Puan vermedi
Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içlerinde. Bernardo Soares imzalı Huzursuzluğun Kitabı da bun- lardan biriydi. Tarihten, mitolojiden, edebiyattan, ruhbilimden haberdar bir XX. yüzyıl insanının gerçekliği yadsıyışının, kendini hayallere hapsedişinin güncesiydi bu. Gündüzleri bir kumaş mağazasında çalışan, geceleri yalnızlığını yağmurun sesinde, ayak seslerinde duyumsayan bir Lizbonluydu Bernardo Soares ya da Fernando Pessoa. Bugün Portekiz edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Huzursuzluğun Kitabı'ndaki her metin, kırık bir aynanın, gerçekliğin bir yanını yansı- tan ve sonsuzca çoğaltan bir parçası...
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 201714,6bin okunma
Puan vermedi·928 syf.·
2026 38. kitabı
Efendinin Güzeli; son derece kusurlu bir çağda, tüm kötülüklerden arınmış olarak kusursuzca yaşanmış bir aşkın romanıdır. Öyle ki kitabı bitirdiğimde uzun süre kendime gelemedim. Büyük bir heyecanla ve 'Efendi kim, güzel kim?' merakıyla çıktığım bu okuma yolculuğu; yazarın gerçekçiliğe olan tutkusunu, kendi psikolojisini ve aşkın doğasını sürekli sorgulamasını önüme serdi; bu derinlik, bana adeta bir Stendhal veya Proust eseri okuyormuşum hissini verdi… Romanın en önemli özgün özelliklerinden biri, iç monologların yoğun kullanımıdır (on iki monolog —Ariane'nin dört, Mariette'in beş ve Solal'ın üç monologu—yüz kırk sekiz sayfaya yayılmış on iki bölüme ayrılmış olup, roman metninin yüzde onundan fazlasını temsil etmektedir. Monologların çoğunda noktalama işareti yoktur ve paragraflara bölünmemiştir, bu da kaçınılmaz olarak William Faulkner , Virginia Woolf ve James Joyce'un Ulysses'inin etkisini akla getiriyor. Görsel ipuçları olmadan , okuyucunun bu kaotik kelime akışının ardındaki anlatıcının düşüncelerini ayırt etmek için konsantre olması gerekir ; bu , anlam için zorlu bir tuzaktır. Tüm kavrayışı kaybetmeden hızlıca okumak imkansızdır. Her kelime hayati önem taşıyor… Kitap yedi bölümden ve yüz altı bölümden oluşmaktadır… • Birinci bölüm ( 1-9 . bölümler ): olay örgüsünün başlangıcı (Solal'ın Ariane'ye olan aşkının doğuşu); • İkinci kısım ( 10-37 . bölümler ): Solal'ın Ariane'yi fethi; • Üçüncü bölüm ( 38-52 . bölümler ): Aşkın başlangıcı (Solal'ın eski sevgilisi Isolde'nin ölümü); • Dördüncü bölüm ( 53-80 . bölümler ): Ariane'nin kaçırılması (kocası Adrien'in intihar girişimi); • Beşinci bölüm ( 81-91 . bölümler ): aşk ve can sıkıntısı; • Altıncı bölüm ( 92-102 . bölümler ): Aşkın reddi; • Yedinci bölüm ( 103-106 . bölümler ): Aşıkların ölümü… Romanın
Efendinin GüzeliAlbert Cohen · Ayrıntı Yayınları · 201566 okunma
Reklam
Puan vermedi·336 syf.·
2026 345. kitabı
Arkadaş kımdır? Peki mükemmel arkadaş varımdır? Arkadaşlığa dair kurulan tüm hayaller yıkılmaya mahkûmdur... Arkadaşlık aranacak, hayali kurulacak, arzulanacak değil deneyimlenecek bir şeydir...s:55 Mükemmel arkadaş fazla kırılgan görünüyor, paramparça olmamasına imkân yok. Toplum kadınlar arasındaki dostluğun sonsuzca destekleyici, her ne olursa olsun kırılmaz ve son derece kusursuz olması gerektiğini fısıldar kulağımıza. Oysa kıskançlık, kırgınlık, hayal kırıklığı ve uzaklaşma… tüm bu “tatsız” duyguların gölgesinde, en yakın dostluklarımız bile sarsılabilir. Kötü Arkadaş kadın ilişkilerinden beklentilerimizi sorgulayan, onları idealize etmek yerine gerçek halleriyle kabul etmeye davet eden çarpıcı bir çalışma. Görmezden gelen miydim yoksa görmezden gelinen mi s:228 Duygular Sözlüğü ve Schadenfreude kitaplarının da yazarı Tiffany Watt Smith kendi yarasından yola çıkarak yirminci yüzyıl kadın dostluklarının izini sürüyor. Kötü Arkadaş İyi bir arkadaş, arkadaşı farklı seçimler yapmış olsa da bununla başa çıkabilmelidir. İyi bir arkadaş destekleyicidir ve o kadar güvensiz olmamalıdır. İyi bir arkadaş ne hissettiğini anlatabilmelidir. S:235
Edebiyat felsefe düşünce roman
Kötü ArkadaşTiffany Watt Smith · Kolektif Kitap · 202553 okunma
8/10
·236 syf.·
2026 1. kitabı
O çok korktuğumuz, hangi yaşta olursa olsun “Çok erken değil mi? “ diye hayıflandığımız ölüm, aslında sandığımız kadar korkunç mu ? Yoksa kabul etmesi pek zor olan o kayıplar toplumsal düzenin sessiz, sevimsiz, vazgeçilmez bir unsuru mu ? Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş inanılmaz sürükleyici, uzun uzun cümlelerle, aklı zorlayan, kolay okunmayan ve kolay hazmedilmeyen bir kitap olarak kitaplığımda yerini aldı. José Saramago romanda ölümü susturdu, bir yılbaşı gecesi ölüm ortadan kalktı, onun ortadan kalkışı elbette ki büyük sevinçle karşılandı, peki ama gerçekten de öyle miydi? Hastaneler, huzur evleri, sigorta sistemleri, sonsuzca acı çeken yatağa bağımlı, ölemeyen bedenler ve çok daha fazlası... Yazar: “Yaşamın değerli oluşu, onun sınırlı oluşundan.” Cümlesini bir kez daha hatırlatıyor okuyucuya. Ölümün yokluğu merhametsizdir, alın size yepyeni bir farkındalık. Romanın ikinci bölümünde, ölümün bir karaktere bürünmesi asıl sürükleyici kısım diyebilirim. Ölüm bir güç değil; düşünen, yanılan ve hatta aşık olan bir varlık oluyor :) José Saramago nun noktalama işaretleri, bilinçli biçimde zorlayan uzuuuuun cümleleri, yeni okuyuculara; “Bu ne ya?” dedirtse de alıcıyı pasif olmaktan çıkaran, durup düşünmeye anlamı kendi içinde kurmaya zorlayışına Körlük ve Görmek eserlerinden aşinayız. Hasılı Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş ilk görünüşte ölüm üzerine yazılmış bir roman gibi görünse de, aslında yaşamın sorumluluğu üzerinde derin bir felsefi metin niteliğinde. Elveda eflatun zarflar, elveda viyolonselci dostum :) tanıştığımıza pek memnun oldum ..
