10/10
·312 syf.··
2026 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:16
Gece açan çiçekler… Adı gibi sessiz, adı gibi derinden etkileyen bir roman. Olay örgüsü merak uyandırıcı bir şekilde ilerlerken, yazarın karakterlerin yaşadığı duygusal değişimleri aktarma biçimini iliklerime kadar hissettim. Halide ve Derviş Ali’nin akıbetlerindeki benzerlik, hikâyeye ayrı bir derinlik katıyordu. Beni en çok etkileyen kısım ise Derviş Ali’nin artık görünür olması, bir sır olmaktan çıkmasıydı. Tavsiye edeceğim bir roman. Sevgili Tarık Tufan’a, bizi öğretisi ve anlam dünyası yüksek böyle bir eserle buluşturduğu için minnettarım.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,2bin okunma
"O kadar çok şey biriktiriyor ki insan!"
8/10
·128 syf.·
2026 44. kitabı
Tarık Tufan'dan okuduğum ikinci kitap ve ne yazık ki beklentilerimi çokta iyi karşılamadı. Çok fazla betimleme vardı ve bu iki sayfadan bir tekrarlanıyor. Daha başlarda sıkılmaya başladım, zira konusu, kitabı bırakmamam için bir teşvik oldu diyebilirim. Sade bir anlatım, günlük aile dramını anlatan bir hikâyesi vardı. Ve en çok beğendiğim detay ise; Yazarın kendini de baş karakter, yani üçüncü şahıs olarak nitelendirmesi, lakin tek fark yalnız isminin çekilmesiydi. Hikayenin ana teması fikrimce buydu; Yalnız bir adamın iç duygularında yaşadığı buhran ve bunun çözümlerini arama yollarını anlatıyor yazar. Sürekli soru soruyor karakter, ve cevabı da kendisi veriyor. Ama duygudan yoksun, ama depresif bir hâl içerisindedir kendisi. Bu kitabı Zülfü Livaneli'nin Kardeşimin Hikayesi kitabının konusuna, ve ya kalem tarzına çok benzettim nedense. ”Onun bakışları için şarkı söylenmesi gerekiyordu. Parmak uçlarına şiirler kondurmak gerekiyordu. onun için kimseler yokken ağlamak gerekiyordu.” s.31 İnsanın iç dünyasını anlatan, bir parça kendini gördüğün bir kitaptır, kısa zaman diliminde okunup bitirilebilir.
Düşünce
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Profil Yayınları · 201811,6bin okunma
Reklam
8/10
·400 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:18
Narin, arkadaşı Hilal'in doğum gününde abisi Hakan ile tanışmış ve o tanışmadan sonra ikisininde hayatı değişmiştir. Narin küçüklüğünden beri bir çok şeyle sınanmıştır. Üstüne bir de Hakan'ın kaybıyla sınanması gerekmiştir. Narin her şeye ve herkese rağmen çocuklarını tek başına büyütmüş, Hakan'ın kaybının üzerinden dört yıl geçmiştir. Ancak Narin'in ödül alacağı bir gecede şehit bildiği Hakan'ı yeniden görmüş ve kocasının yıllar önce ölmediği ortaya çıkmıştır. Ancak Narin'in bunu öğrenmesi ile birlikte hayatlarına tehlikeler de girmiştir. Narin ateş hattının ortasında kalırken, Hakan'ın hala devam eden ve en kısa zamanda bitirmesi gereken bir görevi vardır. Hakan kaybettiği yılları telafi etmek için her şeyi yapmaya kararlıdır. Ancak öncelikle Narin ile hayatlarını yollarına sokmaları gerekmektedir. Bunlarla birlikte Narin yaşadığı hayatın yalanlar üzerine kurulduğunu fark edecek, geçmişin sırları ile yüzleşmesi gerekecektir. Bu seri kalbimi paramparça ederken bir yandan da kalbimi yumuşacaık yaptı.Bazı şeylerin ortaya çıkmasıyla 'bu kız daha nelerle sınanacak yaşadıkları yetmedi mi' diye bir yükselmiş olabilirim.Ve öncesinde olamasada sonrasında Hakan ona destek olmak için hep yanındaydı.Hakan'ın yaşamak zorunda kaldıkları ve onların ağırlığı da içime oturdu.Her şeyi beraber atlattılar ve aşkları ile kalbimi ısıttılar.Özelliklede sonlara doğru olaylar daha hareketli bir hal aldı ve soluksuz okudum o kısımları.Hilal'in abisi hakkındakileri öğrendiği kısımsa içime ayrı oturdu.Demet ve Orhun'u okurken kahkaha atmış olabilirim ama Demet'e üzüldüm bir yerde.Halit ve Hilal, Banu ve Tarık'ın hikayesini ise ayrıca merak ettim.Barlas'ı da unutmamak lazım.Ayrıca Sezgin'e buradan püü yazıklarım olsun demek istiyorum.Neşe ve Umut ise yine efsanelerdi.Bu arada az da olsa
Gölgesiz Cilt - 2Sibel Akcan · Pukka Yayınları · 202543 okunma
İyi ki bu topraklardan bir Tarık Akan geçmiş.
