Bu aşk bazı güzel geceler tatlı bir rüya gibi onun özlemle, istekle yanan göz kapaklarını dinlendirir, bazı zamanlar ise bir sancı gibi uykularını kaçırırdı.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Edebiyat
Üstünkörü tanıdığım insanlara tuhaf hikayeler yakıştırdığım, bütün kaderlerini kurduğum ve sonra rahatlıkla onları tekrar kendi dünyalarına, kendi hayatlarına terk ettiğim için mi gülümsüyorsun acaba? Yoksa aşka teğet geçen ve bir anda bu tatlı rüya bahçesini sonsuza kadar yitiren bu delikanlı için kederleniyor musun?
Sayfa 102·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Kıskançlık çakılı kazıktır serde; Bölünsün bu rüya en tatlı yerde. Seni canlı kullar öpmesinler de Kefenler sarılsın, topraklar öpsün. Abdurrahim Karakoç (1932 - 2012)
Sayfa 26·Kitabı okudu
Alıntı
Huzurlu anlarda düşünürüm sık sık, Korkutan ve dehşet veren budur bana, Aniden ve umulmadık Tatlı bir rüya beni sardığında. Bilmem, burada neyi düşler, neyi düşünürüm, Bilmem, daha neler yaşamam gerek, - Lakin böylesine mutlu olunca Çarpar kalbim gene de hasretle. -
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Bugün İngiliz Erkân-ı Harbiyesinden esirlere bir emir tebliğ edildi. Seydi Beşir'de 800 esir kalmış. Bunların İstanbul'a sevkleri kararlaştırılmıştır. Üçüncü mevkide gitmeye razı olanlar iki haftaya kadar gidecekler. Birinci mevkide gitmek isteyenler iki ay daha bekleyeceklerdir. Daha kim durur. Tek gideyim de isterse yaya olsun. Derhal yazıldım. 25 efendi birinci mevki beklemeye razı oldular. Diğerleri hep bu postaya yazıldık. Herkesten razı olduklarına dair birer imza aldılar. Herkeste sevinç başladı. Heyecanla beklediğimiz hürriyet günlerine kavuşacağız. Bu güne kadar çektiğimiz çilelerin son demlerini yaşıyoruz. İstikbalin tatlı ümitleri herkesi güldürüyor. Bir hatıradan ibaret kalan mazinin o kederli günleri bir rüya menzelesine iniyor. Hayatta tecrübe ile geçirdiğimiz bu günler belki de İstanbul'a güzel hatıralar hazırlayacaktır. Bu günler istikbalin bir mikyası olacaktır.
İçindeki küçük çocuğa ulaşan herkese..
"Burası dünya," diye fisıldadım. "Hem tatlı hem ekşi, kekre bir rüya. Burada herkes kâşif sayar kendini, birbirinin bahçesine girer, iz bırakayım derken talan eder. Onları sev ama tutunmaya çalışma. Yalnız kalmaktan korkup kendi bahçende kaybolma. Söz veriyorum, ben hep yanında olacağım. Sen bana kök vereceksin, ben sana dal saracağım. Başına gelenlere rağmen ve hatta onlarla, hem de doya doya yaşamayı öğreteceğim sana. Seni bir daha hiç bırakmayacağım. Hiç bırakmayacağım."
Sayfa 486 - Everest | Otuz İkinci Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reklam