Suzy tanıdığı bütün kararsız ve huzursuz insanların kıpır kıpır olduklarını anımsadı. Sırf her şeyi yavaş yapmakla, kendini buna zorlamakla yeni bir tür güvenlik hissine kapılmıştı. Unutma, dedi kendine. Bunu sakın unutma. Yavaş! Yavaş!
Hayatta en kötü şey, sürekli sana karşı çıkan ve senden yana durmayan anne babaya sahip olmaktır. Cesaretini kırar, içine korku salar, seni geri çeker, aşağı çeker ve asla ileriye uçmaya teşvik etmez.
Bir gün çocuklarım olduğunda, pervaneler ve ek kanatlarla doğmuş olacaklar. "Afrika'da aslan avlamayı öğrenmek istiyorum" dese bile, "Kalbinde o arzu varsa git ve yap!" diyeceğim.
Çocukların hayalleri üzerine bir örtü atarak dünyalarını karartıyor ve yaşama sevinçlerini söndürüyoruz. Çocuğum hayatının sonuna geldiğinde, kalbinde bozuk ya da yanmış bir fitil yerine alev alev yanan bir ateş olmasını yeğlerim.
Her zaman çocuklarınızın hayallerini mırıldanmasına, tutkularını tetikleyen fikirlerine izin verin. Onlara asla bir şeyin olanaksız olduğunu söylemeyin.
Suzy Kassem
"Bazen kendi yolumuzu kendimiz seçeriz ve ailemizin de bunda etkisi fazla olur. Babamız bir tamirci, avukat veya doktorsa biz de bir tamirci, avukat veya doktor olmaya çabalarız. Ya da annemiz bir Suzy Homemaker ise biz de yemek pişirmekten, çocuk büyütmekten veya temizlik yapmaktan daha fazlasını yapamayacağımızı sanıyoruz. Bazen birinin senden önce hazırladığı bir paketin içerisine girmek, senin bir yenisini hazırlamandan çok daha kolay gelir. Veya aileniz bir kurabiye kalıbı kadar güçlüdür ve sizi bu konularda kendi isteklerine göre şekillendirirler. Karşı koyması oldukça güç hissettirir. Böylece ailenizin kurabiye kalıbından çıkmış şekilde yaşar ve kendi çocuğunuza da aynısını aktarırsınız."
– Size böyle her vakit kırlarda rastlamak hoş bir saadet olacak.
– Benim için de öyle.
Anlaşılan duyguları karşılıklı idi Demek ki; bu kız da Adnan’ı seviyordu. Ve ihtimal kikendisini görmek için böyle tenha kırlara çıkmak cesaretini göstermişti. Genç Türk atından yere atladı ve hayvanının dizginin kolunun arasından geçirerek kıza biraz daha sokuldu.
– İsminiz nedir matmazel?
– Suzy.
– Ne tatlı isminiz var.
– Ne zamandan beri bu köyde bulunuyorsunuz?
– Beş seneden beri
– Aslınız nerelidir matmazel?