9/10
·198 syf.··
2026 620. kitabı
Tarık Akan denince benim aklıma yıllarca önce Yeşilçam’ın o yakışıklı, romantik filmlerinin vazgeçilmez oyuncusu gelirdi. Belki çoğumuz gibi ben de onu önce güler yüzüyle, karizmasıyla ve romantik komedilerdeki rolleriyle tanıdım ve sevdim. Bu yüzden hayatını anlattığı Anne Kafamda Bit Var kitabını okurken sadece bir oyuncuyu değil, bambaşka bir insanı tanıdığımı hissettim. Tarık Akan’ın beni en çok etkileyen tarafı, kariyerinin en rahat döneminde risk alabilmiş olması oldu. İsterse yıllarca aynı tarz filmleri çekebilir, büyük bir hayran kitlesiyle yoluna devam edebilir, kimseyi rahatsız etmeden konforlu bir hayat sürebilirdi. Ama o bunu seçmemiş. Romantik filmlerin yıldızı olmaktan çıkıp toplumsal sorunları anlatan, halkın yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken filmlerde rol almayı tercih etmiş. Bu tercih ona sadece alkış değil, bedeller de getirmiş. Kitap boyunca yaşadığı tutuklanma sürecini, maruz kaldığı iftiraları, kırılan onurunu ve buna rağmen geri adım atmamasını okurken zaman zaman insanın içi sızlıyor. Özellikle toplum önünde tanınan bir insanın, hiç hak etmediği suçlamalarla karşı karşıya kalmasının nasıl bir yük olduğunu satırlarda hissetmek mümkün. Kitap bana Tarık Akan’ın sanat anlayışını da yeniden düşündürdü. Özellikle Yılmaz Güney’in filmi olan Yol‘da yer alması, sanatını sadece eğlendirmek için değil, yaşanan gerçekleri anlatmak için de kullandığını gösteriyor. Kitabı bitirdikten sonra ben de Yol filmini izledim. Açıkçası film içime işledi. Bazı sahneleri uzun süre aklımdan çıkmadı. O filmi izledikten sonra Tarık Akan’a duyduğum saygı bir kat daha arttı. Ama bu kez sadece başarılı bir oyuncu olduğu için değil; duruşu, cesareti ve sanatını bir şeyler söylemek için kullanabilen bir insan olduğu için. Anne Kafamda Bit Var, bir oyuncunun anılarından çok
Anne Kafamda Bit VarTarık Akan · Can Yayınları · 20177,1bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 283. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:22
Geç Kalan,bir aşkın,bir kayboluşun, bir düşüşün, bir arayışın romanı. Tarık Tufan yalnızlığın uzun bir şiirini yazmış adeta. Kitabın insanı kendi derinliklerine götüren bir anlatımı var. Yalnızlık ve varoluş ağrısı şiirsel bir dille anlatılmış. Her insanın içinde eksik parçaları var ve kitabı okurken mutlaka kendinizden bir şeyler buluyorsunuz.
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,393 okunma
Halk gücünü neden fark etmiyor?
9/10
·260 syf.·
2026 45. kitabı
Rıfat Ilgaz'ı çoğumuz Hababam Sınıfı ile tanısak da, Karartma Geceleri onun edebiyatçı yönünü daha yakından tanımamı sağlayan çok güçlü bir eser oldu. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, anlatılanların ne kadar samimi ve gerçek hissettirmesiydi. Bunun en önemli sebebi de romanın kahramanı Mustafa Ural'ın aslında büyük ölçüde Rıfat Ilgaz'ın kendisini temsil etmesi. Bu nedenle Mustafa'nın saklanmak zorunda kaldığı günleri, yaşadığı korkuları ve yalnızlığı okurken bir roman kahramanından çok, gerçek bir insanın yaşadıklarını dinliyormuş gibi hissettim. Kitap, dönemin siyasi baskılarını ve karanlık atmosferini anlatmasına rağmen beni hiç sıkmadı. Sade, akıcı ve güçlü anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerledi. Özellikle karartma altındaki İstanbul'un başarılı tasviri, dönemin ruhunu hissetmemi sağladı. Romanı bitirdiğimde yalnızca bir kaçış hikâyesi okumadığımı, aynı zamanda bir dönemin toplumsal ve siyasi iklimine de tanıklık ettiğimi düşündüm. Ayrıca eserin başrolünde Tarık Akan'ın yer aldığı bir sinema uyarlamasının bulunması da dikkat çekici. Bunun yanında, Karartma Geceleri'nin 2004 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 100 Temel Eser listesinde yer alması da kitabın Türk edebiyatındaki değerini gösteren önemli ayrıntılardan biri. Kısacası Karartma Geceleri, samimiyeti, akıcı dili ve gerçek yaşamdan beslenen hikâyesiyle bende iz bırakan eserlerden biri oldu. Rıfat Ilgaz'ı sadece Hababam Sınıfı ile tanıyanların mutlaka okuması gereken bir roman.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
Reklam
Reklam