Cep Boy

Kızıl

Stefan Zweig
Çevirmen:
Atilla Dirim
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·78 syf.··
2020 40. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2020 22:10
Üniversite okumak için hayalini kurduğu şehre gelen fakat işler istediği gibi gitmeyince içine kapanıp okumayı bırakan bir genci konu edinmiş. Çekingen biri olan kahramanımız, çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecini biraz sancılı geçiriyor. Tabii bir de hasta olacak. Okunur, zaten oldukça kısa bir öykü.
KızılStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 202036,9bin okunma
Kızıl
7/10
Spoiler İçerir! İlk okumaya başladığımda yazarın hayatın karamsar taraflarına dikkat çekmesi hoşuma gitti. Kitabın orta kısımlarına kadar kitap hoşuma gitmedi. Tabiki yazarın anlatımı ve kullandığı benzetmeler çok hoştu. Kitap üniversite okumak için şehir değiştiren gencin kendi fikrimce yanlış arkadaş seçimini anlatıyor. Fakat o gence her şey o kadar karamsar ve çıkılmaz geliyor ki arkadaş seçiminde farklılık oluyor. Kitap içten içe kendimizin nasıl özsaygımızı kaybettiğimize değindiğini düşünüyorum. Çünkü herkes bizden o kadar farklı ama birbirlerine o kadar benzer ki onların iyi ve güçlü insan olduğunu düşünüp kendimiz aslında iyi olan olsakta kendimizi aşağılıyoruz. Fakat kitabın ortalarında Berger (ana karakter) bunu fark etmese bile elinde sonunda kurtulmayı başarıp hayatına yeni bir adım atmak istiyor. Her şey iyi olmaya başlamışken sonra hayatın acı gerçeği olup ana karakterimiz can veriyor. Bana en etkilendiğim yeri sorarsanız beni gerçeğe yanaştıran sayfa aklıma gelir. Çocuk günlüğüne yeni bir hayat başladı yazarken umudun biranda ölümle yüzleşmesi ölümün bu kadar yakın olduğunu bilememesi derim. Her şey için çok geç olduğu zaman derim. Bu kitaptan ana sonucum her şey için geç olmadan hayatına her an ölümün bu kadar yakın olduğunu bilemeyiz. Sonuç olarak kitabı sevip sevmediğime karar veremedim ama yazarın hayata bakış açısını bu denli hissederek anlatmasına hayran oldum. Stefan ZweigStefan Zweig KızılKızıl
Psikoloji
KızılStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 202036,9bin okunma
Berger'e
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
Dördüncü sınıftayken kızamık aşısı olmuştum o Aşı evresinde kizamikla ilgili broşür lar dağıtılmış ti biz o broşür da yüzü çilli esmer ve yüzünde kirmizi benekler olmuş Bir çocuk resmi vardı 2004 yılından bahsediyorum kızıl i okuyunca berber sanki benim için bu çocuk tu beni o kadar etkiledi ve bir kez daha anladım ki geçmiş ve gelecek ve gelmekte olan her şey bağlantılı. O zamanlar bu çocuk neden dikkatimi çekti dedim demmekki ileride berger ile tanışacak kizamigu hayatim da böyle bulacak tim. '' etkileyici naif bir kitap güçlü kalemden güçlü erer öneririm ''
Dünya Klasikleri
KızılStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 202036,9bin okunma
10/10
·88 syf.··
2025 51. kitabı
Müthiş bir şekilde eserin içine aldı beni bu öykü. "Olağanüstü bir gece"'den de daha etkileyici oldu, daha fazla dönüşler, ani değişimler vardı. Hayata, gençliğe, kültür şokuna, sudan çıkmış balığa dönmeye dair herşey çok net ve edebi aktarılmış. Hayatın, adapte olamayanı nasıl acımadan hırpalayacağını Viyana sokaklarıyla okuyoruz bu kez.
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 202036,9bin okunma
7/10
·88 syf.··
2020 111. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2020 18:18
Klasik bir öykü... Köyden indim şehre kıvamında bir Yeşilçam filmi gibi birşey. Yalnız bunun Avrupa ve 1920'ler versiyonu. Şehirde üniversite okumak için kırsaldan gelen utangaç, girişken olmayan, ortama uyum sağlama kaygıları olan, bir an evvel büyümek ve adam olmak isteyen ancak bir taraftan evini yurduna özlem çekerken bir taraftan da kendine güven sorunu yaşayan bir genç erkeğin başından geçenler. Böyle bir öyküyü Zweig yazınca işin içerisinde ruhsal çözümlemeler ve tatlı tasvirler ekleniyor doğal olarak. Aşık olun. İyi okumalar dilerim.
KızılStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 202036,9bin okunma
Pedofili içerik üzerine
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2020 13:57
·
Zweig' ı nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik. İyi de zaten, o konuda hemfikiriz. Öykülerindeki karakterler histerik iç konuşmalarıyla ünlüdür. Çoğu zaman dışa vuramadığımız, ruhumuzun karanlık ve derin yerlerindeki; küçük harflerle büyük yaralar açan kelimeleri sayfalara döker Zweig. Ve bizler okuyucu olarak bunları okur, kendi yansımamızı görürüz sayfalarda ve özdeşim kurarız O'nunla. Netice itibarıyla da Zweig en çok okunan yazar olur. Kapağında Zweig' a ait emareler olmasa, Zweig okuyanlar bu kitabın ona ait olduğunu anlar. Beni rahatsız eden sadece bir konu var ki bir okuyucu olarak asla affedemeyeceğim bir durum. Pedofili... Hikayede asosyal bir tipleme var. Hayatında eli kadın eline değmemiş fakat içten içe dürtüleriyle tanışmak isteyen bir tıp öğrencisi var. Spoiler bu kadar yeterli olacak sizler için. Hikayenin sonunda 13 yaşındaki bir kızın dudaklarından öpüyor (hissi bir öpücük.) Rahatsız olmam için yeterliydi bu kadarı. Şimdi geçenlerde bi tane herifin biri çıktı (Zümrüt apartmanı.)Baya gündem olmuştu. Küçük çocuğa deyim yerindeyse tecavüz etmeyi hayal eden, aklında bunu canlandıran ve yanlış hatırlamıyorsam bunu uygulayan bir karakteri anlatıyordu. Baya baya edebiyat camiasını ikiye böldü. Bir grup "canım adam sanat yapıyor, sanatta sınır yoktur" u savunurken bir grup da "pedofili içerik" i etik ve ahlaklı bulmadı. Ben ikinci kısımdayım. Tabi ki gerekçem var. Şöyle ki, Bir yazar kesinlikle pedofiliyi içerik olarak temel alabilir. Fakat bizler içeriği oluştururken tecavüzcünün değil kurbanın bakış açısını temele almalıyız. Zaten öteki türlüsü psikaytrinin alanıdır. O da edebiyat olmaktan çıkar. Yani tıbbi bir makalede ya da kitapta tecavüzcünün bakış açısını, hislerini, kısacası davranımlarını tanımlayabilirsiniz. Edebiyatta bunu yapamazsınız. Son olarak
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Kızıl
6/10
·68 syf.··
2026 19. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 18:10
Kitabın merkezindeki karakter, dışarıdan sakin ve sıradan görünse de iç dünyasında büyük çatışmalar yaşayan, toplumun beklentisine sıkışmış bir figür. İnsanların ona dair yargıları, etrafındaki sessiz baskı ve özellikle zayıf anlarında yalnız bırakılması, karakterin ruh hâlini derinleştiriyor. Zweig, karakterin kırılgan yanlarını, hatalarını ve duygusal gelgitlerini öyle net bir şekilde yansıtıyor ki onu anlamamak mümkün olmuyor. Kendi iç hesaplaşmasıyla, gururuyla ve çaresizliğiyle verdiği mücadele, hikâyenin en etkileyici tarafı. Kızıl, insan psikolojisinin en kırılgan anlarını yakalayan, Zweig’a özgü yoğun duygularla ilerleyen kısa ama sarsıcı bir hikâye. Toplumsal baskıların, utanç duygusunun ve insanın kendi iç gerçeğiyle yüzleşmesinin nasıl ağır bir yük olabileceğini sade ama vurucu bir dille anlatıyor. Zweig, bir kişinin iç dünyasında kopan fırtınaları okura hissettirmekte yine ustalığını konuşturmuş bu kitapta. Zweig’in eserlerini genel olarak çok seviyorum; özellikle psikolojik çözümlemeleri beni hep içine çekiyor. Kızıl da akıcı, sade ve yoğun bir anlatıma sahip. Zweig’in insan ruhunu çözümleyen o keskin kalemini sevenler için mutlaka okunmalı diye düşünüyorum. Kitap puanlaması 6/10
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2023 36. kitabı
Kızıl Üniversiteyi yeni kazanmış tıp öğrencisi Berger, Londra'da memurluk yapan kocasını kaybetmiş bir kadından, oda kiralar, oraya yerleşir. Tam eşyalarını yerleştiriyorken birden kapı çalar, genç, iri yapılı bir adam içeri girer. Kendini, "Ben Avukat Schramek" diye tanıtır. Berger ise bir karşısındaki gence bakar, bir de kendisine.. O kadar birbirlerinden farklılardır ki.. Schramek; güçlü, kuvvetli, özgüvenli iken, Berger; çekingen, içine kapanık, çelimsiz çocuksu yapıdadır. Kısa bir dalgınlığın ardından kendine gelen Berger de tokalaşmak için elini uzatır. "Memnun oldum, ben de Berger" der. Nitekim yazar, özünde bu iki karakter aracılığıyla.. Gençlik bunalımlarını, gençlerin yaşadığı çatışmaları, ben merkezci ve karşı cinse beslenen duyguları, arzuları, gençlerin dış görünüşlerine verdiği değeri, okuyucuya anlatmaya çalışmış. Bana kalırsa gayet  başarılı da olmuş. Okumanız Dileğiyle .. Keyifli Okumalar Diliyorum, Değerli Dostlar .. ๑ ◕‿◕ ๑ Gizemli okurGizemli okur
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
9/10
·68 syf.··
2024 32. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 20:00
Kendini arayan, kendini bulmaya çalışan bit tıp öğrencisinin hikâyesi… Berger henüz 17 yaşında olmasına rağmen yaşadığı özgüven sorunundan dolayı kendini topluma kabul ettirme çabası içerisindedir. İçerisinde bulunduğu bu çocuksu sancılı süreçten kurtulmak için çözümü çevresindeki insanlarda arar. Komşusu olan Schramek, karakter olarak Berger’in olmak istediği bir karakterdir ve hukuk öğrencisidir. Schramek’in kız arkadaşı olan Karla ise Berger ile tanıştıktan sonra Berger’in kişisel yapısı hakkında sürekli dalga geçer haldedir. Kitapta henüz açılmamış bir gül gibi diye tasvir edeceğimiz Berger’in saflığının ve temiz dünyasının, üniversiteyi kazandıktan sonra yaşadıkları üzerine çevresine karşı güvensizliği anlattığı sırada tam her şey bitti derken ev sahibinin kızının yaşadığı kızıl hastalığı bambaşka bir yol açıyor Berger’in hayatına. Kızı tedavi ederken aralarında geçen sohbet Berger’in insanlara ve aşka olan güvenini tekrardan tazeliyor. Ama gel gelelim kızıl hastalığı Berger’in de hayatına musallat oluyor. Gençlerin kolay atlatabildiği ama yaşı ilerlemiş insanların ölümle sonuçlanan bu hastalığı acaba Berger yenebilecek mi? Özetleyecek olursak çevrenizdeki insanlar sizi vezir de eder, rezil de eder… Bu sebeple çevrenizdeki insanları seçerken, bu insanlar benim şahsıma ve kişisel hayatıma nasıl bir etki yapabilir diyerek iyice bir süzgeçten geçirmeyi unutmayın. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Kızıl... Ölüm...
8/10
·68 syf.·
2024 27. kitabı
Dikkat Spoiler İçerir!!! Stefan Zweig'ın yazmış olduğu 'Kızıl' kitabında, yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi yine psikolojik sıkıntılar yaşayan bir karakter üzerinde duruluyor. Berger hayatı boyunca kendini güçsüz, zavallı, dışlanmış, acınası bir çocuk gibi gören bir genç bir adam. Tıp eğitimi almak üzere tek başına Viyanada yaşmaya başlıyor. Başlarda arkadaş edinmeye çalışıp, kendini kanıtlamaya çalışıyor ancak yeni çevresine bir türlü uyum sağlayamıyor ve zamanla bunalıma giriyor. Okuldan tamamen kopan genç adam, sadece çevresindeki insanları inceleyip, yalnız takılmaya başlıyor. Bir gün ev sahibinin küçük kızının 'kızıl' hastalığına yakalandığını öğreniyor ve bu durum ona umulmadık bir anda 'yaşamının yitirdiği anlamını ve hedefini bulmasını' sağlıyor. (Eğitimine devam edip, doktor olmak ve insanlara yardım edebilmek istiyor). Küçük kız iyileşmeye başlarken, kıza karşı duygularıda oluşuyor (burası biraz rahatsız ediciydi kız 13 yaşında!). Kız iyileşti, Berger eğitimine geri dönecek, mutlu olacak derken; 'kızıl/ölüm' yeni başlayan bir yaşamı bitiriyor... Yazarın tarzını artık bildiğim için bu son beni hiiiç şaşırtmadı. Kitapta Berger karakterin duyguları, düşünceleri, psikolojisi çoook iyi yansıtılmıştı bence. Yazarın diğer eserleri gibi bu kitapta çok kısaydı, hemen bitti, okurken hiç sıkılmadım. Kitabı okuyup okumamak size kalmış. Herkese keyifli okumalar... ---- Yaşamın elverişsiz ve zayıf olan her şeyi yok ettiğini öğrenmemiş miydi? Yaşam ona da eşit davranır ve onu sakınmazdı. ----
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.