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
Aynı günü kaç farklı şekilde yaşayabiliriz?
8/10
·144 syf.·
2025 35. kitabı
Solvej Balle, 1962'de Sønderjylland'da doğmuş Danimarkalı bir yazar. Kopenhag Üniversitesi'nde edebiyat ve felsefe okumuş. 1979-1990 yılları arasında Fransa, Avusturya, ABD ve Kanada'da yaşamış ve seyahat etmiş. 2005 yılından bu yana Danimarka'nın küçük Ærø adasında yaşamını sürdüyor ve kitaplarını yayımladığı kendi yayınevi olan Pelagraf'ı buradan yönetiyor. Balle, 2022’de İskandinav Konseyi Edebiyat Ödülü’nü, 2024 yılında Danimarka Akademisi Büyük Ödülü’nü, 2009 yılından itibaren, "Devlet Sanat Vakfı Yaşam Boyu Ödeneği" almaya hak kazanmış. Eserleriyle romana olan bakış açısını genişleten ve olağanüstü durumların tasvirine odaklanan önemli bir çağdaş Danimarkalı yazar olarak kabul ediliyor. İlk romanı "Lyrefugl"ü 1986'da yayımlamış. Çıkış eseri olan 1993'te yayımlanan kısa düzyazı kitabı "Ifølge loven (Yasaya Göre)", onun Danimarka edebiyatında tanınmasını sağlamış. Onu dünya çapında üne kavuşturan en önemli eseri, çok ciltli kurgu serisi olan "Hacim Hesabı Üzerine"dir (Om Udregning Af Rumfang). Seri toplam 7 cilt olarak planlanmış. İlk 3 cildi, 2022 yılında İskandinav Konseyi Edebiyat Ödülü'nü almış. Ayrıca, serinin ilk cildi, İngilizce çevirisiyle (On the Calculation of Volume I) Uluslararası Booker Ödülü'ne aday gösterildi. Balle'ın hayatının başyapıtı olan "Hacim Hesabı Üzerine" eseri için 20 yıla yakın çalıştığı söyleniyor. Bu büyük, zamanda yolculuk olan, 7 ciltlik edebiyat projesi kısa süre önce Danimarka'da, ardından tüm dünyada bir fenomene dönüşmüş. Hatta 2022'de İskandinavya'nın en büyük edebiyat ödülüne layık görülen ve yirmiden fazla dile çevrilen bu olağanüstü seri, zamanın 18 Kasım'da durduğu Tara Selter'ın hikayesini anlatıyor. Bu bilgileri öğrendiğimde eser okuma listemde ilk sıraya yükseldi. Kitaba başlamadan önce yazarın hikayesini 7 cilt boyunca
Edebiyat
Hacim Hesabı Üzerine - I. CiltSolvej Balle · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025476 okunma
Nietzsche’nin Ateşle Yazılmış Felsefesi
10/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 11:27
Bazı kitaplar okunmaz, yaşanır. Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü de öyleydi benim için her satırı bir yara, her cümlesi yeniden doğuş. Okudukça anladım ki, insanın en büyük yolculuğu kendi içine doğru olandır. Bu inceleme o yolculuğun izlerinden doğdu. 1. Giriş – Güneşten İnen Adam Zerdüşt on yıl süren yalnızlığının ardından dağdan iner. Dağ burada bilgelik, içe dönüş ve arınmanın simgesidir. Nietzsche der ki: “Yalnız kalan sonunda kendi güneşiyle parlar." Kısacası ; İnsan bir süre dünyadan çekilmeden yeniden doğamaz. 2. Üstinsan Üzerine Üstinsan, Nietzsche’nin en büyük kavramıdır. İnsan, ne hayvandır ne de herhangi bir şey — bir köprüdür. Ve bu köprü, aşılmak için vardır. “İnsan, aşılması gereken bir varlıktır.” Yani : Üstinsan, başkasının değil kendi yasasının yaratıcısıdır. Acıyı, yalnızlığı ve tutkuyu dönüştürüp kendini aşabilendir. 3. Üç Dönüşüm Ruhun evrimini anlatan üç sembol :
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Reklam
Reklam