10/10
·256 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 05:25
Eser şu soruları sorar • Insan özgürlük olmadan mutlu olabilir mi? • Düzen mi daha degerlidir, özgürlük ü? • Aşk insanı neden değiştirir? • İnsanı insan yapan şey akıl mı, ruh mu? Sembolik olarak İntegral: * Aklın ve matematiğin mutlak egemenliğini, * Bireyselliğin yok edilmesini, * Devletin insan üzerindeki tam kontrolünü, * “Mutluluk için özgürlüğün feda edilmesi” fikrini temsil eder. Roman, D-503’ün tuttuğu bir tür günlükten oluşur. Ancak bu günlük sıradan bir insanın duygu ve düşüncelerini anlattığı bir günlük değildir. D-503, bu metinleri İntegral’in gelecekte ulaşacağı uygarlıklara Tek Devlet’i tanıtmak amacıyla yazmaktadır. Tek Devlet her şeyi formüllere indirmek ister. Ama insan ruhunda her zaman bir “X”, yani hesaplanamayan bir taraf vardır. Biz romanındaki başlıca karakterler şunlardır: D-503 * Romanın anlatıcısıdır. * İntegral uzay gemisinin baş mühendisidir. * Başlangıçta Tek Devlet’in düzenine gönülden bağlıdır. * Roman boyunca büyük bir iç dönüşüm yaşar. I-330 * Gizemli, cesur ve sıra dışı bir kadındır. * D-503’ün hayatını altüst eder. * Kurallara meydan okur ve özgürlüğü temsil eder. O-90
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Can Yayınları · 202311,9bin okunma
4/10
·208 syf.·
2025 46. kitabı
Öğretmenlik hakkında bilgi almak, teşvik olmak veya mesleği öğrenmek için okumak istiyorsanız maalesef yeterli bir kitap değil. Maalesef günümüz şartlarını, öğretmenlerini, öğrencilerini ve sonradan oyuna dâhil olan 2. ana karakter velileri yansıtmıyor. Gündelik hayatta karşılaşacağınız durumları kitaptaki çözümlerle halletseniz size anırarak güleceklerdir muhakkak. Sistemin farkında mısınız bilmiyorum ama son 3 yıl içerisinden önceden olmadığı kadar çok değişti. İnsanlar daha cürretkâr, veliler daha egoist, öğrenciler daha odaksız. Bununla birlikte artık kitap kağıt devri de bitmek üzere akıllı tabletler var, tabi ki nitelikli kullanılsa en etkili teknolojik eğitim aleti diyebilirim. Ben de yaķlaşık 5 yıldır akıllı tablet kullanıyorum ve birçok işimi buradan devam ettiriyorum. Gelin görün ki tableti eğitim amacıyla kullanmadığınızda telefondan bir farkı kalmıyor, odak sorununu arttırıyor. Zaten birçoğumuzun kısa videolar kaydırarak gününün önemli bir bölümünü farkında olmadan yedigi bu dönemde bir de maalesef teknolojik problemlerle uğraşmak işleri zora sokuyor. Bunun gibi sayamayacağım kadar tonla yenilik var. Değişmeyen bir şey vardır ki o da öğretmenlikteki maneviyat duygusu. Bu meslekte insanı ayakta tutabilecek başka herhangi bir etki yok.
Öğretmen OlmakDoğan Cüceloğlu · Final Kültür Sanat Yayınları · 20138,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·116 syf.··
2025 6. kitabı
Eserin yazarı olan Muazzez İlmiye Çığ, Atatürk'ün emriyle kurulan Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin Hititoloji bölümünden mezun olup 33 yıl boyunca İstanbul Arkeoloji müzesinde Sümer, Akad ve Hitit çiviyazılı belgelerini inceleyen ve yorumlayan bir Sümerologtur. Eser genel anlamda üç büyük din ile Sümerliler arasındaki bağlantıyı kurmak üzerine şekillendirilmiştir. Kitapta, üç büyük dinin ortak paydaşlarından olan Tufan olayı, Hz. Adem meselesi, Eyüp peygamber, Lut peygamber gibi konular üzerinden, MÖ.3200 lü yıllarda Mezopotamya'da gelişmiş bir uygarlık kuran Sümerliler arasında bağlantı kurulmaya çalışılmıştır. Her yönü ile bilgi donanımı yüksek olan eserin son sayfaları çiviyazılı tablet örnekleri ve hiyaroglifler ile tamamlanmış olup bilgilerin güvenirliğini merak edenler ve daha fazla konu hakkında bilgi edinmek isteyenler için sayfaların sonlarına dipnotlar koyulmuştur. Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni Muazzez İlmiye Çığ
Tarih
Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki KökeniMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20065,3bin okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 19:25
Kurdukları o minicik cumhuriyette, kalplerinde kocaman bir onur, aidiyet duygusu, sadakat ve dostluk olgusu taşıyan minik kalplerin unutulmaz hikâyesiyle geldim efendim 🩷 Sanırım sokakta oyun oynayan son nesiliz 90'lılar olarak. Bizden sonra da sokakta oyun oynayan çocuk neredeyse kalmadı. Günümüzde hiçbir çocuk ne mahalle maçını biliyor ne körebeyi ne de yakar topu... Sokaklarda koşu yarışı yapan, seksek oynayan, ip atlayan çocuk göremez olduk... Suçlusu biziz... Ellerimizde telefon, o çocuklara bir şeyler öğretmek, onlarla vakit geçirmek yerine video kaydırmayı yeğledik. Yeri geldi içeride arkadaşlarımızla rahat sohbet etmek için eline telefon, tablet tutuşturduk. Hâliyle sanal arkadaşlık dışında gerçek bir dostluk, sadakat, birlik kavramını da bilmeyerek büyümeye çalışan bir kuşak yarattık. Peki ya biz? Biz dizlerimiz yara bere, üstümüz başımız toz toprak içinde akşam ezanı okunur okunmaz annelerimiz tarafından “şimdi babana söyleyeceğim” ihtarıyla zorla eve sokulan çocuklardık... Ne ara boş duvarlarla konuşur hâle geldik..? Efendim bazı hikâyeler, bazı kitaplar insanın yüreğini ısıtsa da öte yandan bir sızı da bırakmıyor değil. Pál Sokağı Çocukları bu eserlerden bir tanesi, hatta belki de Şeker Portakalı'ndan sonra ikinci eser diyebiliriz.. Şeker Portakalı'nın da kapağını ağlayarak kapattığımda kalbime bastırmış, Zezé'ye sarılmak istemiştim; bu kitabı da aynı hislerle bitirdim... 🩷 Ben sanmıyorum ki, eğer bir kalbiniz varsa bu kitabı gözünüzden en az iki damla yaş akıtmadan bitirebilin. “Dünyanın bütün çocukları Pál Sokağı'ndandır!” Bir avuç minik yürek, binaların boy gösterdiği Pál Sokağı'nda kendilerine oyun alanı olarak “arsa”yı seçmişlerdir. Arsa onların artık vatanıdır. Ve vatan toprağı için savaş kaçınılmazdır. Çünkü Kızıl Gömlekliler de Arsa'yı kendi
Alıntı
