Bir boğuntu duygusu, tam şuramda
Herkesten yapılmış bir karar kadar sıkkın
'Bu muydu' sorusunun cevabından yıkıcı
Can çekişen bir unutuş, bir anımsama pıhtısı
Azadlı bir köle sevincine çeviriyor yüzümü
Kalbim cümlemi ta başa bağlarken
Aklım ölümden özürler buluyor yaşamaya...
Wilde'ın bakışına göre büyük sanat -ki Wilde daima edebi sanatlara bariz bir ayncalık tanır- kendimizi unutmamıza; mantıklı, anlaşılır, uyumlu, yasalara riayet eden, aşırı çekingen ve açıklamaya meyilli taraflarımızı unutmamıza olanak sağlar. Ve bu unutuş başka şeyleri de mümkün kılar.
Bir boğuntu duygusu, tam şuramda
Herkesten yapılmış bir karar kadar sıkkın
'Bu muydu' sorusunun cevabından yıkıcı
Can çekişen bir unutuş, bir anımsama pıhtısı
Azadlı bir köle sevincine çeviriyor yüzümü
Kalbim cümlemi ta başa bağlarken
Aklım ölümden özürler buluyor yaşamaya...
Kır sakallı kahraman, yüzünü buruşturarak ağrılı dizini ovdu:
_ Son Ciğerdelen gazâsı bizde tâkat komadı, dedi. Gönül diler ki şu belâlı Tuna dirseğini kılıcımla oyup yeryüzünden çıkarayım. Yumrucuk palanka için kırk yıldır çekilen cenk ü cefâ Kartaca savaşını da geçti. Dünya böyle kanlı didişmeyi görmedi, görmeyecek. Ne yaman... Adıyla anılmış... Türk milletinin Ciğerdeleni!
Kaygılı düşünceler çöküntüsü altında bir zaman dizini ovdu durdu:
- Hangi millet hangi insan vardır ki defterinde bir "Ciğerdelen" yazılı olmasın. Ben tam otuz sene hicrânını çektim. Tanrı neden sonra yüreğime unutuş bağışlayış şifâsını damlattı. Tam otuz sene "Kanlı Kahpe" çağırdığım Begânoğlu'na bugün "Begânoğlu zavallısı" derim. Çifte iğneli vicdan oltasında ikimiz de ömrümüz boyunca çırpındık. Akıbet ben ipi koyuverdim. Düşmanım yoksa dostum mu artık bende bilmem; belki de otuz sene onun kanına susamış gibi yaşarken hep onu sevmiştim evet, gönlümde gedikli konuk oturan Begânoğlu zavallısı, ben oltayı koyuverince kırk güne kalmadı öldü. Şimdi geçmiş zamânı düşünürüm de bir kafadar kahpeliği uğruna ömrümü kararttığıma yerinir gibi olurum. Ama bil ki, böyle hayıflanmak hatâdır; zîra ben hayâtımın destânını işte bu Begânoğlu Ciğerdelen'ime borçluyum. Taptığım eller ciğerimi delmeseydi ben yüksek mertebeme eremezdim, rahatlık içinde gevşeyip gidecektim.
Bir anne unutuş mu bir gölge midir
Yoğunluğu hiç eksilmeyecek imge midir
Gece midir, içinde sayısız kalp atışı
Yağmurdan sonraki serinlikçe midir
Çocuklar korosunun seslendiği melek
Rüzgârca, uykuca, kelebekçe midir
Onu hiçbir şiir anlatamaz tam olarak
Belki de bu yüzden kederlice midir
Anne uzun yolculuklarda git git ulaşılmayan
Yoksa o yolculuklardan dönünce midir
Anne bebeğe en çok yakışan ilk sözcük
Yaşam o sözcükten emzirilince midir