Tekirdağ Saray'da, Şırnak'tan izinli gelen asker Serkan Arda kendisiyle cinsel ilişkiye girmeyi reddeden 56 yaşındaki kadını kafasını parçalayarak öldürdü.. (2.02.1997, Demokrasi)
Sayfa 250 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
Mustafa Kemal'den corinne'e dokuzuncu mektup..
17 mayıs 1915 Maydos Karargahı (Çanakkale) Aziz dostum, Son kartınız, Maydos'a Fethi'nin bir zarfı içinde geldi. Siz ki benim hayatımı takip etmekten memnun olmak istersiniz. Siz ki her şeyden haberiniz olduğunu iddia edersiniz. Nasıl oluyor da benim muharebe meydanında bulunduğumu öğrenmediniz? Bunun benim hatam olduğunu mu söylemek istiyorsunuz? Tabii, değil mi, cidden hayret ettiniz sanırım. Ben Maydos'ta bulunur, gece gündüz düşmanla savaşırım da aziz dostum Corinne bunu bilmez ve kartları ile mektuplarını bermutad Sofya'ya gönderir, bunları da benim yerime hep Fethi Bey alır. Vaziyet Çanakkale Boğazı'nda biraz buhranlı bir hal kesbedince, aziz dostunuz Nuri'nin eski mevkii olan Tekirdağ'a gidip orada bulunan bir fırkamızın kumandasını deruhte etmemi isteyen gayet müstacel bir telgraf aldım. Yeni dostlarıma! veda bile edemeden hemen Sofya'dan ayrıldım, Biliyorum ki bu benim tarafımdan bir nezaketsizlikti. Mısır'a gitmeden ve Kudüs'te istirahate karar vermeden sizde bir akşam yemeği yiyen ve size hararetle veda eden Nuri hiçbir zaman benim gibi hareket etmek istemez. Neyse 24 saatte Tekirdağ'da hazırdım ve bir fırka teşkili ile meşgul oldum. Sonra teşkil ettiğim fırka ile Maydos'a gitmek ve orada bulunan bütün kuvvetlerin kumandasını üstlenmek emrini aldım Bu kuvvetler Çanakkale Boğazı'nı müdafaa eden takriben iki topçu fırkasıydı. İki aydır buradayım ve Çanakkale Boğaza'nı, Müttefiklerin ihraç teşebbüsünde bulunan donanmalarına ve kuvvetlerine karşı müdafaa ediyorum. Bu ana kadar, aziz Corinne, hep muvaffak oldum ve ayı yerde kalırsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima da muvaffak olacağım. Burada benim ismimin duyulmamasına hayret etmemeli, çünkü ben mühim bir muharebenin kahramanı
Sayfa 50·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Millî Dil
Tek partili dönemde değiştirilen illerin Osmanlı’daki isimleri: Kırkkilise ⇒ Kırklareli Dersim ⇒ Tunceli El-Aziz ⇒ Elazığ Diyar-ı Bekir ⇒ Diyarbakır Kangırı ⇒ Çankırı Karesi ⇒ Balıkesir Menteşe ⇒ Muğla Hüdavendigâr ⇒ Bursa Canik ⇒ Samsun Uludağ ⇒ Keşiş Dağı Tekirdağ ⇒ Tekfur Dağı
Sayfa 55·Kitabı okudu
Adı Ecevit Özgül... Güvenlik güçlerimizi şehit eden terörist. Otuz bir yıl cezaevinde kaldı. 24 Haziran 2025 tarihinde Tekirdağ'daki cezaevinden tahliye edildi. Cezaevi çıkışında yaptığı konuşmada Öcalan'a “İnanın, Özgürlük için kenetlenin” dedi. Terörist Ecevit Özgül, çiçeklerle ve Herne Peş marşıyla karşılandı (Politika Haber. 2025, Temmuz 1).
Sayfa 189
Alıntı
Sara Hanım'ın ilk kocası Şevket Mocan
Şevket Mocan, Demokrat Parti 9. Dönem Tekirdağ milletvekilidir... Meşhur 141. ve 142. maddelerin miman olan Şevket Mocan, DP'li Mükerrem Sarol'un ifadesiyle tam bir anti-komünisttir. "İsmet Paşa'ya, nefrete varan bir hassasiyeti' vardır. Ona göre komünizm, veba gibi tehlikelidir. Komünist yayınları çok iyi takip eden Mocan'ın, meclisi ve hükümeti etkileyerek, TCK'nın 141. ve 142. maddelerini çıkartmayı başardığı iddia edilmiştir.
Sayfa 28
Siyaset
Söz alan Tekirdağ Milletvekili Faik Bey şunları söyler;“...Efendiler, milletimizin bu kadar kahramanlıklarla devam ettirdiği mücadelenin sonunda elde edilen bu anlaşma, gönül is­terdi ki ancak tebrik, takdir ve teşekküre layık olsun. Fakat çok, pek çok teessür ederim ki, ben bu anda bu heyete teşekkür edecek durumda değilim. Çünkü efendiler, elimizdeki barış antlaşması­nın maddeleri arasında esas hukukumuzu yaşama ve var olma hakkımızı, meşru haklarımızı bir kısım ırkdaşlarımızın hayat ve huzurunu tehdit ve ihlal eden birçok maddeler vardır. Çok arzu ederdim ki, her türlü vasıtadan mahrum olarak işe başlayan ve büyüklü küçüklü kadınlı erkekli her varlığını cömertçe sarf eden bu milletin istiklal ve haysiyet mücadelesi bize, sadece Mondros Mütarekesi ile vaad edilen şeyleri kısmen getirmiş olmakla ik­tifa etmiş olmasın.Çok isterdim ki Mondros Mütarekesi o meşhur beyanname­lerle, nutuklarla vaat edilen milliyet, istiklal, beka ve bağımsızlık gibi hukuk kuralları ve mukaddes kavramları tanımaktan ibaret olan vaatlerden başka ayrıca bu kıymetli mücadelenin hissin de beraber getirsin. Fakat çok ilginç bir tesadüftür ki bizim elimizde bulunan bu anlaşma bunlardan mahrumdur...”