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Merhaba kitapseverler Kitabın Adı- Dijital Tsunami Kitabın Yazarı- Orhan Toker Kitabın Sayfa Sayısı-231 Çağımızın en büyük sorunlarından biri de dijital dünya… Hepimizin elinde birer akıllı telefon ve daha pek çok teknolojik alet. Hatta çocukların ellerinde bile son model akıllı telefonlar… Sosyal medyanın bu denli kullanıldığı bir ortamda çocuklar da ne yazık ki bu sisteme ayak uyduruyor. Ellerinden telefon,tablet, bilgisayar düşmüyor. Artık bir bağımlı olarak yaşamlarını idame ettiriyorlar ve bunun sonucunda sosyal olarak zayıflaşıyor, iletişim kopuklukları yaşıyorlar çünkü mesaj atmak yüz yüze görüşmekten daha kolay. Aynı zamanda aile bağlarında da kopukluklar yaşanıyor çünkü herkes elinde bulunan dünyaya o kadar kendini odaklıyor ki artık evde ne bir sohbet ne de bir aile sıcaklığı oluyor. Yazarımız bu konu hakkında yazdığı kitabını iki bölüme ayırmış birinci kısımda sorunlar ikinci kısımda ise çözümler yer alıyor. Sohbet havasında yazılan bu kitapta yazara o kadar çok hak verdim ki her söylediği şey ne yazık ki doğru. Sadece çocuklar değil biz yetişkinler de birer dijital bağımlıyız. Her ebeveynin okuması gerektiğini düşünüyorum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum . . . . @bkmkitapcom @dijitalbaba.orhantoker @yediverenyayinlari Serpil Meriç Seher Koyunlu Gizem Nur Topal . . . #kitap41 #okudumbitti #dijitaltsunami #yediverenyayinları #_dream_bookstore
Dijital TsunamiOrhan Toker · Yediveren Yayinları · 202562 okunma
Yeşeren Bağlar
Puan vermedi·144 syf.··
2026 3. kitabı
Bence son yıllarda yazılmış en iç ısıtan, samimi ve naif çocuk/ilk gençlik kitaplarından biri. Yaşar Bayraktar’ın kendi dedesinden ilham alarak yazdığı bu hikâye, gerçekten “kalbe dokunan” cinsten. Kitap özetle şöyle ilerliyor: Şehirde, apartmanlar arasında büyüyen, tablet hayali kuran, ekranlara gömülü Yağız’ın hayatı dedesinin bahçeli küçük evine ve hediye edilen “eğri büğrü” bir zerdali ağacına doğru evriliyor. Başta büyük hayal kırıklığı yaratan bu hediye, zamanla dede-torun arasındaki bağı, doğa sevgisini, sabrı, minimalizmi ve asıl önemli olan şeyleri fark etme yolculuğuna dönüşüyor. Bana en çok dokunan yönleri şunlar: • Modern şehir hayatının beton griliğinde kaybolan değerleri (aile bağı, komşuluk, dayanışma, doğayla iletişim) çok yumuşak ve didaktik olmadan anlatması • Dedeyi çok gerçekçi ve sevilesi bir rol model olarak çizmesi (sabırlı, bilge ama asla ukala olmayan bir karakter) • Çocuğun gözünden yavaş yavaş dönüşümün işlenmesi — “tablet yerine ağaç” şoku çok tanıdık ve günümüz çocukları için çok anlamlı • Zerdali ağacının metafor olarak çok güzel kullanılması; ağaç büyüdükçe dostluk da büyüyor Okuyucu yorumlarına bakınca da genel kanı aynı yönde: Çoğu kişi “gözlerim doldu”, “sıcacık bir kitap”, “defalarca okunası”, “çocuklara doğa ve aile sevgisini çok güzel aşılıyor” gibi ifadeler kullanıyor. Gerçekten de hem 10-14 yaş grubu için, hem de yetişkinler için huzur veren, içini ferahlatan bir okuma. Kısaca: Eğer dede-torun ilişkisine, doğayla yeniden bağ kurmaya, teknoloji çağında “yavaşlamaya” dair duygusal ama abartısız bir hikâye arıyorsan, Zerdali tam isabet. Bence son zamanların en güzel çocuk kitaplarından biri, kesinlikle okunmalı (hatta birlikte okunmalı, dedeyle-torunla, anneyle-babayla).
Zerdali - Dedemle Bir YılYaşar Bayraktar · Timaş İlk Genç · 2021967 okunma