7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 62. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2023 08:32
Agatha Christie'nin her kitabını okumuş olduğumu söyleyemem ama çoğu kitabını lise öğrencisi iken okumuşumdur. Ama çok sevdiğim söylenemez Hercule Poirot karakterini. Açıkçası ben Sherlock Holmes fanıyım. Poirot karakteri benim için Holmes çakması tadında olduğum için okumak için okuduğum polisiye kitaplardır genellikle Christie'nin kitapları. Holmes karakterini özlediğim de başlarım genellikle. Fakat yetişkinlikte tekrar denemek istedim ama yine de sahte bir Sherlock tadı almadan duramadım. Polisiye kurgu bakımından fena değil hatta karakterlerin cinayetle bağlantısı açısından şaşırdığım yerler oldu. Sonunda tüm ayrıntıları yüklemeye çalışmak, ingiliz dedektif polisiye edebiyatının parçası olsa da aceleye gelmiş hissinden kurtulamadım. Yazar, yanılmıyorsam İstanbul'da seyahati sonrası yazmış bu kitabı. Buna rağmen İstanbul' a ilgili hiçbir anlatım yok. Sadece yazarımızın da zamanında kaldığı Tokatlıyan Oteli'nde(Pera Palas) bir yemek yiyor karakter. Onda da pek bir gözlem olduğu söylenemez. Christie'nin dilinde de aristokrasiyi yüceltiğini ve diğer milletlerden insanlara ait gözlemleri beni biraz rahatsız ettiğini fark ettim. Holmes fanı olmaya devam sanırım. Doğu Ekspresinde Cinayet Agatha Christie
Edebiyat Polisiye Roman
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2023 17:14
''Yaşadığım İstanbul'' kitabı ile tanıştığım Selim İleri'ye sahaflardan görüp aldığım ''İstanbul Mayıs'ta Bir Akşamdı'' ile devam ediyorum. Kitaptan birçok konu hakkında farklı bilgiler edindim. Yani verimli bir okuma sürecinden çıktığımı söyleyebilirim. Kitap 'bence' okuması zor ya da ağır bir kitap değil, bu yorumu şezlongda dahi kitabı okumaya devam eden biri olarak söylüyorum. Ama tabi benimki gibi bir tercihte bulunmayabilirsiniz. :) Kitabı okurken sürekli hayıflanıyor insan; keşke ben de İstanbul'un henüz bozulmamış o dokusunu görebilseydim diyor. Ben de o sokaklarda yürüyebilseydim, kalabalıklaşmamış İstanbul'u görüp nostaljik anlar yaşayabilseydim, plajlarına gidebilseydim... Babam da bazı zamanlar anlatır; burası boş alandı, top oynardık; burada yazlık sinema vardı; yürüyerek falanca yere giderdik, uzak gibi değildi gibi... İnsanlar daha kibardı, göçle gelmiş olanlar da hemen uyum sağlarlardı der. Bir de bahçeler varmış tabi, zamanında bizim evimizin bir bahçesi varmış mesela. Apartmanlaşma olayı çok yanlış anlaşılmış düşüncesindeyim. Bir de bazı tarihi yapılarımızı nasıl da koruyamamışız, şehirleşmemiz nasıl da yanlış olmuş diye üzülüyor insan. İstanbul tarihi ve kültürel dokusuyla eşsiz bir şehir; turistik destinasyon olarak resmen bir hazine ve bizim. Değerini bilmemiz ve bu dokuya sahip çıkmamız lazım; en basitinden tarihi eserlerimize saçma aşk sözleri ile hasar verenleri düşünelim. :( Buraya bir alıntı da bırakayım: #213866453 Şimdi gelelim kitaptan kazanımlara. İhsan Raif Hanım'ı duymuş muydunuz? Peki ''Kimseye Etmem Şikayet'' desem? Evet; İhsan Raif Hanım bu yüreğe dokunan şarkıdaki dizelerin sahibi olan şair. Hem de bu dizeleri yazıya döktüğünde henüz on üç yaşındaymış. Selim İleri, İhsan Raif Hanım için hüznü ağır,
