İptal Edilen Aile: Cleverley Ailesi
7/10
·512 syf.··
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 19:33
John Boyne'rin kaleminden okuduğum üçüncü eser, Yankı Odası. Sosyal medyanın, teknolojinin bu kadar yoğun olan bir eser okumadım. Öncesinde Hyunam-Dong Kitabevi ve Sarı Yüz okumuş ve orada da vardı ama en yoğun olarak bu kitapta gördüm. Zaten konusu bizzat bu, sosyal medyalar. Cleverley ailesinin yaşadıklarıyla teknolojinin, sosyal medyanın zararlarını okuyoruz. Bir aile düşünün, beş kişilikli bir aile... Ama her biri ayrı dünyalarda yaşıyorlar. Sadece dört duvarı paylaşıyorlar. Evin babası da annesi de birbirini aldatıyor, en büyük çocukları psikolojik sorunları yaşıyor, ortancı tam bir ınfluencer olma hevesinde, en küçük ise dolandırıcı... :D Kitap beş bölümden (hatta beş günden de diyebiliriz) oluşuyor ve her yeni bölümün başı geçmişten bir şey anlatarak başlıyor. Cleverley ailesinin mutlu olduğu zamanlar; başka bir yerde, başka bir kişisinin bir sosyal medyayı nasıl ortaya çıkardığı hafiften bahsediliyor. Yaşadığımız şu günlerde bu kitap okumak çok anlamlı geldi bana. Bir kitabı okurken bulunduğum zamanda olanlarla benzer olunca etkileniyorum. Aynı şeyi Sumud Filosu yola çıktığında Beyaz Zambaklar Ülkesinde'ni ya da şu malum ada gündemdeyken Sineklerin Tanrısı'nı okuduğum gibi. Bu kitabı okuduğum zamanda da sosyal medyanın (ya da internetin), yaşanan okul hadislerin gündem de olduğu zamanda okuduğum için beni etkileyen bir kitap oldu. Kabul ediyorum, kitabın dili biraz küfürlü; biraz özel ilişkiler var. Hatta (bana göre) +18 diyebilirim. Ama anlatılanları anlamak isteyene dopdolu bir kitap. Yankı Odası John Boyne
2026 Okuma Raporları
Yankı OdasıJohn Boyne · DeliDolu · 202342 okunma
7/10
·128 syf.·
2025 16. kitabı
MAVİ MARMARA > MADLEN > SUMUD Ön inceleme 》#287508406 Önden belirtmeliyim ki Bülent Akyürek'in kalemi herkesin okuyabileceği ya da herkesin sevebileceği bir kalem değil. Kendisini ilk Seviyordum Söyleyemedim kitabı ile uzun zaman önce tanıdım. Sonra da İçinizdeki Öküze Oha Deyin kitabı ile devam etti tanışıklığımız. Mavi Marmara Risalesi kitabı yaklaşık 1,5 sene önce kıymetli bir okur arkadaş tarafından bana ulaştırılsa da ben ancak okumaya fırsat bulabildim. Bülent Akyürek Mavi Marmara Gemisi'ne katılmak istese de katılamamış ama yine de bu direnişe kalemi ile destek vermek istemiş. Çokta güzel bir risale olmuş #k:28473. Yer yer tekrara düştüğünü düşünsem de kitabın sonunda kendisi bu durumu izah etmiş olduğundan yeni bir şey farketmiş gibi eleştirmeyeceğim. Kitabın ilk yazısı olan Yola Çıkmak ile Şehit Furkan ile ilgili kaleme aldığı yazı benim en çok beğendiğim yazılar oldu. Ancak 2010'dan bu zamana kadar herşeyin değiştiği şu dünyada değişmeyen bir şey var ki o da Gazze halkının uğradığı zulüm ve vatanlarını terketmeyişi... Biz orda ki Müsüman kardeşlerimizin yüzüne nasıl bakacağız, nasıl af dileyeceğiz? Hakikatini anlayacak olana tavsiye edilir...
Mavi Marmara RisalesiBülent Akyürek · C4 Kitap · 2010158 okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2025 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 17:48
Muhammed Emin Yıldırım'ın Sumud filosuna katılmasıyla bu kitap daha bir anlam kazandı. Bu yüzden okumak için daha fazla ertelememeye karar verdim. Hamdolsun ben bitirene kadar Muhammed Emin hoca sağ salim ülkeye döndü, Gazze'de de ateşkes oldu. Rabbim oradaki kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Kitap kardeşlik hukukundan, ensar muhacir kardeşliğinden bahsederek başlıyor. Giybetin, ırkçılığın zararlarından, ihtilaftan, eleştiriden bahsederek devam ediyor. Kardeşlik adına bol bol örnekler vardi. Rabbim okuyup ogrendiklerimizle amel etmeyi nasip etsin.
Kardeşlik AhlakıMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 2022731 okunma
“Kutsallık” Maskesi Altında Vahşet
9/10
·140 syf.·
2025 16. kitabı
Mefsuh Yahudilerin halk arasında mekrunluğunu daha iyi anlamak için okunması gereken bir kitap. “Yahudiler kazanmayı ilk hedef bilirler ve onu da hangi yolla olursa olsun, elde etmeye çabalar.” Kitaptaki şu iktibas üzerinden ilerleyelim: “Hangi yol olursa olsun” diyor; bu çocuk, bebek öldürmekte olabilir. Bebek öldürmek! Bu basit bir şey değil; minik bir candan bahsediyoruz. Bunun için kalp gözün kör olması gerekiyor, yoksa ellerin bunu yapması mümkün değildir. Yahudilerin isteği kutsal toprak falan değil, kutsal kaynaklardır. Bundan mütevellit bu soykırım, bazı mutaassıp hahamın yan yana gelip uydurduğu “kutsal toprak” üzerinden yapılıyor. Ve bir kanun koyuyorlar: Bütün ilkelerin onlardan yana olduğu kavaidler yazılıyor, kanla satırlara. Kitapta bir Pederin kanıyla, Yahudilerin “kanlı çörek” dedikleri bir çörek yapmak için pederi vahşice öldürdükleri üzerinden Yahudilerin iç dünyalarını anlatıyor. Bir Hristiyan kanından çörek yapılması gerekiyormuş, çünkü Talmud’ta öyle yazıyormuş; kimin yazdığı “Talmud”. Çıldırıyorum; kafayı yiyorum. Vahşice can alınacak ve bu ibadet olacak; öyle yazılıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar onlara günah yok, aksine vazifeleri. Dünya öğrenince de bu vahşetliklerini kitapta da olduğu gibi “Komutan Para” konuşur. Ve tüm suçlamalardan sıyrılırlar; aksine mağdur olurlar ve mazlumu dünyaya kötü olarak göstermeye çalışırlar. Dün haberde de gördüm: Sumud Filosundaki aktivistlere “terörist” diyordu İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben Gvir. Yani nasıl örtebilirsin ki; pisliğini tüm dünya biliyor. Tabii görüpte üç maymunu oynayan çok var ve “bana dokunmayan yılan bin yaşasınlar.” Ha, en mühimi ırkçı güruhunu da unutmamak gerek. Velhasıl, kitabı okuyun; yer yer “İt” Yahudilerin kendini öven yerlere geleceksiniz, büyük bir kahkaha sizi tutacaktır.
Getto : Yahudinin Kanlı ÇöreğiNecip Kiylani · Elif Yayınları · 200367 okunma
Şiir yazılmamış kadınlar için...
Puan vermedi·80 syf.··
2025 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 07:27
"Şiir yazılmamış kadınlar bu yüzden hep dilsiz çocuklar doğururlar." Şiir yazıldı mı size hiç? İsminiz dünya üzerinde herhangi bir kağıdın başrol oyuncusu oldu mu? Bir insanın hayatında şiir, Yüreğinin dizelerinde "siz" oldunuz mu? "Şiir yazılmamış kadınlar mevsim normallerinin altında bakıyor göbekli dünyaya..." "Yoruldum beni taşır mısın biraz kendimsiz yürüyeceğim." Buradan bir okurdan hediye geldi kitap, altını çizerek okumuş galiba dedim, meğer yüreğine dokunan yerleri çizmiş, o kadar çokmuş içimize işleyen dizeler, okurken anladım. Daha başlarken Neyzen'in dizeleri, Ben güzel sevmeye geldim, Değil ekmek yemeye, Sahi, kaldı mı güzel sevebilen? Herkes güzel sevilmenin derdinde. Kimse vermek istemiyor, herkes almanın peşinde. Sevelim, sevilelim diyen Yunus Emre'nin sesi çınlıyor kulaklarımda, sevemiyoruz. Yılmaz Erdoğan misali, sevmeye engel evcil acılarımız var belki de. "Sizin hayat diye yaşam sürdüğünüz yerde Her gün kendi cenazemi taşıyorum." Belki de bu yüzden yorgunluğumuz. 21. yüzyıl kendi cenazesini taşıtıyor insana. Öleni bir gün sırtlanıp taşıyorsun, yaşarken ölen her gün kendinin sırtında... Anlamak zor değil yüzlere bakınca... instagram.com/reel/DPRhpk5jRm... Ne derdi Oscar Wilde, "Yaşamak dünyada en nadir rastlanan şeydir, çoğu insan sadece var olur." Ve Nazım Hikmet Ran, Günde kaç milyon insan ölür yeryüzünde
Şiir
Dalgınlığıma Geldi HayatAhmet Şefik Vefa · Aydos Yayınları · 201884 okunma
Fıkıh > Hukuk
Puan vermedi·255 syf.··
2025 122. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 15:42
Fıkıh, hukukçuların hukukudur. Bu cümle kadar açık bir mesele de; fıkıh>hukuk. Lisedeyken hep Hukuk Fakültesi kazanmak onu okumak istedim. Kimse desteklemedi desem yalan söylemiş olmam. Kimya öğretmenim sen de eşit ağırlığa geçersen sayısalı kapatalım demişti, babam Tıp okumak istemediğim için ömrümde ilk ve son defa beni psikologa götürmüştü. Sonuçlar açıklanınca yine destek bulamadım. Ben de onların istediği bölümleri yazmadım ödeştik. Kendimi diş hekimliğinden son saniye kurtardım. Pişman değilim. Uzun bir hikayenin sonunda aklıma hayalime gelmeyecek bir fakülteden mezun oldum. Mühendislik fakültesi. Ama hukuku hep bir yanımda taşıyordum. Gidip açıktan adalet okudum. O arada belki benim dünyam, belki globalde değişti, bir şeyler değişti. Ve Hukuk okumak ruhu bende söndürüldü. Mühendisliğin aurası var. Bir şekilde aitlik hissettiriyor . İlahiyat Fakültesi beni tetiklemeye başladı tekrar, bitince tekrar düşüneceğim bu meseleyi. Hukuk okumak demek ille de gidip meslek edinmek demek değil sonuçta. Ben Fıkıh > Hukuk derken laf olsun diye demedim, inanarak söyledim. Bunu bu kitap ya da herhangi bir ders kitabına dayanarak söylemek çok cılız olur zaten. Bu kitap bu sene derste okuyacağım kitap, önceden alıp okumak istedim, fikrim olsun istedim. Bir ders kitabının içeriğini de incelemek bana çok mantıklı gelmiyor, yine de fena değildi. Çok fazla ek okuma yapmam gerekti aralarda. Fıkıh > Hukuk üstünlüğünü şimdi söyleme sebebim, özellikle mevzu kamu hukuku olduğunda olay çok daha net anlaşılıyor. Diğer mevzu hukuklarda direkt kıyas yapılamıyor çünkü. Dünyada neredeyse her millet kendi hukuksuzluğuyla mücadele ediyor. Zaman değişiyor asır başkalaşıyor ve herkes bir gerçeğe ayıyor artık: Allah'ın kanunları galip gelecek. Çünkü fıtrat bunu iktiza ediyor. Pozitif hukuk benim
Din
İslam Kamu HukukuAhmet Yaman · BİLAY · 202116 okunma
Reklam