Pusula

Pusula
@theoverthinker
İflah Olmaz Bir ASOSYALİM : Yaşamak zorunda bırakıldığım bu son derce garip gerçek dışı dünya sanki hasta bir beynin ürünü kötü bir fantezi.
LİSE
İSTANBUL
İSTANBUL, 3 Aralık
1070 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Osmanlı evlerini gayrimüslim evlerinden ayıran bir özellik var: Bir Batılı gezgin, bu özelliği şöyle açıklıyor: “Türklerle Rumların karışık yaşadığı köylerde, bacasında leyleklerin yuva yaptığını gördüğünüz her ev bilin ki Türk evidir. Çünkü onlar leylekleri rahatsız etmenin günah olduğuna inandıkları için ateş yakmazlar.” Kısaca söylemek gerekirse, Osmanlı evleri içe dönük, ama dışa kapalıydı. Bu yapılanma hem İslâmî aile yapısının hassasiyetiyle, hem de aileyi ve çocukları dış etkilerden korumayla ilgilidir. Bu evlerde ve ortamlarda yetişen isimleri hatırlarsak, mekânın ve ortamın, çocuk yetiştirmede ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz. İnsan “tesadüfen” yetişmez!
Sayfa 20 - Nesil Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Osmanlı kapılarının tokmakları bile başlı başına bir kültürdü ve Osmanlı insanının sosyal hayata bakışının bir simgesiydi. Osmanlı insanı hayata “helâl” ve “haram” perspektifinden bakardı. Kapı tokmakları da bu hassasiyeti yansıtırdı. Tokmaklar iç içe iki demir halkadan oluşurdu. Dış halka daha tok ses çıkardığından erkekler için, ondan daha ince ses çıkaran iç halka ise kadınlar içindi. Eve gelen erkek misafir dış halkayı, kadın misafir ise iç halkayı kullanarak ev sahiplerine cinsiyetleri konusunda bilgi verirlerdi. Ev sahibi de tokmakların sesine göre kendisini ayarlar, gelen erkekse ona göre giyinip kapıya çıkardı.
Sayfa 17 - Nesil Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
➤Bana kalırsa dünya bir okul, bütün insanlar da o okulun talebeleridir. Doğan her insan bu okula yazılır, ölen her insan da şahadetnamesini (diplomasını) alıp gider. Ama notun iyi olmadıktan sonra! ➤Şu Anadolu insanı ne kadar da merhametli, cömert ve yardımseverdi. Hiç tanımadığı bir insana böylesine fedakârlık; iyi niyet. Bu güzel geleneği, bizim insanımızdan başka acaba kim gösterebilirdi? Allah rızası için hiçbir karşılık beklemeden yabancı bir insana evlat muamelesi yapmak, herhâlde sadece Osmanlı torunlarına hastı. ➤İslam âliminin şu sözlerini hatırlıyordum: “Eskiden tehlikeler hariçten (dışarıdan) gelirdi. Onun için mukavemet (karşı koymak) kolaydı. Şimdi tehlike içerden geliyor. Kurt, gövdenin içine girdi. Şimdi mukavemet güçleşti. Korkarım ki cemiyetin (toplumun) bünyesi buna dayanamaz. Çünkü düşmanını sezmez. Can damarını koparan, kanını içen en büyük hasmını dost zanneder.”
Edebiyat
“Cami ve okul, bir köyün iki ana direğidir. O köyün varlığı, huzuru ve birlik içinde yaşaması, bu iki direğin sağlam ve dimdik ayakta durmasına bağlıdır. Camide din havası, okulda ise ilim havası vardır. Biri düşmanlığı, kini silip kardeşliği getirir; diğeri de cehaleti kaldırıp medeniyeti davet eder. Böylece o köy, büyük bir okul havasına bürünür, ilim, fazilet, medeniyet ve kardeşlik derslerini içine sindirmeye başlar. Bunları yapacak olan da o köyün imamı ve öğretmenidir.”
Sayfa 18 - Nesil Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Kalbin nuru din ilimleri, aklın nuru da fen ilimleridir. İkisinin birleştirilmesiyle hakikat ortaya çıkar. Bu iki unsurun bir araya gelmesiyle, öğrenci gayrete gelir ve başarılı olur. Birbirinden ayrıldıkları vakit birincisinden taassup (saplantı), ikincisinden de hile ve şüphe doğar.” “Bir insanın hem kalbi hem de aklı dengeli bir şekilde eğitilmeli ki, hayata bakış açışı olumlu, yaşantısı da örnek olsun. Yoksa tek taraflı eğitim verildiğinde bir kanadı kırık kuş gibi dengesini bulamaz, hem kendine hem de topluma zarar verir.”
Sayfa 18 - Nesil Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat