Puan vermedi·616 syf.·
2025 63. kitabı
Edip Cansever'in Ben Ruhi Bey Nasılım şiir kitabıyla başlayan Sonrası Kalır 2 kitabı, tüm şiirlerinin yer aldığı Yapı Kredi Yayınları’nın iki ciltlik Sonrası Kalır 1 ve 2 eserlerinin ikincisidir. Edip Cansever şiiri, “İkinci Yeni” olarak adlandırılan (Orhan Veli ve arkadaşlarının Birinci Yeni akımına tepki olarak çıkan) modern/yenilikçi şiir anlayışıyla şekillenmiş; bireyin iç dünyasına, insanın varoluşsal trajedisine ve toplumsal yabancılaşmaya odaklanmıştır. Bu ciltteki şiir kitapları ve içerikleri şöyledir: Ben Ruhi Bey Nasılım (1976): Şairin en özgün yapıtlarından biri olan bu kitap, Ruhi Bey adlı bir karakterin çocukluğundan yaşlılığına uzanan içsel ve dışsal dramını ele alır. Kitapta çiçek sergicisi, meyhane garsonu ve genelev kadını gibi çeşitli karakterler kendi bakış açılarından Ruhi Bey'i ve çöken bir dünyayı anlatırlar. Cansever, Ruhi Bey karakterini Krepen Pasajı'nda gördüğü yalnız bir adamdan esinlenerek yaratmıştır. Sevda ile Sevgi (1977): Şair, bu kitabı birbirinden ayrı ama birbirine bağlı parçalardan oluşan bir "resim sergisi" gibi kurgulamıştır. Kitapta "sevda" bireysel tutkuyu, "sevgi" ise daha geniş, toplumcu bir hümanizmayı simgeler. Şairin Seyir Defteri (1980): Doğanın şiirine iyiden iyiye yerleştiği bu yapıtta, "duymayı düşünmek, düşünmeyi duymak" şeklinde özetlenen bir iç konuşma hâkimdir. Şarkı sözleri ve halk şiiri kalıpları gibi unsurlar, kaynağı belli edilmeden şiirin dokusuna yedirilmiştir. Eylülün Sesiyle (1981): Şairin Seyir Defteri'nin bir devamı niteliğindedir. Evrensel bir yalnızlık planında "içe kapanışın" şiirlerini barındırır. İçindeki "Gelmiş Bulundum" şiiri, şairin en yetkin ve olgunluk dönemi eserlerinden biri kabul edilir. Bezik Oynayan Kadınlar (1982): Cansever'in dramatik şiirdeki ustalığını kanıtladığı bu kitapta,
Şiir
Sonrası Kalır 2Edip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 20201,994 okunma
İLK İNCELEME HEYECANI :)
9/10
·536 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 17:45
İlk kez lisedeki edebiyat öğretmenimden adını duyduğum bu kitabı lise bittikten tam 9 sene sonra okumak kısmet oldu. Demek ki zamanı şimdi gelmişti. Bana söylemesi gerekenler şimdiye aitti. Trabzonda doğmuş ve büyümüş biri olmama rağmen ilk kez yaşadığım şehrin sokaklarında bu kadar büyülenerek gezdim. Her betimleme beni sanki o anın, o yılların içindeymişim gibi hissettirdi. Tabi yalnızca Trabzon’da geçmiyor hikaye. Azerbaycan, Batum, Tebriz, Taht-ı Süleyman, İstanbul… Geçtiği her şehirde, yürüdüğü her sokakta sanki ben de onunla birlikte yürüdüm. Çölün dayanılmaz sıcaklığını, Karadeniz’in ansızın gerçekleşen fırtınalarını yağmurunu, sonra yine ansızın ortaya çıkan bahar havasını soludum. Dili oldukça etkileyici, kurgusu son derece başarılı olan bu romanda zaman nasıl aktı, hikaye nasıl bitti anlamadım. Son sayfaya gelince son kez bir yokladım acaba başka bir sayfa daha yok muydu diye :) "İki ırmak onlar" diyor yazar romanının kahramanları için. Setterhan ve Zehra. Gerçekten de öyle fakat öyle güzel birleşiyor ki hayatları taşlar öyle güzel yerine oturuyor ki her şey bu birleşme içinmiş gibi hissettiriyor. Romandaki her kahraman o kadar derin işlenmiş ki hiçbiri için bir boşluk bırakılmamış. Herbirinin kendi hikayesi, kendi acısı, kendi yolu var. Özellikle değinecek olursam Büyük Hanımın muhacirlik dönemi yaşadıkları o kadar etkileyici işlenmiş ki o çok sevdiği evinden ayrılırken, hayatta kalmak için birçok şeyden vazgeçerken, ona emanet edilenleri korumaya çalışırken yine de isyan etmeyip her daim Allah'a sığınmalarında gözyaşlarımı tutamadım. Daha fazla karakterlere ait bilgi verip okuyacak olanların heyecanının önüne geçmek istemiyorum. Çünkü her sayfayı büyük bir merakla çevirdim ben. Henüz okumamış olanlar için içtenlikle tavsiye edeceğim ve benimde etkisinden
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR IV ~Mevsimi Bahardır Aşkın~ Herkese Merhabalar... Bir devir daha bitti. Evet evet bitti ya Kırmızı Güller Çabuk Solar serisine veda ettik. Yorumdan ziyade bir iç döküş yapacağım. Zaten kitabı okuyan okuyacak okumayan okumayacak ki okumayan çok şey kaybedecek benden söylemesi... Her kitapta kendini katlayan son kitap ile Everest'e tırmanıp, harika atmosferi ile yüzümüzde tebessüm, kalbimizde huzur bırakan bir seri oldu. Öyle sade ama aynı zamanda öyle dolu ve derin içimizden taaa içimizden olan karakterler, yaşananlar ile kitaplığımızda yer açtığımıza pişman olunmayacak bir dörtlü. Zaten ilk kitabı okuyan hemen devamı gelsin der akabinde çıkanlar içinde öyle. Bu seri de en sevdiğim yanlardan biri de tabi ki aralarının uzun olmaması oldu. Zaten okurken mutluyduk tamam acı olaylar için demiyorum anlayan beni anladı. Ama peşpeşe çok beklemeden gelmiş olması ise içimizin yağlarını eritti. O dönemi çok güzel ele alan gerek karakterleri gerek ambiyans olarak bizi o yıllara ışınlayan yazara çok teşekkür ediyorum. Her veda bir başlangıca davettir umuyorum ki yeni kitaplarını tez zamanda buluşturur. Bu kalem hep yazsın biz de hep okuyalım. Evet şimdi kısa da olsa son kitaptan bir kaç şey söylemem gerek diye düşünüyorum. Mutlu son Sizce bu yeterli mi? Bence nokta atışı olur. Öyle güzel mutlu sona doğru gidiyoruz ki geçmişe misafir olup, şimdi de soluklanıp geleceğe doğru adım adım yol alıyoruz. Bu kitapta herkes layığını buldu. Kimi yok oluşu ile kimi mutluluğu ile. Hak eden hak ettiğini yaşadı. Bu serinin yeri kalbimde hep başka kalacak. #kırmızıgüllerçabuksolar4 #mevsimibahardıraşkın #seldacacomments #reklam değil #tavsiye
Kırmızı Güller Çabuk Solar 4Ceyda Kalender · Artemis Yayınları · 202634 okunma
Sait Faik ve Sarnıç
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 13:10
Sait Faik 1906’da Adapazarı’nda dünyaya gelir. Varlıklı bir ailenin çocuğudur, tüccar bir babanın oğlu olarak maddi sıkıntı çekmeden büyür. Eğitimine Adapazarı, İstanbul ve Bursa’da devam eder,ardından Fransa’ya gider. Ancak diplomasız olarak Türkiye’ye döner. Bu durumda hayatındaki ilgi çekici ayrıntılardan biridir. Oldukça rahat bir hayat sürmesine rağmen edebiyatında zengin çevreler, konforlu hayatlar neredeyse hiç yer almaz. Onun kalemi hep balıkçıyı, işsizi, emekliyi, köylüyü, kimsesiz çocuğu, yoksul esnafı, kahvehaneleri, meyhaneleri ve sokakları anlatır. Ama aslında "anlatmak" da eksik bir kelime olur. Sait Faik, okurunu da o hayatın içine çekerken, birlikte yürütür, birlikte oturtur, birlikte hissettirir. Bu tercih bilinçlidir. Hayatı uzaktan seyreden bir yazar değildir o. Sokakta dolaşan, insanlarla konuşan, aynı masaya oturan, aynı havayı soluyan bir yazardır. Varlıklı bir aileden gelmesine rağmen kalbini toplumun kenarında kalmış insanlara vermesi, onu edebiyatımızda özel bir yere koyar. Üstelik bunu yaparken kendine özgü, samimi ve sahici bir anlatım kurmayı da başarmıştır. Sarnıç’taki en çarpıcı duygulardan biri, iyilik yaparken hissedilen o garip güç hâlidir. Bir Karpuz Sergisi isimli hikayesinde İhtiyacı olan birine yardım ederken insan bir an için kendini dünya yaratacak kadar güçlü hisseder. Fakat Sait Faik sadece bu gücü hissettirmez, yardım eden insanın o güçten utanabileceğini de gösterir. İnsanı idealize etmez. İşte bu dürüstlük, onun metinlerini samimi ve candan kılar. Kalorifer ve Bahar isimli hikayesinde Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler aynı sokakta yaşar. Sarı Apostol, Zargana Agop, Barbunya Ahmet… Bu isimler sadece lakap değildir; birlikte yaşamanın doğal hâlidir. Kimlikler tartışma konusu yapılmaz, hayatın akışı içinde yer alır.
İnceleme
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,408 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2023 27. kitabı
"hayattaki her gülünç şeyin altında görünmez bir facia yok mudur?" Ömer Seyfettin'in dört ayrı hikayesinden oluşmakta bu kitap: ilk namaz, bahar ve kelebekler, ant, falaka. Ömer Seyfettin, Türkçe'nin sadeleşmesindeki öncü isimlerden birisi olduğu için 1905-1917 yılları arasında yazılmış bu öykülerin dili gayet anlaşılır. Yine de yabancı olduğumuz birkaç kelime bulunmakta ama bunlar da dipnotlar için açıklanmış. İlk Namaz öyküsünde, dini motifler vurgulansa da yazar gençliğinin masumiyeti ile şu anki halini karşılaştırarak, özlemle o dönemi bizlere anlatıyor. Bahar ve Kelebekler ise iki farklı neslin kadınları ele alınıyor. Modernleşip, okuyup öğrendikçe kendini daha da yalnız hisseden, soyutlayan genç bir kıza kıyasla gençliğini mahalle bağı içerisinde gençliğinin gelenekleri ile geçirmiş yaşlı bir kadın. Ant ise iç burkan bir hikaye. Ömer Seyfettin'in gençliğine, Gönen'e ait, bir kan kardeşliği hikayesi. Buraya kadarki bu üç öykü de geçmişe özlem duyarken yaşanılan döneme ilişkin karamsarlığa değiniyor. Son öykü ise Falaka. Ömer Seyfettin'in meşhur öyküsü. Bu öykü de Ant gibi Gönen'de geçmekte. Mektep dönemi yaramazlık hikayesi aslında. Ama hikayenin sonunda Ömer Seyfettin ve ben farklı şeylere üzüldük. O hocasına üzülürken, benim kalbimi üzen oradaki en zararsız canlının başına gelenler oldu.
AntÖmer Seyfettin · Can Yayınları · 20211,877 okunma
Stratejik ve İlkesel bir Siyer Okuması
10/10
·512 syf.··
2026 1. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 00:10
بسم اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ Vadah Khanfar'ın İlk Bahar adlı kitabı, Hz. Peygamber (sav)'in hayatını klasik bir siyer anlatısı olarak değil, stratejik bir inşa süreci olarak ele alıyor. Yazar, İslam'ın doğuşunu sadece tarihsel olaylar zinciri şeklinde değil; bir toplumun adım adım nasıl dönüştürüldüğünü gösteren bir model olarak sunuyor. Kitapta Mekke dönemi özellikle öne çıkıyor. Bu dönem, güçsüzlük değil; bilinç inşasının, sabrın ve uzun vadeli stratejinin dönemi olarak okunuyor. Khanfar'a göre Hz. Peygamber, önce insanı inşa etti: İnancı sağlam, ahlakı güçlü, hedefi net bireyler yetiştirdi. Toplum ancak bu temelin üzerine kurulabildi. İlk Bahar, bize şunu gösteriyor: Gerçek değişim aceleyle değil, hikmetle, zamanın ruhunu ve "insanı" okuyarak gerçekleşir. Hz. Peygamber'in her adımı, şartları gözeten ama ilkelerden taviz vermeyen bir stratejinin parçasıdır. Hiç kimse O'nun kadar sevilmedi Hiç kimse O'nun kadar övülmedi ve kimsenin şanı O'nun kadar yücelmedi. Tebliğ ettiği vahiy kâmil bir rehber, vahyin onayından geçmiş tertemiz hayatı da en güzel model oldu insanlığa. Son vahyin ilk muhatapları için O, hem konuşan hem de yaşayan Kur'an'dı. Hiçbir özeli olmaksızın bütün hayatını vakfetti insanlığa. Öyle ki en mahrem duyguları bile vahiyle ifşa edildi. Ondan başka kim kalbini eline alıp insanlar arasında dolaşmaya cesaret edebilirdi ki. İşte ancak böylesine temiz, böylesine onurlu bir hayat, Allah'ın övgüsüne mazhar olup 'en güzel örnek' vasfını kazanabilirdi. Bu nedenle müslümanlar bu güzel ve bereketli hayatı en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alma ve gelecek nesillere aktarma hususunda çok büyük gayret göstererek bu alanda binlerce eser ortaya koymuşlardır. Peygamber Efendimizin hayatını konu edinen eserler genel olarak 'Siyer' başlığı altında
Alıntı
İlk BaharWadah Khanfar · Vadi Yayınları · 2020531 okunma