10/10
·81 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 09:01
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Daha önce okuduklarıma hiç benzemiyordu. Çok kısa bir kitap olmasına karşın, hiç bitmesin istediğim için her gün azıcık azıcık okudum. Fakat herkese tavsiye edilir mi? Asla. Depresyona meyilli biri bunu okursa depresyon çukuruna sürüklenebilir. Enerjisi düşük bir kitap ama okuması zor değil. Ki genelde enerjisi düşük kitapları okuyamam. Daha önce ne yazarını ne de kitabın ismini duymuştum. Kitap fuarında Sel Yayınları’nı gezerken önerdiler. İyi ki almışım.️ Kitap bazen ölümü o kadar güzel anlatıyor ki insanın ölesi geliyor, bazense hiç ölmeyesi. Bu arada kitabı okursanız, favori sayfam "68". O sayfa tam olarak ebeveyn ve çocuk ilişkisinin özeti. Ebeveynlik üzerine ders niyetine okutulması gerekiyor. Kafamı karıştıran tek bir soru var: Yazar gerçekten intihar eden arkadaşını mı yazdı, yoksa kendi intiharını mı? Zaten kitabı almamı sağlayan kısım burasıydı. Anlatılana göre yazar, arkadaşının intiharından sonra onun hakkında yazı yazıyor. Onu ona anlatıyor gibi. İntiharından başlayıp sevdiği, sevmediği, ilgi duyduğu şeyler vs. Kitabı yayınevine teslim ettikten 10 gün sonra (gün yanlış olabilir) aynı arkadaşının ettiği şekilde intihar ediyor. Bu da “Kendi intiharını mı yazmış acaba?” sorularını akıllara getiriyor. Ben yer yer arkadaşı, yer yer de kendisi olduğunu düşündüm. Ama net bir sonucum yok. Keşke öğrenebilsem. İncelememi, kitaptan en sevdiğim üçlükle bitiriyorum: Mutluluk önümde gider Üzüntü beni izler Ölüm beni bekler
İntiharÉdouard Levé · Sel Yayıncılık · 20214,186 okunma
Kızıl
7/10
Spoiler İçerir! İlk okumaya başladığımda yazarın hayatın karamsar taraflarına dikkat çekmesi hoşuma gitti. Kitabın orta kısımlarına kadar kitap hoşuma gitmedi. Tabiki yazarın anlatımı ve kullandığı benzetmeler çok hoştu. Kitap üniversite okumak için şehir değiştiren gencin kendi fikrimce yanlış arkadaş seçimini anlatıyor. Fakat o gence her şey o kadar karamsar ve çıkılmaz geliyor ki arkadaş seçiminde farklılık oluyor. Kitap içten içe kendimizin nasıl özsaygımızı kaybettiğimize değindiğini düşünüyorum. Çünkü herkes bizden o kadar farklı ama birbirlerine o kadar benzer ki onların iyi ve güçlü insan olduğunu düşünüp kendimiz aslında iyi olan olsakta kendimizi aşağılıyoruz. Fakat kitabın ortalarında Berger (ana karakter) bunu fark etmese bile elinde sonunda kurtulmayı başarıp hayatına yeni bir adım atmak istiyor. Her şey iyi olmaya başlamışken sonra hayatın acı gerçeği olup ana karakterimiz can veriyor. Bana en etkilendiğim yeri sorarsanız beni gerçeğe yanaştıran sayfa aklıma gelir. Çocuk günlüğüne yeni bir hayat başladı yazarken umudun biranda ölümle yüzleşmesi ölümün bu kadar yakın olduğunu bilememesi derim. Her şey için çok geç olduğu zaman derim. Bu kitaptan ana sonucum her şey için geç olmadan hayatına her an ölümün bu kadar yakın olduğunu bilemeyiz. Sonuç olarak kitabı sevip sevmediğime karar veremedim ama yazarın hayata bakış açısını bu denli hissederek anlatmasına hayran oldum. Stefan Zweig Kızıl
Psikoloji
KızılStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 202037bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gizli Bahçe.
Puan vermedi·80 syf.··
2025 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2025 09:19
Hocamızın reading sınavında sorumlu tutması üzerine okuduğum bir kitap. Öyle çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim ama idare eder. Çocukların iç dünyasına ve sevginin gücü üzerine kurgulanmış bir eser. Okunabilir. Sınav sonucumu açıklandıktan sonra yazacağım:) Düzenleme: Sınav sonucum 100 üzerinden 98.
