Bu arada Doğu Anadolu'daki isyan bastırıldı ve bölgeye gönderilen İstiklal Mahkemesi, bazı yöneticilerinin ilişkili olduğu gerekçesi ile Doğu Anadolu'daki TCF örgütlerini kapattı. Ankara'da görev yapan İstiklal Mahkemesi ise parti programında yer alan “düşünceye ve dinî inanca saygılıdır" ifadesinin gericiliği kışkırttığını ileri sürdü. Hükümet de Takrir-i Sükûn Kanunu'nun verdiği yetkiye istinaden 3 Haziran 1925 tarihinde TCF'yi kapattı. Böylece, Cumhuriyet Dönemi'nin ilk çok partili hayata geçiş denemesi, altı aylık bir süreç sonucu tarihe karışmış oldu.
İlk muhalefet partisi kapatılmış ancak TCF'nin önder kadrosunun siyasi hayattan tasfiyesi, bir yıl sonra ortaya çıkan İzmir Suikastı girişimi ile devam etmiştir. 17 Haziran 1926 günü İzmir'e seyahat amacıyla yola çıkan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya, suikast yapılacağı ihbarı üzerine, suikastçı olarak adı geçenler yakalanmış ve 26 Haziran 1926'da suikast davasının görüşülmesine başlanmıştı. Olaya el koyan İstiklal Mahkemesi, Halit Akmansü dışında başta Kâzım Karabekir Paşa, Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele), Cafer Tayyar (Eğilmez) olmak üzere bütün TCF'li milletvekillerini tutukladı...
Sayfa 68 - Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1.Baskı, Ankara 2025·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çoğunluk partisi gibi laik ve milliyetçi politikalardan yanaydı, ancak onun köktenci, merkeziyetçi ve otoriter eğilimlerine açıkça karşı çıkıyordu. Bunun yerine, adem-i merkeziyetçiliği, güçler ayrımını ve devrimci değişimden çok evrimci değişimi savunuyordu. Dış borçlanmayı gerekli sayan daha liberal bir ekonomi politikasına da sahipti.
Raon çok zeki ve bilge büyümüştü.
Cale, Raon'un büyümesini hissedebiliyordu.
Rosalyn'in bifteğini çalmasından endişelenen o dört yaşındaki çocuk, o kadar büyümüştü ki...
İster bu olsun, ister para tutma şekli... Oldukça harika bir şekilde büyümüştü.
TCF, hakkında "irticai faaliyetlerde bulunduğu" söylentileri ayyuka çıkarıldıktan sonra, 3 Haziran 1925'te kapatıldı. Ka-patılmadan önce baskılar yoğunlaşmış, çok sayıda parti üyesi ve yöneticisi hakkında soruşturma ve tutuklama kararları ve-rilmişti. TCF'nin kapatılmasına gerekçe olan "irticai faaliyet" suçlamasının dayanağı, parti programının 6. maddesi idi: "Fırka efkar ve itikadı diniyeye hürmetkardır". Yani "Parti, insanların dini inançlarına saygılıdır"... Bir "devlet dini" oluşturulmaya çalışılırken, bir partinin halkın dinine, inançlarına saygılı oldu-ğunu beyan etmesi "tehlikeli" bulunmuştu...
Yeni fırkayla yürütülecek mücadelenin aynı anda hem demokrasi prensibi dairesinde sürdürülmesi hem de inkılapları tehdit edecek vaziyetten uzak tutulmasi gerekecekti. Bunu başarmak pekâlâ mümkündü. Fakat yeni fırka, siyasi hırslara kapılır ve daha fazla güç elde etmek için gerici odaklara, komitacılara ve inkılapların sindirdiği ifrit düşüncelere meylederse veyahut onları cesaretlendirici hatalar yaparsa... O vakit Gazi'nin Cumhuriyetçilik ve ihtilalcilik arasında bir tercih yapması gerekecekti. Geçmiş tecrübeleri böyle bir ihtimalde yapmasi gereken tercihin ne olacağını fısıldıyordu aslında: Devrimin merhameti bir noktaya kadar erdemdi fakat bir noktadan sonra zafiyetti.