Edebiyat
İstanbul Mayısta Bir AkşamdıSelim İleri · Everest Yayınları · 201450 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·256 syf.··
2021 25. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2021 20:32
Kısa hikayeleri ve oyunları yanında 66 roman yazan İngiliz yazar Agatha Christie, polisiye edebiyatın devrim yaratan yazarlarından. İkisi de birbirinden ünlü dedektifleri Jane Marple ve Hercule Poirot'u polisiye edebiyatına kazandırdı, kitapları onlarca dile çevrildi, tüm zamanların en çok satanlar listesinde İncil ve William Shakespeare ile yarıştı. Kitaplarındaki muazzam başarısının yanında gizemli hayatı ve gezginlik serüvenleri de hala gündemde. Bunlardan belki de en bilineni, belli bir süre boyunca, gizemli bir şekilde ortadan kayboluşu ve hiçbir şey söylemeden ortaya çıkışıydı. Bu gizemli kayboluşundan sonra kendini tamamen yazmaya adayan Christie, çıktığı seyahatinin durak noktalarından biri olan İstanbul'da, Pera Palas Oteli'nde en ünlü romanlarından biri olan Doğu Ekspresinde Cinayet'i kaleme aldı. Yolculuğuna Suriye'den başlayarak İstanbul'a uğrayacak ve oradan Londra'ya dönecek olan ünlü dedektif Hercule Poriot, İstanbul'da Tokatlıyan Oteli'ne vardığı sırada, acilen Londra'ya dönmesi gerektiğine ilişkin bir telgraf alır. Yılın bu zamanı bomboş olması gereken Doğu Ekspresinde beklenmedik şekilde zar zor yer bulan dedektif, birbirinden farklı insanla yolculuğuna başlamış olur. Olacaklardan habersiz yolculuğuna devam ederken, trende bir yolcunun öldürülmesi ile çözmesi gereken zorlu bir vakayla karşı karşıya kalır. İstanbul - Calais vagonundaki her bir yolcunun tek tek sorgulandığı, her detayın titizlikle incelendiği bu vaka, birkaç yıl öncesinde yaşanan acı bir olayı da gündeme getirir. Polisiye edebiyatın usta yazarlarından Agatha Christie'nin kalemine diyebilecek bir sözüm yok. İnce işlenmiş kurgusu, karmakarışık cinayeti ve sonunda yarattığı ters köşe ile muazzam bir kitaptı. 2017 yılında aynı isimle uyarlanan ve başrollerini Kenneth Branagh, Johnny Depp,
Edebiyat
Doğu Ekspresinde Cinayet (Özel Baskı)Agatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
Türkiye'de Beş Yıl
8/10
·482 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 00:16
Lord Paşa'nın anlamadığı şu; O tarihlerde ülkeyi padişahın yönettiğini sanıyor galiba, Evet doğru ama kağıt üstünde. Ülkeyi asıl yönetenler İttihatçılar. İttihatçıların en önemli adamların başında da Enver paşa gelir. Yani paşam senin dediklerin doğru olabilir, ama ülkeyi sen yönetmiyorsun. Güzel tespitler yapmış, çok emeğin geçmiş, eyvallah teşekkür ederiz diyorum sadece ve kitaptan alıntıları paylaşıyorum. *Gerçekte dindar Anadolu askerleri için Kutsal Cihat ilânına gerek yoktu. Onlar Kutsal Cihat ilân edilmeden de saygı duydukları padişahları uğruna savaşa gidiyorlar ve canlarını feda ediyorlardı. Türklerin yönetimindeki Araplarda ise Kutsal Cihat hiçbir sonuç vermedi. Türklerle Araplar arasında yüzyılların yığdığı zıtlık ve Türk yönetimine karşı duyulan hoşnutsuzluk dolayısıyla