besmeleyle...
önceden Tanrı adını dile getirip onu öğmeden kutlu bir işe başlıyan kimse cılız bir kuş gibi uçmağa güc etmez. amacına ulaşmadan kanadları kırılır; bir daha kalkamıyacak gibi yere düşer. aşk ve vefa baharistanının dallarında, fazilet ve ihsan minberlerinde dile gelen kuşlar, şakrak cıvıltıları ve tatlı musikileriyle Tanrıyı öğmek için durmadan okudukları güzelleme destanlarını; aylarca, yıllarca derneklerde toplananların ve sevimli manzaraları seyredenlerin kulaklarına eriştirmişlerdir.
Diğer yemeklerden önce meyve ikram etmektir. Sağlık açısından da en doğru olanı budur. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Beğendikleri meyvelerle ¹⁵³ ve canlarının çektiği kuş etleriyle..."¹⁵⁴ Devamında ise, en güzel olanı, meyveden sonra et¹⁵⁵ ikram etmektir. Et, özellikle kızartılmış olmalıdır. Etten sonra ikram edilecek en güzel yiyecek ise tirit yemeğidir. Ardından da tatlı sunulur. Soğuk bir su ikramıyla birlikte, yemek sunumu güzel bir şekilde tamamlanır. Yıkanacağı zaman, ellerin üzerine ılık su dökmek sûretiyle de yemek faslı sona erer.
Sayfa 118 - Karınca Polen Yayınları | YEMEĞİN SUNULMA ÂDÂBI HAKKINDA
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kuş uçmaz kervan geçmez bir kasabaya giden eğlenceli bir tiyatro kumpanyasındaymışım da sıkıntıdan patlayan insanlan güldürüyormuşum gibi hissederdim.
Sayfa 88
Yokuştaki Ev
Kirayı denkleştiremediğimiz için kapının önüne konmaya ramak kala evi boşalttık . Burası evlenip oturduğumuz ilk ev. Bazen acı, bazen tatlı ama çoğunlukla acı anılarımıza şahitlik etmis bir yuvaydı. Yuvayı dişi kuş yaparmıs. Ben yapamadım. Hayat müşterekmiş. Kazancım ortak, borçlar şahsıma aitti. Gelir vardı elbet ancak gider nereye alıp başını gidiyordu? Üç kuruşun hesabını yapıp işten eve yürüyerek gidip geliyordum. O ise altında araba sanki her zaman beni işe birakıyormus gibi "Çok geç kaldım, sen kendin gidersin, değil mi?" diyerek çıkıp giderdi. Ay sonu gelmeden sıkıntılar baslar; telefon faturamı ödeyemediğim için devamlı , kesilir, öğle arasındaki yemek güzel olmasa da dışarıdan söyleyemezdim . Aç biilaç çalışıp dururdum. Ne için? Biraz tasarruf...
Sayfa 43 - Potkal Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
"Şiirleri de seviyordum. Duaları andırıyordu şiirler. Üstelik çok daha güzeldiler ve anlaşılabilir şeylerdi. Ama ne insanın günleri bağışlanıyordu bunlar okununca, ne de günahları. Zevk için okunurdu şiir. Tatlı, kaygan sözcükler, iyi yağlanmış değirmen taşları gibi birbirini sürüklerdi. "
Huzurumu, o tatlı, sakin günlerimi yitirdim. Ben huzurumu, sükûnumu seviyordum. Neden girdin kalbime, kafama, hatıralarıma. Ben seni istememiştim ki! Girdin de neden daha ışığına kanmadan bırakıp gitin. Davetsiz geldin ama seni kovmamıştım ki, biraz daha bekleseydin bağrıma basabilirdim. Aldıklarımdan çok fazlasını verirdim sana... Ama gittin... bir kuş gibi pencereme konmuştun. Sonra haber bile vermeden uçup gittin. Hain, kızabilseydim...[...]
Sayfa 285·Kitabı okuyor