“Beni bu tür durumlarda hep rahatlatan o sözünü söylesene. Ah, evet: “ Öyle erdemler var ki, Tanrım, bizi onlardan tiksindirdin!” Ne kadar doğru!”
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Ne zaman öfke onu ele geçirse yürüyordu. Söylesene Tanios, ayaklarınla mı düşünüyorsun? "Ben de ayaklarımla düşünürüm. Hatta aşındırıyorum muhtemelen yolları yürüye yürüye. Ayaklarınla şekillendirdiğin ve başına doğru yükselen fikirler rahatlatır seni, harekete geçirir; başından aşağı inerlerse ağırlaştırır seni, cesaretini kırar."
Sayfa 106·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
_"Söylesene el kızı, Kalbinde bana da yer var mı?" _"Hayır, kalbimde bir yerin yok." _"Dert değil. Zaten oluru da yoktu."
Sayfa 229
- Söylesene ne var bu kadar korkacak sevip, bağlanmakta? Keşke öyle birine rastlayabilse insan... - İşte korkum da bu ya. Çünkü... çünkü öyle birisi olamaz çocuklar. Bu, yalnızca kafamızda yarattığımız bir imge! Yine de, bana öyle geliyor ki, yaşam boyu bu imgenin peşinde koşup duracağız maalesef...
Sayfa 104 - Remzi Kitabevi - 9. Basım·Kitabı okuyor
SEBEP-HATA Melvin ölüyordu. Çok ama çok yaşlıydı. Hayatı boyunca çok cefa çekmişti. Karısı, Trudy yatağın kenarına oturmuş, onun alnını siliyordu. Yetmiş yıldan uzun bir süre birlikte yaşamışlardı. "Söylesene Trudy, hani kıt kanaat geçindiğimiz o kriz günlerini hatırlıyor musun?" diye sordu. Trudy, "Tabii ki hatırlıyorum. Bütün o zamanlarda senin yanındaydım;' diye cevap verdi. "İki işte birden çalıştığım ve bir yandan da okula gittiğim savaş sonrası o fakirlik yıllarını hatırlıyor musun?" "Tabii ki. O zaman da senin yanındaydım, canım:' "İşimi kaybettiğimde de yanımda mıydın?" "Elbette, canım. Daima seninle oldum. Her zaman: Melvin bir an sessiz kaldı. Sonra sevgi dolu karısına baktı. "Bak, Trudy. Sanırım kötü şans getiren sendin. "
Sayfa 107·Kitabı okuyor
KiTaPHaNe
“Söylesene, zenginliğin en büyük üstünlüğü nedir biliyor musun? – Hayır. – Paran olmadığını söyleyebilmektir.”