Richard Cœur de Lion

Richard Cœur de Lion
@tiktaalik_
Richard Cœur de Lion, li granz reis d’Engleterre
Li vaillanz guerriers et sauveor de la Terre Sainte
Dame Joane Agnès de Hotot Church
Palais Beaumont, Oxford, 8 Eylül
136 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
Aiaie cadısı sürgün Kirke’nin hikâyesi
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 17:26
Güneş tanrısı Helios’un Okeanos’un nympha kızı Perseis’ten olma dört çocuğunun üçüncüsü: Kirke. Diğer üç kardeşi gibi ilahi güçlere, erdemlere, nymphaların güzelliği ve zarafetine sahip değildir ve bundan dolayı tabiri yerindeyse annesi dahil herkes tarafından sürekli hor görülür. Aşkı yüzünden ölümlü bir balıkçıyı tanrılaştırır, kıskançlığı yüzünden rakibi bir nymphayı canavara dönüştürür ama bunlarla sınırlı kalmaz. Bu cadılığından ve suçundan ötürü Zeus tarafından Aiaie Adası’na sonsuza dek sürgüne gönderilir. Ama yanılıyorlar, yanılıyorsunuz: Cadılık illa nefret, kıskançlık ya da başka türlü bir kötülükten doğmaz; ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım. Aiaie’de kendini cadılık konusunda her geçen gün daha da geliştirir. Bitki kökleri, özsular, efsunlar, malü çiçeği, yabani otlar… Adada tabiri yerindeyse izole bir hayat sürer. Zaman zaman ukala Hermes ziyaretine gelir, kehanetler getirir. Zaman zaman yolunu kaybeden taşkın denizciler adayı ziyaret eder; yedirir, içirir, sonra da onları domuza dönüştürür ve böylece Kirke’nin ünü yayılır… Kehanetler, Troya Savaşı, Akhilleus ve Patroklos, Odysseus, Skylla, Daidalos ve İkaros, Minotaurus ve daha fazlası… Ben, Kirke, yazar Madeline Miller’ın ilk kitabı Akhilleus’un Şarkısı’ndan fikrimce daha derli-toplu, akıcı fantastik bir eser. Tıpkı ilk eserinde olduğu gibi yazar, bu eserinde de okuyucuyu sıkmayan bir anlatımla Yunan mitolojisinin sevilen kahramanlarının hikâyesini bize yalın, sade bir şekilde sunuyor. Yunan mitolojisi ilgililerinin seveceği Ben, Kirke her okurun değil ama fantastik, mitik her okurun kütüphanesinde yer edinmeli.
Mitoloji
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Psikolojisi ağır bir eser.
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:34
Fransa’nın küçük bir kasabasında bir kerestecinin oğlu olarak doğan Julien Sorel. Kardeşleri gibi güçlü-kuvvetli olmadığı için babasının işine hiçbir zaman yaramadı ve bu sebeple hep hor görüldü. Ama köy papazı Abbé Chélan onda başka bir şeyin, zekânın parıltısını fark etmişti; ona Yeni Ahit’i öğrenmesine ve tamamını Latince olarak ezberlemesine yardımcı olmuştu. Bu o dönemde onun yaşındaki birisi için fazlaca göz alıcı bir meziyetti. Ama bu zekânın idolize ettiği başka bir şey vardı: Napoléon Bonaparte Kasabanın belediye başkanının çocukları için öğretmen olarak tutuldu -bundan daha iyisi mi vardı- Zamanla kendisi de belediye başkanın zarif karısı Madam de Rênal’e gönlünü kaptırdı, o da ona karşı boş değildi; başta takınılan anaç düşünceler bambaşka bir evreye evrildi… Çok sevilen papaz aracılığıyla Besançon’daki papaz okuluna gönderildi ve ücretsiz okunmasında karar kılındı. Burada kendisini geliştirdi ama bir yandan yüreğindeki ateşli askerlik sevdası, Napoléon sevdası da varlığını devam ettirdi. Din adamlığı mı askerlik mi?.. Diğer arkadaşları tarafından ve hocaların birçoğu tarafından hiç sevilmedi… Okul müdürü Rahip Pirard tarafından Paris kibar çevresindeki asillerden Marki de La Mole’e takdim edildi ve ona katip olarak sunuldu. Julien bir Fransız köylüsüydü, Paris kibar çevresine uyum sağlayabilecek miydi? Daha öncesinde Rênallerin burjuvazi hayatına girmişti ama bu bambaşka bir şeydi… Marki de La Mole, Julien’in zekâsına, ezber gücüne hayran kalmıştı… Gel zaman git zaman Julien burda da boş duramadı, Madam de Rênal’i unutmuş muydu yoksa? Marki’nin inatçı, zıt kişiliği ve güzelliğiyle ünlü kızı Matmazel Mathilde de La Mole ile garip bir ilişkileri peyda oluverdi… Bir yandan yükselme sevdası, bir yandan garip duygular ekseninde kerestecinin oğlu Julien
Psikoloji
Kırmızı ve SiyahStendhal · İletişim Yayınları · 201812,6bin okunma
Şan-şöhret için harcanan bir hayat: Akhilleus
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 20:37
Zorbalığa karşı gelip işlediği bir cinayetten dolayı sürgüne gönderilen bir prens: Patroklos. Erken ergenlik diyebileceğimiz çağında Kral Peleus’un Tanrıça Thetis’den olma oğlu Prens Akhilleus ile tanışıyor ve birbirine çok yakın diyebileceğimiz bir ilişkileri olur… At adam Kheiron tarafından yetiştirilen ikili, Tanrıça Thetis tarafından her an gözlenmektedir. Kehanete göre Akhilleus’un önünde iki seçenek vardır: ya Troya’ya savaşmaya gitmeyecek, uzun ama sıradan bir hayat yaşayacak ya da Troya’ya gidip savaşırken genç yaşta ölecek ama adı sonsuza kadar yaşayacaktır. Bu kehanetten ötürü Thetis oğlunu insanlardan saklamaya çalışır. Yeri gelir Kheiron’un yanına gönderir, yeri gelir dansçı kız kılığına sokarak Skyros’a kral Lykomedes’in sarayına gönderip saklar… Gün gelir malum bir nedenden ötürü bütün Yunanlar Troya’ya sefer yapmak üzere çağrılır. Akhilleus bir seçim yapmak zorundadır: uzun ama sıradan bir yaşam, kısa ama şan-şöhret dolu yaşam… Eser, Patroklos gözünden İlyada öncesi olayları, şanı için hayatından vazgeçen Akhilleus’u, Tanrıça Thetis’in oğluna karşı olan acımasız düşkünlüğünü ve Troya savaşını gayet sade ve akıcı bir şekilde anlatmakla kalmıyor; bizleri sıkıcı, sıradan bir mitoloji anlatımından uzak bir şekilde tanrıların, savaşçıların destanını iki âşığın gözünden anlatıyor.
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,4bin okunma
Tarih ve romantizm bir arada!
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 20:43
İki köylü sevgili -daha doğrusu nişanlı bir çift desek daha doğru olur- evlenmek için zaten halihazırda köydeki kilise papazı ile sözleşmişlerdir, o günü iple çekmektedirler ve evlenmeleri için önlerinde hiçbir engel yoktur ta ki dönemin zorba haydutları tarafından papaz efendinin tehdit edilip kararından döndürülene kadar… Dönemin siyasi olayları, savaşlar, istikrarsızlar, kıtlık, zorba haydutlar, veba salgını derken kahramanlarımızın atlatmadığı badire kalmaz; üstüne bir de bakire kızın tamamen bir çaresizlik ve duygusal yük altında verdiği yemin de eklenince işler iyice sarpa sarar… Çiftimiz mutluluğa kavuşabilecek midir? Eserde 1620’li yılların Lombardiya’sına misafir oluyoruz. Dönemin siyasi ve sosyal olayları yer yer eser içinde kendini hissettiriyor sanki o an o atmosferi soluyormuş gibi hissediyorsunuz. Kahramanlarımızın birçoğu tarihî kişiliklerdir. Eser; klasik ve tarih meraklıları için biçilmiş bir kaftandır, mutlaka okunmalıdır. Tarihî romanın öncülerinden biri olarak kabul edilen Nişanlılar, İtalyan edebiyatının temel kilometre taşlarından biri -hatta bazıları tarafından en önemlisi- kabul edilir. Yazar Alessandro Manzoni’nin, tarihî romanın öncüsü ve İskoç edebiyatının en önemli isimlerinden birisi, ünlü Waverley romanlarının yazarı Sir Walter Scott’dan etkilendiği eserde açıkça görülmektedir. Eseri okuduğum süreç içerisinde Ivanhoe’nun tadı ve kokusunu yer yer bizzat hissettim. Ama şunu da belirtmekte de fayda var, yazar her ne kadar etkilenmiş olsa da bu etkinin üstüne kendi birikimini de koyarak bence kelimenin tam anlamıyla muazzam bir gelişme göstermiştir.
NişanlılarAlessandro Manzoni · İletişim Yayınları · 2021350 okunma
Bilimkurguya modern bir dokunuş: Andy Weir
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 18:11
Marslı ile çıkış yapan yazar Andy Weir, üçüncü kitabı Kurtuluş Projesi’nde de ilk kitabında yaptığı gibi kurgunun yanında saf-çiğ bilimi bizlere enfes bir şekilde tattırıyor. Ayrı olarak bu kitabında kurgu konseptini zamansal açıdan değiştirmiş olduğunu fark ediyoruz: Bir yandan şimdi de ilerlerken aynı zamanda geçmişi de hatırlayıp o zaman diliminde de ilerliyoruz. Baş karakterimiz bir ortaokul fen bilimleri öğretmeni Ryland Grace. Geçmişte ortaya attığı bir makale de sırf farklı düşündüğü için bilim dünyasında yuhalanan zeki bilim insanının kariyeri ta o zamandan son bulmuş gibi görünüyordu. Ta ki insanlık; Dünya’daki karbon bazlı yaşamı tehdit eden, Güneş’in enerjisini vakum misali emen küçük organizmalarla karşılaşana kadar… Hazırlıklar, problemler, çözümler, ani kayıplar, ani kararlar derken “Kurtuluş Projesi” hayata geçer… Uzayda tek başına insanlığı kurtarmaya çabalarken karşısına çıkan beklenmedik ilginç bir dost… Kahramanımız bu tabiri uygunsa intihar görevini tamamlayıp Güneş’i ve insanlığı kurtarabilecek midir? Fikrimce bilimkurgu her okura uygun bir tür değildir. Özellikle de Andy Weir tarzı modern yazarların eserlerini okuyacaksanız. Kitabın içinde fenni, matematiksel birçok terim ve hesaplama geçiyor. Ben bu tür konulara ilgili olduğum için açıkçası fazla zorluk çekmesem bile yer yer benim için bile bir anlığına kitap ağırlaşabiliyor. Eğer bu eseri okumayı düşünüyorsanız bu söylediklerimi aklınızdan çıkarmayın, aksi hâlde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.
Kurtuluş ProjesiAndy Weir · İthaki Yayınları · 20251,703 okunma