Puan vermedi·240 syf.··
2026 111. kitabı
Toplumsal Bir Çöküşün Anatomisi "Dipte" ​Murat Uyurkulak, kendine has ve taklit edilemez anlatım diliyle kaleme aldığı romanı Dipte ile okurlarını coğrafi ve zihinsel bir kafa karışıklığının tam ortasına davet ediyor. Doğu ile Batı, Balkanlar ile Ortadoğu arasında sıkışıp kalmış, aidiyetini kaybetmiş bir ülkenin ve o ülkenin zihni bulandırılmış insanlarının hikâyesi bu. ​Roman, bir araya gelmiş bir grup adamın etrafında şekillenen sıra dışı bir film yapım sürecini merkezine alıyor. Ancak bu sıradan bir sinema hikâyesi değil ardında duran zifiri karanlık bir politik iklimin, her gün biraz daha kirlenen bir düzenin yansıması. Takın tarihin sancılı dönemeçlerinden, 1908’lerden, 60’lardan ve 80’lerden geçerek günümüzün boğucu atmosferine kadar uzanan el birliğiyle mahvedilmiş bir ülkenin panoramasını sunuyor. Bu bataklığın içinde ise yönünü kaybetmiş yazarlar, yapımcılar, yayıncılar ve sinemacılar yer alıyor. ​ Dipte, sadece bir hikâye anlatmıyor adeta bir toplumun ne kadar aşağıya çekilebileceğini, "artık bundan daha kötüsü olamaz" denilen her noktada o çukurun nasıl daha da derinleştiğini gözler önüne seren bir test niteliği taşıyor. Kitabın en dikkat çekici yanı, unvan peşinde koşanların, dalkavukluk yarışına girenlerin ve iradesini teslim edip bir örnek kopyalara dönüşenlerin ikiyüzlülüğünü keskin bir eleştiriyle vermesi. Kendi kimliğini kaybetmiş, tek bir işaretle hep beraber ağlayıp hep beraber gülen bir topluluğun trajikomik hâli, yazarın kendine özgü ve sarsıcı diliyle işleniyor. ​Dipte, sinematik bir kurguyla toplumsal çürümeyi ve geçmişten bugüne taşınan zifiri karanlığı masaya yatıran okuru o derin çukurla yüzleştiren güçlü bir kitap. ️"Birleri mutlu olunca paniğe kapılıyorlardı. Çünkü tehlikeliydi mutluluk. İnsanlar mutsuz oldukları için değil," artık mutlu
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202639 okunma
Puan vermedi·139 syf.·
2026 4. kitabı
Samanyolu Ziyafeti Üzerine: Modern Dünyada Bir Ruh Hicreti Samanyolu Ziyafeti... İsmi ilk duyduğumda çok ilginç ve güzel gelmişti. İki yıldır okuma listemde olmasına rağmen bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım. Sezai Karakoç'un kitapta hissettirdiği o temel gerçekle yüzleştim: Her şeyin bir vakti vardır. Kitaplar da öyle; doğru zamanda arayanı bulur. Yanlış zamanda geldiyse, okurun o ana hazır olmadığını gösterir. Bu kitap, ruhumun tam da bu frekansa ihtiyaç duyduğu bir demde, tam vaktinde geldi bana. Kitapta en çok üzerinde durduğum cümle şu oldu: "Hiçbir ramazan aynı geçmez." Bu Ramazan, hemen her gün bu cümlenin tefekkürüyle geçiyor. Çünkü bir Ramazan'da temelini attığımı düşündüğüm bir şeyi, başka bir Ramazan'da aksaklıkların kaynağı olarak görüyorum. Karakoç’un "Diriliş" felsefesinde her ibadet, insanı yeniden inşa eder. Ramazan da bizi öldüren bir mahkûmiyet değil, aksine her yıl bizi yeniden yoğuran, maddi açlıktan manevi tokluğa geçiren bir terbiye okuludur. Mâide: Hızlı Tüketim Çağında Bir Bilgi Sofrası Mâide Suresi’ni düşündüm... Hz. İsa’nın kavminin "Rabbinden bize bir sofra indir" duasıyla inen o mucize... Kelime anlamı "sofra" olsa da bu aslında bir "bilgi sofrasıdır." Bugün modern hayat bizi her şeyi hızla tüketmeye, doymadan başka bir şeye saldırmaya zorluyor. Modernitenin bu "hızlı tüketim" sofralarında ruhumuz hep aç kalıyor. Karakoç bu eserinde, bizi o geçici dünyevi sofralardan alıp doğrudan Allah’ın bir lütfu olan manevi ziyafete hazırlıyor. Biyolojik Varlıktan Melekî Boyuta Yazarın çocukluk ve oruç arasındaki bağı kuruşu ise tam bir zarafet. Bir çocuğun "ben oruçluyum" diyebilmesi, onun için büyümenin, irade sahibi olmanın hayalidir. Bizim "tekne orucu" geleneğimiz de çocukları bu göksel sofraya ortak eder. Asıl öğrenilmesi gereken şu: Büyümek,
