Sulfata
“Meram anlamayana nasıl anlatırsın, beyim!” diye yüzüme baktı.
Sayfa 105 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Sulfata
Dört el bir olunca ne olmaz ki…
Sayfa 105 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ölsün
acım sessiz bir güneş batmasıdır ölsün eksik ve kötü bir güneş batmasıdır ölsün her yerlerim bir yaşlık gibidir denizden bulantım yanlışlıktan bir deniz tutmasıdır ölsün sulfata karnımı avuçla güneşimi ver sulfata ham zerdaliler ve kavunlar ve bataklar ölsün ay çıkar dağlara vurur ey Mustafa bu gece Mustafa ’nın sanki son yatmasıdır ölsün
Şiir
«Birkaç gündür bize orijinal hikâyeler anlattın,» dedi. «Orijinal mi bilmem,» dedim. «Ben sadece yaşadıklarımı, gördüklerimi, özentisiz, eksiksiz ve katkısız anlatmağa çalıştım.» «Şunları biçimine getirip bir de yazsana.» «Kalemim de dilim kadar dönseydi kolaydı..» «Bir dene.» «Denedim. Tutmuyor. Herkes kaşık yapar ama, sapını Sabahat-tin Ali gibi ortaya getirmek zor. Sözgelişi onun her hikâyesi bir 'Sulfata'.»
Sayfa 204 - Yordam Kitap·Kitabı okudu
Roman
Çıkmadık canda umudu olan babam, aylarca umut aşıyla besledi beni. Komşu Zahide hanım başımı bitledi, sırtımı pakladı. Beni bir üfürükçüye götürdü, sıtmamı «bağlattı». Ama dönesiye kadar yine çözüldü. Şeyh İsa yatırına mum yaktı, gömleğinden çaput bağladı. O da çözüldü. Bir tahtakurusunu şekerle ezdi, sigara kâğıdına sarıp içirdi. Yine fayda yok. "Nafile, Halil efendi» dedi bir gün babama, «sen artık buna yedireceğin ekmeği ufalayıp da kuşlara versen daha çok sevap kazanırsın." "Öyle deme komşu. Yakında İzmir'e gideceğim. Sulfata bulacağım ben oğluma ordan.."
Sayfa 61 - Yordam Kitap·Kitabı okudu
Roman
Günler, hayatın mavi renkleriyle evriliyorsa işte orası özgürlüktür.