Hayır hayır hiçbir vakit düşmek, ölmek sayılmaz. Bu dünyada kalplerini kaybedenler ayılmaz! İnsaniyet bunlar için karalar bağlasın, Halbuki sen yine bugün diri, sağlam bir ırksın! Hain eller yalnız senin gül yüzünü soldurdu O yaralı vicdanına kara yaslar doldurdu. Fakat senin yüreğinin ateşleri sönmedi, Bunlar buzlu topraktaki sıcak kuvvet gibidir; Bu kuvvette her ümidin çiçekleri yeşerir. ...
Sayfa 8 - Serdengeçti Neşriyat·Kitabı okudu
O kadar yalnızım ki birden, gördüm de Binlerce yıldızıyla bu sonsuz mağaranın içini Ha yanıp söndü, dedim Ha yanıp sönmedi bir ateş böceği.
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ve O Gece Sarayın Işıkları Sabaha kadar Sönmedi…
Çok yağmurlu bir akşamdı.Hatta sabaha kadar bardaktan boşanırcasına yapmağa devam etti. -SON-
Sayfa 491 - Martı·Kitabı okudu
Alıntı
Onu avuçlarıma aldım, paramparça ettim ama sonra kıyamadım
Şimdi geriye dönüp baktığımda onu bu denli güzel kılanın ruhu olduğunu görebiliyorum, sanki ait olduğu yerde değildi ve yolunu kaybedip bu dünyaya gelmişti. Kendisinin bile bunun farkında olduğundan emin değildim, o ruh bu sıradan hayatta boğulmuyor muydu? Bir de anlam veremediğim bir hüznü vardı, sanki gözlerinin içine baksam her duyguyu ustalıkla saklar ama acıyı bir tokat gibi insanın suratına çarpardı. Ne yaşamıştı? Hüznü bu dünyaya, yaşadıklarına da ait değil gibiydi, ruhu kaybolduğunun farkında gibiydi. O hüzün bana gizemli geldi. Kaos arttı. Onu yok etmek istedim, sonra yok etmek istediğim ruha dokunmak istedim. Dudaklarım ellerimin öldürmek istediği bedeni keşfetmek istedi, onu arzuladım ama durmalıydım. İçimdeki iyilik onun karşısında hiç olmadığı kadar güçlüydü, kötülükse iyiliğin karşısında büyüdü. Kaos arttı. Başlangıç nefret ve kıvılcım büyüklüğünde bir meraktı; onu bir yangın takip etti, zaman geçti, yangın sönmedi ama nefret neredeydi? Bir gece o ruhun kaybolduğu için değil de bir arayış için bu dünyaya geldiğini hissettim; o gece, uykunun derinliklerindeyken yüzünü boynumun girintisine sakladığı geceydi. Sanki ait olduğu yeri bulmuş gibiydi. Kaos arttı. İçimdeki savaş kırıp dökmeye başladı, hem onu hem beni. Bırakmak istedim, gitmesini ve beni kötü bir anı olarak hatırlamasını istedim ama o karşımda durdu ve bana bir mucizeymişim gibi baktı. Bu mümkün olamazdı, olmamalıydı. Onu avuçlarıma aldım, paramparça ettim ama sonra kıyamadım, o parçaları tek tek topladım. Parçalarını topladığım için bana minnetle baktı.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
"En sönmez zannettiğiniz anda Mekke’den esen bir rüzgârla ebedîyen sönmedi mi Kisra’nızın ateşi?"
Alıntı
Avucunda bir alev belirdi. Titrek elleriyle alevi bir ejderhaya çevirdi, ince alevler Vaisra ile arasındaki alanı kaplıyor, havayı ateşin ısısıyla ışıldatıyordu. Daha çok dedi Anka. Daha büyük. Daha güçlü. Çığlıkları zihnini doldurdu. Rin onları bastırmaya çalıştı. Alev sönmedi.
Sayfa 104·Kitabı okudu