Efendimiz (sav); "islamda teşeüm yoktur, tefeül vardır" buyurduğunda, kendisine tefeülün ne olduğu sorulmuş, o da şöyle cevap vermiştir: "Hådiselerin değerlendirilmesiyle alakalı güzel yorumdur "Tefe'ül, olayları iyiye yormak, onları uğurlu saymak ve birakım hayırların başlatıcısı olarak algılamak demektir. Bu kavramın zıddı olan teşe'üm ise; nesneleri ve hadiseleri uğursuz kabul etmek olanları şerre yormak ve sürekli olumsuz ihtimalleri öne çıkarmak anlamlarına gelir
Köylerde hâlâ yapılır bu ibadet. ELHAMDÜLİLLAH. Yağmur duası
Yağmur duası şu şekilde yapılır: Hoca, cübbesini ters giyer; duaya katılan kişiler ise elbiselerini ve ellerini ters çevirir. Bu hâl, istiâze yani Allah'a(cc) sığınma durumunu ifade eder. insan, bu şekilde hâlinin ters döndüğünü, acizliğini ve perişanlığını Allah'a(cn) arz ettiğini gösterir. Bu tür uygulamalar, tefe'ül denilen manevi yönelişi ifade eder. Tefe'ül; kötü hâli hayra çevirmeyi, musibeti rahmete vesile kılmayı ümit etmektir. Yağmur duasındaki âdetler de bu amaçla yapılır. Yağmur duasına hayvanların, çocukların ve bebeklerin götürülmesi de bu manaya dayanır. Çünkü onlar, acizliğin en saf hâlini temsil ettikleri için rahmeti celbederler. Yûnus(as) Peygamber'in kıssasında, gaybtan çıkıp geri dönen Ninova halkının azaptan kurtuluşunda da benzer bir sahne vardır. Halk, kucaklarında ağlayan bebeklerle "Allahl ım bu masumlara merhamet ettiğin gibi bize de merhamet et." diye yalvarır. Yapılan bu uygulamaların tamamı tefe'üldür; yani "Ya Rab! Her şey altüst oldu. Hâlimizin perişanlığını elbiselerimizin tersliğiyle gösterdik. Derbederer hâlimizle rahmetine diz çoktük. Hâl-i pür melalimiz bu şekildedir." diyerek rahmeti hayra yormaktır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî, yağmur duasının yağmur yağması için değil, duanın vakti girdiği için yapılan bir ibadet Olduğunu ifade eder. Yağmur duasına yalnızca yağmur yağsın diye çıkılırsa, dua maksadını kaybeder ve ibadetin ruhu olan kulluk şuuru zedelenir. Çünkü yağmursuzluk, bir nevi ezan hÜkmündedir; duanın vaktinin girdiğini haber verir. Nasıl ki güneş battığında akşam namazı kılınır ve bu namaz "Allah'ım guneşi Yeniden doğur." demek için değil, kulluğun vakti girdiği için eda edilir; aynı şekilde, kesilen her nimet de bir dua vaktinin girdiğini gösterir..
Reklam
Bir yıllık hayatın baharda tefe'ül edilmesi :))
Bahar geldi, ağaçlar çiçek açmaya, yapraklar yeşillenmeye, çimenler baş göstermeye başladı... İlk göreceğimiz kelebek bir senelik talihimizdi. Onu arar, onu beklerdik. Beyaz kelebek: Saadete, talihe Pembe kelebek: Sıhhat ve afiyete Sarı kelebek: Kedere ve hastalığa Siyah kelebek: Felakete, matem ve ölüme delalet ederdi.
Tefe'ül
" ...Uğursuzluk ( teşe’üm) yoktur. Benim hoşuma giden şey tefe'üldür.” Sahabiler: “Tefe'ül nedir ki ya Resûlallah?” diye sorunca; “(Hadiselerin değerlendirilmesiyle alâkalı) güzel sözdür (hayra yormaktır)” şeklinde mukabelede bulundular. [Buhari, Tıb 19; Müslim, selam 102]
Sayfa 503 - Enes radıyallahu anh demiştir ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:·Kitabı okudu
Alıntı
TEFE'ÜL: İSİM TAKMAK
Lâkab vermek... Telkin etmek... İlkâh etmek... Aşılamak... Cinsinin üremesini sağlamak...Zihinde yer ettirmek... Fikir aşılamak... Zihinde yer etmiş düşünce... Yeni Müslüman olana İslâm esaslarını anlatmak... Ölü gömüldükten sonra imâm tarafından söylenen söz...
Levha: 24 Ocak 1984, ″MARCHEL VE YÜRÜYEN EL″ 24 Ocak başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Lûgatçe
Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Hastalığın kendiliğinden bulaşması yoktur. Uğursuzluk da yoktur. Ben hayra yormayı yeğlerim." Sahâbîler: - Hayra yorma (tefe'ül) nedir? dediler. - "Güzel, olumlu sözdür" buyurdu. (Buhârî, Tıb 19, 43-45; Müslim, Selâm 102, 107, 110, 114, 116. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tıb 24; İbni Mâce, Mukaddime 10, Tıb 43)
Din
Reklam
Reklam