Samanyolunda ZiyafetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20254,592 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 16:02
Marcus Aurellius benim en sevdiğim filozof olabilir. Genel olarak Stoacılık ya da Stoacı düşünce yapısı, benim bu yıl kendime aşılamaya çalışacağım en önemli şey olacak. İçsel huzurun anahtarının burada gizli olduğunu düşünüyorum. İnsanlar psikologlara gidiyor, kendilerini tanımak ya da kendilerindeki problemi çözmek için bir profesyonele ihtiyaç duyuyor ama bence sizi kendinizden başka kimse tanıyamaz ve kendinizi iyileştirecek tedavi edecek tek kişi sizsiniz. Böyle felsefi kitaplar okumak benim ruhuma çok iyi geliyor, kendimle tanışıyorum ve özgüvensizliklerimi kapatıyorum, kendimi geliştiriyorum. Herkesin okuması gereken bir kitap. Alıntı alıntı olması partlara bölünmesi okurken beni yordu. Derleme olduğu için bu şekilde yazılmış ama bu akıcılığını ciddi ölçüde etkilemiş. Belirli bir konu olmaması biraz bölük pörçük hissettiriyor. Onun dışında içerik olarak çok beğendim dili de gayet yalın ve anlaşılır, çevirmen Yunus Emre Ceren çok iyi iş çıkarmış. Kitaptan en sevdiğim fakat ileti olarak girmesi uzun olan alıntıları paylaşıyorum. İyi okumalar dilerim :) "Utanmaz birisi seni rencide ettiğinde kendine şunu sor: "Dünyada utanmazların bulunmaması mümkün mü?" Mümkün değil. O halde mümkün olmayan bir şeyi isteme. Çünkü bu adam dünyada bulunması gerekli olan utanmazlardan birisi. Güvenilmez bir düzenbaz ya da yanlış yapan herhangi birisi için de aynı tavrı takın. Böyle insanların var olmamasının mümkün olmadığını hatırlamak, seni onlara karşı daha merhametli kılar."
Felsefe
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
İktidar
Puan vermedi·557 syf.··
2026 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 22:01
İktidar hakkında kısa bir yazı yazmak istiyorum. İktidar - Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası Okurken gerçekten bir ton şeyi sorgulatan (hayatla alakalı değil yine yazarla alakalı şeyleri sorguluyorsunuz hiç kitabın dışına çıkmayı beklemeyin) bir kitap oldu. Yazar bir çok noktada kendiyle çelişiyor zaten bu tarz şunu yapın bunu yapın kitaplarını çok sevmiyorum ama bu kitaba bir şans vermek istedim. Kitabı okumaya başlarken ilerleyen sayfalarda da ne göreceğinizi az çok kestiriyorsunuz, kitap neredeyse %80 inimizin bildiği konuları açıklıyor. Kötü insan olmayı öğütlediği noktalar oluyor hayatı kendiniz gibi yaşamayın, maske takın ve diğer insanları kandırın ana temalı bir kitap halini alıyor belli zamanlarda. Ben bu kitaptan bir şeyler aldım mı? evet aldım ama gerçekten bu kitabı okuyup örnek alacak aklı başında bir insan olacağını düşünmüyorum. (belki de kitaptan sadece bunu almışımdır :)) Forumlarda çokça dolaşan, içeriğini merak ettiğim bir kitaptı. Okuduktan sonra hiçte güç sahibi olmadığımı söylesem yalan söylemiş olmam. Gerçekten bazı noktalarda o kadar insanlığın dışına çıkıyor ki sanki hitap ettiği kesim insan değil bir şeytan :) Herkese iyi okumalar diliyorum, benim bu kitap hakkında yorumlarım bu kadardı. Robert Greene
İktidar - Güç Sahibi Olmanın 48 YasasıRobert Greene · Altın Kitaplar · 20233,635 okunma
Sabırla inşa edildiğinde ebeveynlikte kafa rahat.
