Kardeşim gideceği için 6' da uyandım. 2-3 saatlik uykuyla alnım donmuş gibi kalktım. Gözlerimi de taç açamıyorum. Konuşmaya çalışan kedilere de dönmüştüm.
Kahveyi koyarken atıştırsın diye yumurta kırmak istedim.
Yağa kahve dökmüşüm. Karıştırmaya devam ederken bir ara tam görmeye çalıştım "Ne ara pişti de yandı, çok değişik görünüyor. Annee, bu ne?" deyince "Kahve buradaysa yumurtalar nerede, ne yapmışsın? Tatlı koymak için arkamı döndüm sadece." deyince "Bilmiyorum, demin elimdelerdi. Nereye gittiler ki?" etrafa bakınırken kartonun içindekileri görünce "Buradalar, hem de çoğalmışlar. Bu hemen nasıl oldu ki?" deyince annem beni mutfaktan çıkarma girişimindeyken "Yüzünü 3-5 kere yıkamadan gelme." dedi. "Niye gülerek konuşuyorsun ki, çekiştirirken de güldün. Sabah sabah gülecek enerjiyi nerede buldun? Ayrıca ben ne yapmaya gitmeliydim?" deyince çoğu dediğim anlaşılır olmasa da en son dediklerini de duymadım. Salonu görünce "Uyumadan nasıl yüzümü yıkayayım önce uyuyup uyanmam gerek. Sıra böyle değil miydi? Hem o soğukluğu geri yaşayamam." deyip sobanın arkasında geri uyumuşum. Kardeşim kuzenlerimle gelince uyumadan uyandım! Kapıyı açınca kalabalıkla şaşırdım "Sizi demin yolcu etmiştik, niye geri geldiniz? Kardeşim bizden çok sizinleydi. Bugün bile. Hepinizin ağzına sçayım." deyip hepsini kapıda bırakmak isterken, hepsi bana şok olmuş şekilde bakıp şaka mı gerçek mi çözemiyor. Ama daha önce hiç böyle davranmadığım için tetikteler. -Sinirlenirsem hepsinin benden büyük oluşu kurtarmazdı.-Son kelimeyi demeden kardeşim ağzımı kapatıp beni poşet taşır gibi kapıdan çıkardı. Elini ağzıma bastırıp acımadan ısırdım "Pislik hayvan, bana öyle davranamazsın. Sizi de duyuyorum, g.t kaktüsleri. Karga bokunu sıçmadan gelmişsiniz. Üstüne gülüyorsunuz. Gelince hepinizi kovacağım. Sabah