Kitap Ağacı Karabük olarak okuduğumuz bir kitaptı. Yazardan okuduğum ilk eserdi. Akıcı bir anlatıma sahipti; ancak olay örgüsünden çok karakterlerin yaşadığı melankolik atmosfere odaklanılması ve bazı olayların havada kalması nedeniyle benim için ortalama bir okuma deneyimi oldu.
Yazarla tanışmak için doğru bir kitap olmadığını, yazarın diline ve üslubuna daha hâkim olan arkadaşlardan öğrendim. Onların tavsiyesiyle diğer kitaplarını da okuma listeme ekledim.
Hayaletli bir konak .. ve bu hayaletin dilinden soylu aile bireylerinin kederli yaşam hikayeleri..
Sıradan, toplumda (ya da dizilerde) fazlasıyla karşılaştığımız melankolik yaşamlar..
Yazarın betimlemeleri çok derin fakat sıkmadan okutuyor. Tekrar dönme ihtiyacı hissettirmiyor.
Genel olarak artı değer bir kitap olarak düşünmüyorum.
İyi okumalar ..
Tarık Tufan’ın tüm kitapları gibi bu da her cümlesi özenle seçilmiş gibi.
Her cümle derin, her kelime özenli. Okurken dalar insan geçmişe ve geleceğe ama şimdiyi yaşadığın da hep farkındadır.
Yer yer türküdür yer yer klasik müzik. Kimi zaman Yeşilçam’dır kimi zaman Hollywood.
Yüzlerce Çiçek Birden Açtı, baskı rejimlerinin bireylerin mutlu olma hakkını nasıl elinden aldığını idealizm teması üzerinden işleyen iki perdelik bir tiyatro eseridir.
Tarık Tufan’ın Hayal Meyal romanı, kısa ama derin izler bırakan, ölüm, pişmanlık, aşk ve geçmişle yüzleşme temalarını işleyen etkileyici bir kitap. Romanın kahramanı ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hayatının son döneminde geçmişiyle hesaplaşır. Geçmişe yaptığı bu yolculuk yalnızca fiziksel bir dönüş değil, aynı zamanda çocukluğa, kayıplara ve yarım kalmış duygulara yapılan içsel bir seyahattir. Tüm bunları yazar anlatırken şiirsel ve duygusal anlatım kullanmıştır.
Hayal Meyal, Tarık Tufan'ın okuduğum kitapları arasında en çok beğendiğim kitap oldu.
Hayal MeyalTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20207,2bin okunma
Hâlâ isyanın eşiğinde mi debeleniyorsun oğlum? Güçlü insanlar inkârla başlarlar kendi yolculuklarına.”
Annesinin ölümünden sonra savrulan, bu savrulmayla âşık olan; âşık olduktan sonra sevdiği kız için değişip kendi tabiriyle sevdiği kıza uymayan benliğini öldüren, adını bilmediğimiz, herkesin farklı bir şekilde hitap ettiği karakterimizin kendi içsel konuşmalarıyla başına gelenleri okuyoruz bu kitapta.
İsmine bakarak çok başka şeyler okuyacağımı düşünürken okuduklarım karşısında şok oldum. Bir dergahta şeyh babası ve müritleri ile yaşarken âşık olduğu kızın hayatına uyum sağlamak için tüm bunları terk ediyor karakterimiz. Daha ilk sayfadan yaşadıklarını anlatma biçimiyle okuyucuyu kendine bağlıyor.
Yaptığı seçimlerin sonunda yaşadıkları, pişmanlığı ve kendini soktuğu durumlar karşısında yaptığı tahliller, Eda’ya olan aşkı, arkadaşının başına gelenler yüzünden başına aldığı belalar, tasavvuf ve tüm bunların sonunda karşısına çıkan tek bir isim: Baki Semih.
Kitabın sonu beklediğim gibi değildi . Sanki devamı gelecek gibiydi havada kaldı.