10/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 18:53
Kitabımızın ilk başlarda ne anlattığı tam olarak anlaşılmıyor gibi dursa da ileriki sayfalar için zemin niteliğinde olduğunu ilerledikçe anlıyorsunuz. Bağırmayan Anne Baba Olmanın tüm sırları o kadar güzel örneklerle aktarılmış ki kalıcılık sağlaması açısından fazlasıyla faydalı oldu. Klişelerden ve akademik dilden uzak, eğlenceli bir anlatım. Çocuk gelişimiyle ilgili okuduğum bu ilk kitabın bu kadar güzel bir dille ve ilgi çekici şekilde aktarılmış olması benim açımdan büyük şans oldu. Bu türden çok daha fazlasını okuyup kendimi bir baba adayı olarak çok daha fazla geliştirebileceğime inancımı arttırdığı için yazarımıza teşekkür ediyorum. İlerleyen yıllarda uygulamaya fırsat bulacağımı düşündüğüm kitaptan derlediğim önemli noktaları aşağıya bırakıyorum. Faydalanmak isteyenler faydalanabilir. Keyifli okumalar. … KİTAPTAN NOTLAR … - Çocuklarımız İçin Alan Yaratmanın 8 Yol- . Alana ve mahremiyetine saygı. . Oda dağınıklığı konusunda endişe yok. . Seçimlerine saygı. . Hislerini bilmeye karşı kaygıyı sakinleştir. . Hatalarının nedenini öğrenme isteğini bırak. . Çabalamalarına izin ver: Çocuğun her sorusuna çözüm bulmak, onun kendini geliştirmesini ve keşfetmesini engeller. Şimdiye dek neler denediğini sormak gelişimi için daha etkilidir: . Sizinle fikir ayrılıklarına izin verim, argümanlarına saygı gösterin. . Konuşurken nadiren gözlerinin içine bakın. - Direnç Beyhude, Judo Ebeveynliği Deneyin - Çocuklar büyürken ebeveynlerini sürekli dener. Buradaki amaç onların güvenilirliğini test etmektir. Çocuklar ebeveynlerinin güvenilir, değişmez ve daimi olduğunu görmeye ihtiyaç duyar: Çocuklar savaş istediğinde sizi aslında sınar. Onların güvenirlik sınamasını savaş eldivenini yerden almayarak atlatırsınız. Bu sınanmada da tepkisellikten kaçarak başarıya ulaşırsınız.
Çocuk Gelişimi
Bağırmayan Anne Baba OlmakHal Edward Runkel · Aganta Kitap · 20171,951 okunma
Her savaş, barış için
Puan vermedi·368 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 21:02
Hakan Günday kitaplarının çoğunu okudum ve hep de beğendim. Hoşuma gitmeyen yönleri olsa da bu kitabı da beğendim. Yazarın diline ve anlatım içeriğine hakim olmayanlar için okuması daha kolay bir kitap olabilir. Ama daha da kolay olsun diyen varsa Az kitabını okusun. Kitap genel olarak ulusal çapta Dünya gerçeklerini ele alıyor. Savaşlar, politik oyunlar, vahşet, sahtekarlık, her ne varsa ucundan biraz dokunuyor her şeye. Tabii korkunç olan her şeye. Zaten yazarın bir kitabını okumaya başlıyorsanız umudunuzu, neşenizi bir kenara bırakın ve gerçek bir yetişkin olun. Pembe gözlükleri değil, siyah gözlükleri takın. Zamir ana karakterin adı. Suriye'de savaştan kaçanların bulunduğu bir kampta, patlama sonrasi bulunan bir bebek. Patlamanın etkisiyle yüzünü kaybediyor. Sonrasında bir yardım kuruluşu onu alıp büyütüp reklam ve kampanya yüzü haline getiriyor. Tabii bu kadar anlattıktan sonra kitabın kapağına da gelelim. Zamir bu yardım kuruluşunda büyüdükten sonra savaşları engellediklerini söyleyen bir iş konumuna geliyor. Öyle ki bunlar her türlü siyasi makam ve suç örgütleriyle iletişim içinde. Kan mı dökülecek, hemen planlar yapıp daha az kişinin ölmesini sağlayarak daha fazla kan dökülmesinin önüne geçiyorlar. Halk hakkını aramak için grev mi yapacak ama bunun sonrasında ülke mi karışacak, hemen grevi engelliyorlar mesela... Herkes barışı korumayı kendine garip yollarla vazife ediniyor. Neyse. Zamir suç lideriyle görüşeceği zaman başına çuval geçirilir ki örgüt kampları ifşa olmasın. Bu yüzden Zamir kendine çuvallar edinmiş, ihtiyaç anında kullanmak için. Üstünde bir takım, başında çuval. Barış elçisi gibi(!). Oysa herkes kadar suçlu. Kitap bir olay-zaman düzleminde ilerlemiyor. Bir bakmışız geçmişte, Zamir'i bugüne getiren olaylardayız veya anılarda. Bu açıdan
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,3bin okunma