Kutsal Cihat bunlar üzerinde hiçbir etki yapmadı **(Sarıkamış yenilgisi) Resmî tebliğlere göre 90 bin kişilik ordudan ancak 12 bin kişi geri çekilebilmişti. Diğerleri ise ya şehit, ya tutsak olmuş, açlıktan ölmüş ya da çadırsız karlı karargâhlarda soğuktan donmuşlardı. Arkasından lekeli tifüs salgını baş göstermiş ve bu zayıf düşmüş insanların birçoğunu da o öldürmüştü....Bu ağır yenilgi, elden geldiği kadar gizli tutuldu. Bu konuda konuşmak yasaktı. Emre rağmen yine de konuşanlar olursa, bunlar tutuklanıyor, cezaya çarptırılıyordu. Sanırım Almanya'da da bu konuda bilinenler çok azdı. *Bu birliklerdeki erlerin çoğu Arap'tı. Bunların yetiştirilmeleri de, cesaretleri de Gelibolu yarımadasında sürüp giden çarpışmalara uygun değildi.Bu Arap birlikleri, özellikle taarruz için hiç uygun değillerdi. *Türk Genel Karargâhı başlangıçta Erzurum'un düşmesini o kadar gizli tuttu ki, resmî bildirilerde bu konuda tek söz yer almadığı gibi, durumdan padişaha ve yakınlarına da ilk aylarda haber
Tarih
Türkiye'de Beş YılLiman Von Sanders · İş Bankası Kültür Yayınları · 2010184 okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2020 77. kitabı
“Doğu Ekspresinde Cinayet” “Agatha Christie” Dedektif Öykülerinin Kraliçesinden oldukça popüler bir eser. Defalarca Beyaz Perdeye aktarılmış , Tiyatro sahnelerinde canlandırılmış, Radyo tiyatrosunda yer almış bir Dedektif Hercule Poirot klasiği... Eserin girizgahından ,olay örgüsüne ; trenin kompartmanlarını ve misafirlerinin detaylı yer aldığı krokinin paylaşılmasından, Poirot’un çalışmalarını özetlemesi ve okuyucu ile paylaşmasına varana kadar okuyucuyu besleme noktasında oldukça başarılı bir eser olduğunu söyleyebilirim. Olay kurgusu, deliller, şüphelilerin ifadeleri ve Poirot’un gözlemleri birbirlerini son derece başarılı bir şekilde desteklemekte. Olay çözümünde “yok artık” dedirtmeyen fakat Poirot’un bir isimden başka bir isim çağrışımını bir Amerika menşeli bir markadan esinlenerek yapmasının ve bunun gibi bir kaç detayın maalesef okuyucu tarafından yakalanmasının -en azından ben yakalayamadım- çok güç olduğunu düşünüyorum. Fakat bu durumun dozunun çok fazla olmaması beni irite etmedi ve esere yaklaşımımı değiştirmedi... Çok çarpıcı bir sonunun olması ile beraber sanırım burada Christie okuruna da bir mesaj vermekte... benimle aynı görüşte olan veya olacak arkadaşlarla konuşmayı da iple çekiyorum... “Olanaksız, olanaksızdır. Öyleyse bu ‘olanaksız’ görünüyor olsa da aslında öyle değil !!!” Doğu Ekspresi, Tokatlıyan Oteli, Konya İstasyonu :) bunlar eserden bazı tanıdık yer isimleri
Edebiyat
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
7/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2015 404. kitabı
"İlk şiir cumhuriyetini Kız Kulesi'nde ilan ettik.Ve orada şiirler okuduk." İskender Kebabı adını1867'de Mehmet oğlu İskender Bey 'den alır. Elit mekanların misafir defterleri vardır.Ve burada ünlü kişiler düşüncelerini yazar. Kömür -limon- ekmek aşkın simgesidir. 1897'de açılan Tokatlıyan Oteli bohem hayatın merkezi haline gelir.
Tuncay TerzihanesiSunay Akın · İş Bankası Kültür Yayınları · 20121,122 okunma