• Zayıf, kof, her zaman başkasının etkisi altında hareket etmeye alışmış, ama bir aralık isyan bayrağını çekip kuvvetli, makul olmaya karar veren kimselerin bu hareketlerinin her zaman belirli bir sınırı vardır. Başlangıçta isyanları son derece şiddetlidir. Bu şiddet çılgınlık hali alır. Karşılarına çıkan engellere gözleri kapalı atılırlar, güçlerinin üstünde çaba gösterirler. Ancak, belirli noktaya varınca kendinden geçmiş o insan zınk diye duruverir, “Ben neler yaptım?” gibilerden korku içinde kalakalır. Hemen arkasından da sönmüş balon gibi pörsür, ağlamaklı olur, diz çöküp af diler, her şeyin eskisi gibi olması için yalvarır, her şeyin bir an önce sonuçlanmasını ister.
  • 160 syf.
    ·2 günde·8/10
    Hediye edilen kitapları ayrı bir seviyorum ben yahu:) Sevilmeyecek gibi değil ki. Kelimelerle dans etmiş resmen yazar. Öyle uzun cümleler kurmuş ki bazen, dönüp tekrar okuyorsunuz, tam anlamıyla özümsemek için. Derin anlamları da aralara serpiştirmiş ki kitap ne çok ağır olmuş, ne de çok hafif.

    Sıradan gibi gelebilir ilk başta. Ömer adında bir çocuk Zeyneb diye bir kıza aşık olur. Zeyneb'deki "b" harfine özellikle vurgu yapıyor yalnız. Biraz da kuruntulu bir karakter ortaya koymuş yazar. Böyle olunca da bazı psikolojik tahlillere de değinmiş açıkçası. Babasını kaybetmesi ve bu dönemde Zeyneb'le ayrı olmaları onu daha da çıkmaza sokuyor. Bir intihar düşüncesidir ki, hayatının odak noktası oluyor. Kırılma noktası tam da burası. Sonrasında gelişen olaylar bu düşünce temelli yerleştirilmiş. Yaşamla ölüm arasındaki gel gitler, bizim de çokça karşılaştığımız durumların yazıya dökülmüş hâli gibi gelecek size.

    Sonunu görünce ağzınız biraz açık kalıyor. Ömer'in aslında nasılda soğuk kanlı bir katil olduğunu, ölmek değil de aslında yaşama sıkı sıkı tutunmak dışında gayesinin olmadığını anlıyorsunuz.

    Akıcı bir kitap. Kitaplığınızda başrol olamaz belki ama figüranlık kadar da hatırı olacak türden.