistin soykırımcı yapıyla bağlantılı dış siyaset ve iç siyasette ki kullanışlı kirlenmeyi bazı hatırlatmalar yaparak bu yazıyı her okuyanı kendine bir kez daha getirmeye gayret edeceğim. Birden bire 15 Temmuz sonrası sivil darbenin tek yetki bekçisi bir siyasi parti ırkçı milliyetçi bölücülük siyaseti yapan bir parti olduğunu da ekleyerek bir başka ırkçı milliyetçi bölücülük siyaseti yapan parti ile yan yana gelerek elli bin insanımızın katili bir bebek katili teröristi siyasi muhatap yapmaya kalktığı gün ikinci açılım dış baskı iç destekli çaba ile başlatıldı. Irkçı ve mezhepçi bölücülük siyaseti yapanlar özelleştirme talanı ile de liberal soyguncular ile iş tutarak ülkemizi son çeyrek yüzyılda soyup soğana çevirenler olduğunu unutmayalım. Türk ulusunun sorunu ekonomik soygun ve imtiyazlı koruma anlayışı yüzünden adaletsizlik olup bunun sebebi ise tek yetki sivil darbesidir. 1960'dan bugüne yapılan tüm askeri darbeler ve ekonomik soygunlar da çok çeyrek yüzyılda yapılan vahşi hukuksuz soygunun ön hazırlığı olarak görmek gerekir. Dost görünümlü düşmanlık yapan dünyayı kana bulayan silah düşman ve savaş üreterek doğal kaynak talanı yapan Amerika ve haçlı Avrupa ile İngiltere çetesi Anadolu da istenmeyen haline gelince iç ve dış destekli yayılmacı kötülük yeni kötülük üretme peşine düştüler. Bop projesi eşbaşkanı Irak Libya Suriye politikası ile bu dost görünümlü düşmanın her istediğini siz yeniden Osmanlı olacaksınız havucu ile aldattı ve Suriye'de sayesinde bin yıllık hedefimize ulaştık dediler. 2071 hedefi ile Sultan Alparslan'dan intikam almak ve doğu roma şer imparatorluğunu yeniden Osmanlı adı altında
Hayata Dair