Kısa hikayeleri ve oyunları yanında 66 roman yazan İngiliz yazar Agatha Christie, polisiye edebiyatın devrim yaratan yazarlarından. İkisi de birbirinden ünlü dedektifleri Jane Marple ve Hercule Poirot'u polisiye edebiyatına kazandırdı, kitapları onlarca dile çevrildi, tüm zamanların en çok satanlar listesinde İncil ve William Shakespeare ile yarıştı. Kitaplarındaki muazzam başarısının yanında gizemli hayatı ve gezginlik serüvenleri de hala gündemde. Bunlardan belki de en bilineni, belli bir süre boyunca, gizemli bir şekilde ortadan kayboluşu ve hiçbir şey söylemeden ortaya çıkışıydı. Bu gizemli kayboluşundan sonra kendini tamamen yazmaya adayan Christie, çıktığı seyahatinin durak noktalarından biri olan İstanbul'da, Pera Palas Oteli'nde en ünlü romanlarından biri olan Doğu Ekspresinde Cinayet'i kaleme aldı.
Yolculuğuna Suriye'den başlayarak İstanbul'a uğrayacak ve oradan Londra'ya dönecek olan ünlü dedektif Hercule Poriot, İstanbul'da Tokatlıyan Oteli'ne vardığı sırada, acilen Londra'ya dönmesi gerektiğine ilişkin bir telgraf alır. Yılın bu zamanı bomboş olması gereken Doğu Ekspresinde beklenmedik şekilde zar zor yer bulan dedektif, birbirinden farklı insanla yolculuğuna başlamış olur. Olacaklardan habersiz yolculuğuna devam ederken, trende bir yolcunun öldürülmesi ile çözmesi gereken zorlu bir vakayla karşı karşıya kalır. İstanbul - Calais vagonundaki her bir yolcunun tek tek sorgulandığı, her detayın titizlikle incelendiği bu vaka, birkaç yıl öncesinde yaşanan acı bir olayı da gündeme getirir.
Polisiye edebiyatın usta yazarlarından Agatha Christie'nin kalemine diyebilecek bir sözüm yok. İnce işlenmiş kurgusu, karmakarışık cinayeti ve sonunda yarattığı ters köşe ile muazzam bir kitaptı. 2017 yılında aynı isimle uyarlanan ve başrollerini Kenneth Branagh, Johnny Depp,