Alıntı
The Secret GardenFrances Hodgson Burnett · Oxford University Press · 200711,7bin okunma
Yaprak dökümü inceleme sonucum :)
9/10
·160 syf.··
2025 2. kitabı
Kitap kesinlikle mükemmel. Yazar modernleşmeyi çok iyi anlatmış. Kızların modernleşme için evde kavga çıkarmaları sürekli babalarına laf söylemesinin sonucunu hepsi sonunda acı bir şekilde ödedi.kitapta çoğu yerde çok büyük şoklar yaşadım açıkcası.okunmasını kesinlikle öneririm.
Edebiyat
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636,2bin okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesi ~ Matt Haig Spoiler içerebilir! Kitap karakterimiz Nora, depresif bir ruh halindedir, abisiyle uzun yıllardır görüşmüyor, işinden kovulmuştur, sevgilisi tarafından terk edilmiştir ve kedisini de kaybedince hayatına son vermeye karar verir. Bu kararı uyguladıktan sonra Nora’nın kendisini bir kütüphanede bulmasıyla hikayemiz başlıyor. Nora, hayatı boyunca pişmanlık duyarak yaşamıştır. Müziği bırakmasaydı ne olurdu? Abisiyle görüşüyor olsaydı ne olurdu? Kedisi ölmeseydi? Yüzmeye devam etseydi ne olurdu? Sevgilisiyle evlenseydi ne olurdu? Pişmanlıklarla dolu bir hayatın içinde boğulmuş olan Nora, kendisini bir Gece yarısı kütüphanesinde bulur. Ölüm ve yaşam arasında bir kütüphane. Deneyimlemek istediği tüm hayatları yaşar. Farklı hayatlar, farklı kariyerler, farklı arkadaşlıklar, farklı ilişkiler… Nora, o seçimleri yapmamış olsaydı, farklı yolu seçseydi diyerek yaşanmamış hayatların yasını tutmuştu. Yaşadığı kayıplar onu en dibe çekmişti. Bunu çevremdeki çoğu insanda gözlemliyorum. Evlenmeseydim nasıl bir hayatım olurdu? Bu bölümü değil de diğerini seçseydim, sevgilim beni terk etmeseydi, başka bir ailede doğsaydım, daha çok çalışsaydım sonucum nasıl olurdu gibi, gibi…Keşkelerle hayatımızı ve yaşanacak günlerin bize getireceği güzellikleri hep kaçırmış oluyoruz. Geçmişe takılı kalan bir dünya insan tanıdım. Kusursuz bir hayat yoktur. “Öğrenmenin tek yolu yaşamaktır.”
Alıntı
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,8bin okunma
Geçen yıl yazdığım bir inceleme
9/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2023 38. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 17:34
Kitabın ilk vakasını okuduğumda açıkçası korkmuştum ben bu kitabı nasıl bitireceğim diye. Hatta uzun bir zaman devam etmedim diyebilirim. Neden bir istismar vakası bana bu kadar ağır geldi bilmiyorum. Herhalde kitaptaki diğer vakalarda da istismar var ve daha detaya inilmiştir diye düşündüm ama farklı konular daha baskındı. Okudukça kitabın vakaları ve tedaviyi ne kadar nörolojik bir dille anlattığını fark ettim. Aslında böyle kitaplar okumayı severim ama yazar bir psikiyatrist olduğu için ve vakalar ağır travmatik olaylar olduğu için beyinde gelişen o olayları çok detaylı ve terimsel anlatmış. Dolayısıyla fizyoloji bilmeyen ve ilgisi olmayan biri için kitap biraz sıkıcı ve okuması zor gelebilir. Biz şu an fizyoloji dersi alıyoruz bu yüzden hem derste öğrendiğim bazı şeyler pekişti hem de beyne olan ilgim daha da arttı. Hatta bugün derste öğrendiğimiz ayna nöronlarını ben kitaptan bildiğim için çok mutlu oldum ve geçen hafta gittiğim bir programda bu ayna nöronlarından bahsettim. Genel olarak bu kitabın kendine bir şeyler katmak çocukları anlamak ve onlara yardım etmek isteyenlerin, öğretmenlerin, psikologların, psikiyatristlerin ve ebeveynlerin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitapta aklımda en çok kalan terim disosiyatif tepkiler veya disosiyasyon oldu. Beynimizin ne kadar mükemmel bir organ olduğunu bire kez daha düşündüm. Ruhsal dünyamızdaki iç uyum ve harmoninin kaybına disosiyasyon adı verilmekteymiş. Dissosiyasyon sözcük olarak ayrılma, bölünme, kopma, çözülme gibi anlamlar taşıyor. Psikolojik açıdan ise kişinin zihninde yer alan duygu, düşünce, anı ve benzeri içerikleri geçici olarak bir kenara koyması anlamına gelen bir mekanizmadır. İkinci bölümde geçen vakadaki Sandy de bu durumu yaşamıştı. İnsan beyni ve onun yönettiği vücut bu kadar
Psikoloji-İnceleme
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma