Beyazıt'ta yıkılan barikatlarla yeni bir Türkiye doğdu. Eylemsizliğe ve örgütsüzlüğe doğan gençliğin etkin olduğu eylemlerle, CHP'nin devasa gövdesine karşın kimin kimi içereceği ve yönlendireceğinin iç içe geçip karmaşıklaştığı bir boyuta geçtik.
Sayfa 220·Kitabı okudu
Siyaset
Türklerde kadının yeri
Türkler arasında yaygın olan Şamanizm dini de, örneğin İslam öncesi İranlıların dini olan Zerdüşt ile karşılaştırıldığında, çok daha hoşgörülüydü. Şamanizm kadını "kutsal" sayarken, Zerdüştler kadını şeytanın yansıması gibi görüyorlardı, İslam öncesi Araplarda kadının bir deve kadar bile değeri yokken, Türk kadını erkeğe eşitti. "Emirname"ler Hakan ve Hatun tarafından imzalanmadan yürürlüğe giremiyordu. Kadınlar elçi, kale mu­hafızı ve hatta devlet başkanı olabiliyordu. (Bu konuda geniş bilgi için, Bkz. Ahmet Taner Kışlalı, Siyaset Bilimi, "İslam'da ve Türklerde Kadın" bölümü) Türkler İslam dinini kabul ettikten sonra da, bu farklılık devam etti. Örneğin Türkistan'da Peygam­ber'den sonra en yüce insan sayılan Ahmet Yesevi (1093- 1166) "cemiyette ve dergahta kadın ve erkek birlikteliği"ni savunuyor­du. Timurlenk'in 1404 yılında Semerkant'ta verdiği bir ziyafete, erkeklerin yanı sıra kadınların da katıldığı, Kastilya Elçisi Klavi­ya 'nın anılarında yazılıdır. Türklerde kadının örtünmesi olayı ise, Fatih döneminden sonra Bizans'ın etkisiyle başladı. Çok kadınla evlilik ve "harem" gibi uygulamalar da, daha çok saray ve saray çevrelerinde yerleşti.
Reklam
Milkekî diherike ji Mûnzir û Agirî Ta be Silêmanî tarîx û jîn e. Dastanek hildibe li bilindayî Ji kûrahiya xwe bi têkoşîn e. Bi têkoşîn e, ev mêjû helbet Nebû cî û war ji tu kesî re Yên xwestin ji destê me b'zorê derxin Destvala zivirîn li ser şopa xwe Ev mêjû Wê têkoşînê Bidomîne helbe
Kurdî
Bazen insan bir kitapta kendisinin de aklından geçmiş bir fikre, ta derinden hatıra gelen silinmiş bir hayale rast gelir ki bu, en ince hissi bizi anlatıyor sanırsınız.
​XIV. yüzyılın İranlı tarihçilerinden Zekeriya Muhammed Kazvînî'nin Âsâru'l-Bilâd adındaki tanınmış eserinde kaydedildiğine göre, halkının çoğu Türkmenlerden oluşan Sivas'ta camiler genellikle boş idi. Halk ticaretle meşgul oluyor, fakat dini ihmal ediyor, hatta şarap içmekte hiçbir sakınca görmüyordu. Müslümanlığa karşı bu lâkaytlığı anlamayan İranlı tarihçi, Sivaslıları bu vasıfları dolayısıyla ayıplamaktadır.
Alıntı
Beyazıt'ta öğrencilerin barikatı yıkmasıyla başlayan isyan, CHP'yi, Özgür Özel'i sınırlı da olsa sertleştirmiş görünüyor. Gençliğin bu itmesi olmasaydı kim bilir ne boyutta kepazeliklerle karşılaşacaktık.
Sayfa 218·Kitabı okudu
Siyaset
Reklam
Reklam